Erdoğan: Paralel yapı ile ilgili yargıda hazırlıklar yapılıyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, paralel yapı şeklinde nitelendirdiği oluşumların üzerine gidilmesi için yargıda hazırlık yapıldığını söyledi.

Erdoğan: Paralel yapı ile ilgili yargıda hazırlıklar yapılıyor
11 Şubat 2014 Salı 16:28

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, paralel yapı şeklinde nitelendirdiği oluşumların üzerine gidilmesi için yargıda hazırlık yapıldığını söyledi. Erdoğan, "Şu anda yargıda bu meseleyle ilgili hazırlıklar yapılıyor. Hiçbir hukuksuzluğun üzeri örtülmeyecek. Hiçbir mağduriyetin hiçbir haksız mahkumiyetin üzeri kapatılmayacaktır. Biz bunu hak mücadelesi olarak görüyoruz ve son nefesimize kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz." dedi.

AK Parti Grup Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, "Bu paralel yapının ne olduğunu, nasıl çalıştığını, ne yapmaya çalıştığını artık herkesin görmesi ve anlaması gerekiyor. Aziz milletimin bu paralel yapının nasıl bir tehdit olduğunu görmesini istiyorum. Yurtdışında Türkiye’yi izleyen, Türkiye ile ilgilenen çevrelerin bu paralel yapının ne olduğunu çok iyi kavramalarını diliyorum. Özellikle bu paralel yapı içinde yer alan tamamen saf, tamamen temiz duygularla bu yapı içerisinde hizmet etmeye çalışmış kardeşlerimin bu yapının karanlık tarafını görüp anlamalarını gönülden temenni ediyorum." dedi.

40 YILLIK SÜREÇ

Paralel yapıyla ilgili yaklaşık 40 yıllık bir sürecin söz konusu olduğunu söyleyen Erdoğan, "Yani sadece bizim zamanımızda değil. 40 yıl boyunca örgütlenmiş. 40 yıl boyunca devlete sızmaya çalışmış, başka bazı faaliyetlerin içine girmiş bir yapı söz konusudur. Amaçları için her yolu meşru kılan bir anlayışla sızmış. Böyle bir yapı söz konusu. Bu yapı şeffaf değil. Bu yapı açık değil. Karşımızda sınırları belli olmayan, ilkeleri, gayeleri, yapılanmaları, finansmanları açık ve şeffaf olmayan bir yapı var. Bu yapının tabanında hasbi, samimi, saf ve temiz duygularla hizmet aşkıyla mücadele eden kardeşlerimiz de var. Ama yapının tavanın da, lider kadrosunda çok farklı hedeflerin, çok farklı gayelerin peşinde koşan bir kadro var. Bu yapı emniyet içinde gizlice örgütlenerek, emniyet teşkilatının amirlerinin talimatıyla değil liderlerini talimatıyla hareket etmesini sağlıyor. Anayasa, yasalar çiğneniyor. Türkiye’nin milli çıkarları çiğneniyor. Emniyet içinde örgüt çıkarları önüne çıkıyor. Aynı günde bakıyorsunuz hepsi hastalanıveriyorlar." şeklinde konuştu.

ADIMLAR ATILACAK GEREĞİ YAPILACAK

Şu anda HSYK Genel Kurulu'nun toplanamadığını kaydeden Erdoğan, "Çarşamba günü toplanamadı. Başkan olarak bakan bey davet etti dün de toplanamadılar. Aynı anda hasta olmuşlar. Kimisi resmi iznini kullanıyor. Kimisi aynı anda gidiyor bir yerlerden rapor almak suretiyle Genel Kurul’un toplanmaması için adım atıyor. Bunlar devleti çalıştırmamanın adımlarıdır. Çok açık net söylüyorum; bu nasıl anlayıştır ve hani dürüsttünüz siz? Tezgahı bu şekilde çalıştırıyorlar. HSYK’ya siz bunun için mi seçildiniz? Orada Genel Kurul’u çalıştırmamak için mi seçildiniz siz? Şimdi soruyorum HSYK’nın Parlamentoda yasalaşma noktasında çıkmasını engelleyenlere sesleniyorum. Siz burayı engellediniz, burayı çalıştırıyorsunuz. Bu ne demektir? Siz paralel yapıyla müşterek hareket ediyorsunuz ey CHP ey MHP… Ha iş olacağına varacak evvel Allah. Adımlar atılacak, gereği yapılacak sonuna kadar. Onlar o şekilde mücadele ediyorsa bizde adil olan netice hukuk içerisinde ne ise bunu çözmeye çalışacağız." diye ekledi.

'BUNLAR ALLAH'A VERİLECEK HESABI DA DÜŞÜNMÜYOR'

İllegal operasyonların da bu yapının tehditleriyle, talimatlarıyla yapıldığını ileri süren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aynı yapı yargı içinde örgütlenmiş. Yargı içinde belli savcıların, hakimlerin, bürokratların Türkiye adına, Türk milleti adına değil örgüt adına çalıştıklarını, örgütle aldıkları talimatla hareket ettiklerini, yargıyı bu şekilde tanzim ettiklerini, davalara bu şekilde etki ettiklerini görüyoruz. Burada değil kardeşlerim hukuk diye bir şey yok. Bunu böyle bilesiniz. Hukuk diye bir şey yok. Masum insanların sırf örgüt çıkarlarına tehdit oluşturdukları için mahkum edildiklerini, suçluların ise ellerini kollarını sallayarak dolaştıklarını görüyoruz. Aynı yapı devletin hemen hemen her kurumunda etkin hale gelmeye çalışmış. Şimdi buna yürütme olarak biz müdahale edince rahatsız olanlar var. Niye rahatsız oluyorsunuz? Biz bu ülkeye hizmet için varız. Dolayısıyla birileri önümüzü tıkıyorsa, önümüzü kesiyorsa bunu çözmek zorundayız. Yarın milletimizin karşısına çıkıp hesap verecek olan biziz. Bunların millete verilecek hesabı var mı? Yok böyle bir şey. Bunların sadece liderlerine verilecek hesapları var. Bunlar inanın Allah’a verilecek hesabı da düşünmüyor. Çünkü bu millete verilecek hesap farklı bir şey. Önce halka ve biz hakka verilecek hesabın gayretiyle koşuyoruz."

'BUNLARDA YALAN DA MEŞRUDUR'

Bazı devlet kurumlarını bu paralel yapının çıkarları doğrultusunda kadrolaşmaya gittiğini ve hukuksuz işlemler yaptığını iddialarına ekleyen Erdoğan, "Peki neler yapıyorlar. Devlet imkanlarını kullanarak fişleme yapmışlar. Devlet imkanlarını kullanarak illegal kayıtlar, illegal izlemeