Erdoğan: TIR'lara yapılan casusluk operasyonudur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adana'da Jandarma tarafından ihbar üzerine TIR'ların durdurulmasının 'bir casusluk operasyonu' olduğunu iddia etti.

Erdoğan: TIR'lara yapılan casusluk operasyonudur
18 Şubat 2014 Salı 15:38

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adana'da Jandarma tarafından ihbar üzerine TIR'ların durdurulmasının 'bir casusluk operasyonu' olduğunu iddia etti. Bir gazetenin yayın yasağına rağmen TIR'ların aranmasına ilişkin görüntüleri yayınlamasını anlatan Erdoğan, "Yargı içindeki paralel yapı jandarmadaki uzantılarını da yanına alarak bu ülkenin MİT’e yasadışı operasyon yapıyor. İşte bu süreç bu görüntülerden dolayı bir istiklal mücadelesi sürecidir. İnanın İstanbul işgal edildiği döneminin mütareke basının da dahi bu derece hıyanet sergilenmedi. Bu operasyon altını çizerek ifade ediyorum; düpedüz bir casusluk operasyonudur. Buradaki ayrıntılar ortaya çıktığında o operasyonda kimlerin yer aldığı, kimlerin kimlere talimat verdiği, ihbarda bulunduğu ortaya çıktığında milletin ihanetin derecesini daha net olarak görecek. Burada tabi şunu birbirinden ayırmamız lazım. Malum TSK’nın özellikle o nezih yapısı farklı ama orada bunlar bu sızmalarını ne yazık ki yapmış durumda. İşte onun için dik duracağız." dedi.

AK Parti Grup Toplantısı'ndaki konuşmasında şu anda paralel yapının başını çektiği ittifakın iki hedefi kaldığını iddia eden Erdoğan, "Bunlardan biri 30 Mart seçimleri diğeri de çözüm sürecidir. 30 Mart seçimlerine AK Parti olarak bir kez daha gümbür gümbür giriyoruz. Yaptığımız kamuoyu anketlerinin tamamında AK Parti’nin 2011 seçimlerindeki oy oranını muhafaza ettiğini görüyoruz." dedi.

Şu anda CHP’ye ve MHP’ye gönül verenlerin, yaşanan bu darbe girişiminden ve partilerinin tutumundan çok ciddi şekilde rahatsız olduklarını savunan Başbakan Erdoğan, "CHP ve MHP’nin paralel örgütün maşası haline gelmesi, paralel örgütün attığı kırıntılarla siyaset yapıyor olması bu partilerin tabanlarını rahatsız ediyor. 2010 halk oylamasında CHP ve MHP bütün marjinal örgütlerle bir araya gelmiş bir ittifak oluşturmuşlardır. Bu ittifaktan rahatsız olan CHP ve MHP’liler de halk oylamasında ‘evet’ oyu vermiş oy oranın değerli kardeşlerim yüzde 58’e kadar yükselmesini sağlamışlardır. Şuanda CHP, MHP geziciler ve paralel örgüt ittifakı da inanın bu partilerin tabanının AK Parti’ye taşıyacaktır. İşte bunun için hep birlikte çok çalışacağız. Bütün teşkilatımızın cadde cadde, sokak sokak çok çalışması gerekir. Ulaşılmadık tek bir kişi bile inşallah bırakmayacağız." dedi.

Bu hafta sonu başlayacakları seçim mitingleri ile 'kirli darbe girişimini, ihanet girişimini' ulaştıkları her bir kişiye anlatacaklarını söyleyen Erdoğan, "Meydanlarda anlatacağız, evlerde anlatacağız. Burada ana kademe, kadın kollarımız, gençlik kollarımız, yoğun bir şekilde çalışmaları lazım. Çok farklı bir şekilde çalışmaları lazım. İnşallah 30 Mart akşamı hep birlikte milletçe sevineceğiz." diye ekledi.

'CHP SİLİVRİ'YE GİDECEĞİNE GENEL KURUL'A GELSİN'

Erdoğan, konuşmasında HSYK düzenlemesine de değindi: "Bakın geçtiğimiz TBMM’de Genel Kurulu’nda HSYK yasasının iyi niyetle ertelediğimiz maddelerinin oylaması yapıldı. Söylemiştim. Eğer iyi niyetimiz karşılığını bulmazsa biz kanunu geçirmek zorundayız demiştik. CHP, MHP ve BDP bir kez daha Genel Kurul salonunu terörize ettiler. Ne oldu. Sonuçta çıka çıka 28 tane ret oyu çıktı. Arkadaş siz samimiyseniz, samimiyetinizi niye Meclis’te ortaya koymuyorsunuz. Ey CHP, ey MHP, ey BDP niye Meclis’te yoksunuz. 28 tane ret oyu. Yaptıkları şey ne? Şiddet, terörize etmek. Karşılığını da bulunca feryat ediyorlar. Malum medya ile beraber. Bunların ciddiyeti bu. Biz tabi bu yasaların parlamentodan geçmesi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Hele hele o akşam milletvekili arkadaşlarımın o dik duruşları, sabaha kadar orada verdikleri mücadele sebebiyle kendilerine şahsım, partim adına çok çok teşekkür ediyorum. Sağolsunlar var olsunlar. İşte mesele bu. Demokrasi mücadelesi böyle verilir arkadaşlar. Bu mücadeleyi sonuna kadar hep böyle sürdürmek durumundayız. Bu mücadeleyi böyle verelim bu millet hep bizim arkamızda olacaktır. Hiç endişeniz olmasın. CHP, MHP ve BDP tabanları işte burada da görüyorsunuz samimiyetsizliklerini ortaya koyuyorlar. Bir yandan yasaya karşıymış gibi yapıyorlar bir yandan Genel Kurul’u şiddetle teslim almaya çalışıyorlar. Ama diğer yandan sadece 28 ret oyu çıkıyor. Sonunda bu ret oyu eğer belli sayıyı aşmazsa zaten netice alamazsınız. Buranın başka çıkış yolu yok. Bunu başarman içinde buraya gelmen lazım. Ama buraya gelmeyip de başka yerlerde gezip dolaşıyorsan onu bilemeyiz. Ana muhalefetin, yavru muhalefetin genel başkanları çıkmışlar bu yasayı eleştiriyorlar. Neredesiniz siz. Gelin de önce grubunuzu parlamentoya getirin, parlamentoya... Ben grubuma inanıyorum ve güveniyorum. Ama sizin grubunuz nerede. Neden oylama sırasında orada bulunmadınız da grubunuzu oraya taşıyamadınız? Silivri önünde bulunuyorsunuz. Türkiye’nin hakimlerine savcılarına en ağır hakaretleri yapan CHP’nin genel müdürüne soruyorum; daha iki ay öncesine kadar hukuk, hakim ve savcıları ayaklarının altına alıyordun. 17 Aralık’ta ne oldu da hukukun üstünlüğüne inanmaya başladın? 25 Aralık’ta hukukun üstünlüğüne inanmaya başladın. 17 Aralık paralel hukukunu kabul ediyorsun da şimdi verilen kararları neden hazmedemiyorsun? Bunlar inanın CHP’yi de MHP’yi de paralel güçlerin oyuncağı haline getirdiler. Her iki partide tarihleri boyunca hiç böyle acınacak bir duruma düşmemişti. Bir kez daha CHP’ye, MHP’ye gönül vermiş kardeşlerime Allah sabır versin diye dua ediyorum."

'EMNİYET İÇİNDEKİ KARDEŞLERİM DİK DURACAK'

Paralel yapının ve onun arkasına taktığı kesimlerin ayrıca çözüm sürecini de hedef aldıklarını iddia eden Başbakan Erdoğan, "Doğu ve Güneydoğu'da silahların tekrar konuşması için kışkırtmalar yapılıyor. Diğer bölgelerde de hükümetin tavizler verdiği iftirasını işleyerek bu tarafı kışkırtmanın mücadelesini veriyorlar. Allah hamdolsun benim Türk kardeşlerim de Kürt kardeşlerim de bu kışkırtmalara gelmiyor bu alçakları zaten okumuyor, dinlemiyor. Bakın çatışmasız ortamda bakın bir yılı geride bıraktık. 30 yıldır devam eden acılı, çileli süreç son bir yıldır can almıyor, canlara kıymıyor. Hiçbir taviz vermedik. Hiçbir ilkemizden vazgeçmedik. Bir tek bile Anayasa ve yasa maddesini çiğnemedik. Meşruiyetten bir nebze olsun ayrılmadık. Siyaseti devreye aldık ve meselenin siyaset zemininde demokrasiyle çözülmesi için samimi gayret sarf ettik. Sarf etmeye de devam ediyoruz. Oluşan bu kalıcı bahar havasından 77 milyonun tamamı da çok büyük bir memnuniyet içinde. Bu yaptırdığımız kamuoyu araştırmalarında çok açık ve net görüyoruz. Türkiye genelinde olayı etnik unsurlar bazında da incelettik ve burada da hamdolsun güzel gelişmeler var. İnanın doğuda, güneydoğuda hayat değişti. Sokaklar, caddeler değişti. İklim, atmosfer tamamen değişti. Doğuda da, batıda da, kuzeyde de, güneyde de 77 milyon tebessüm etmeye, gülümsemeye umutlarını çoğaltmaya başladı. Bakın buradan bir kez daha tekrar ediyorum; Türkiye’de demokratikleşmenin önündeki en büyük engel unutmayın 11 yıl öncesine gidin çeteler olmuştur. Mafyatik yapılanmalar olmuştur. Cuntalar olmuştur. Hükümetler kurmuşlardır, hükümetler indirmişlerdir. 11 yıl boyunca çetelerle mücadelemizde sağladığımız başarı oranında demokratik hamleler gerçekleştirdik. Şimdi artık son çeteyle mücadele ediyoruz. Bu çetede tarihe karıştığında, bu paralel yapıda çöktüğünde inanın demokrasinin önünde hiçbir engel kalmayacak. Ekonomiye saldırdılar güçlü ekonomiyi yıkamadılar. İstikrara saldırdılar, istikrarı bozamadılar. Demokrasiye saldırıyorlar hiç kuşkunuz olmasın demokrasiyi de yıpratamayacaklar. Tam tersine demokrasi buradan da güçlenerek çıkacak. Dik duracağız ama diklenmeyeceğiz. Emniyet içindeki kardeşlerim dik duracak. Yargı mensupları dik duracak. Siyaset dik durmaya devam edecek. Bu aziz millet zaten bunlara da geçit vermeyecek." şeklinde konuştu.

'TIR'LARA YAPILAN CASUSLUK OPERASYONUDUR'

Erdoğan, konuşmasında TIR hadisesine de değindi: "Bakın arkadaşlar bir gazete MİT’in TIR’larına MİT mensuplarına yapılan saldırının görüntülerini yayınladı. TIR’ların sanki düşman TIR’larıymış gibi durduruyorlar. MİT mensuplarının aracını durduruyor içindeki yüzbaşıyı, üsteğmeni darp ediyor, kelepçe takıyorlar. Meselenin ne kadar ciddi olduğunu, hangi boyutlara vardığını işte bu görüntüler tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya koyuyor. Sadece AK Parti’li değil, CHP’li, MHP’li, BDP’li diğer tüm kardeşlerimin, vatandaşlarımın işte bu görüntülere bakıp bu manzaraya bakıp işin ciddiyetini görmelerini rica ediyorum. İnsan sorar ya hangi ülkedir? Kimin bunlar? Bu kimin jandarması? Saldıranlar kim? Yargı içindeki paralel yapı jandarmadaki uzantılarını da yanına alarak bu ülkenin MİT’e yasadışı operasyon yapıyor. İşte bu süreç bu görüntülerden dolayı bir istiklal mücadelesi sürecidir. İnanın İstanbul işgal edildiği döneminin mütareke basının da dahi bu derece hıyanet sergilenmedi. Bu operasyon altını çizerek ifade ediyorum; düpedüz bir casusluk operasyonudur. Buradaki ayrıntılar ortaya çıktığında o operasyonda kimlerin yer aldığı, kimlerin kimlere talimat verdiği, ihbarda bulunduğu ortaya çıktığında milletin ihanetin derecesini daha net olarak görecek. Burada tabi şunu birbirinden ayırmamız lazım. Malum TSK’nın özellikle o nezih yapısı farklı ama oraya da bunlar, bu sızmalarını ne yazık ki yapmış durumda. İşte onun için dik duracağız."

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz 17 Aralık’tan itibaren ortaya atılan tüm iddialara tüm iftiralara tek tek cevap vereceğiz. Allah şükür verilemeyecek hiçbir hesabımız, cevabı olmayan hiçbir soru yok. Ancak aziz milletimin de, teşkilatımın da şunu bilmesini özellikle isterim. Bu hainlerin, bu paralel yapının Türkiye’de gündemi belirlemesine, gündemi esir almasına da izin vermeyin. Bu paralel yapı CHP’nin MHP’nin önüne yem atıyor. Onları besliyor ve onları kendi gündemlerinin esiri haline getiriyor. Ama AK Parti’yi böyle yapay gündemler esir alamaz. Hatırlayın değerli kardeşlerim Gezi olayları sırasında vandallar sokakları ateşe verirken, yakarken, yıkarken Türkiye’nin her yerinde huzuru bozarken, inançlı kesime karşı alçakça hakaretler, saldırılar yaparken işte bu medya bir palalı militanın peşine takıldı. Günlerce manşetten bunu gördük. Hatırlıyorsunuz değil mi? Haftalar sonra kendi kurdukları tuzağa kendileri düştüler. O palanın bir CHP organizasyonu olduğunu bizzat CHP’liler itiraf ettiler. Bugün de kendi kurdukları tuzaklara kendileri düşecekler. Göreceksiniz kendi attıkları manşetler dönecek, dolaşacak ve kendilerini vuracaktır. Eğer bu iftiraların, bu ithamların peşine takılırsak ülkemize, milletimize hizmet götüremeyiz. Sadece iki hafta içinde Ankara’da, İstanbul’da metro hatlarını açtık. Hastane temelleri attık, hastaneleri hizmete açtık. 100 bin öğrenciye tablet bilgisayar dağıttık. Geçen hafta Kazakistan’da bakanımız ve milletvekilleri arkadaşlarımızın da katıldığı bir törenle Türksat 4A uydumuzu başarıyla uzaya fırlattık. Bizim gündemimizde bunlar var. Peki bunların gündeminde ne var? Laf var, iftira var, başka hiçbir şey bulamazsınız. Ama bunların çektiği tuzağa biz düşmeyeceğiz. Bunların manşetlerine aldırıp gündem değiştirmeyeceğiz. Bunların değil milletimizin istikametine râm olacak o istikamette biz yürümeye devam edeceğiz. Süreç bizim haklılığımız ortaya koyacak. Vakti zamanı geldiğinde her hadise aydınlanacak. Milletimizin feraseti her meseleye aydınlatacak, her meselede unutmayın şaşmaz terazi olacak."

Başbakan Erdoğan’a konuşmasının ardından 2. ve 3. lig kulüp başkanları çiçek verdi. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×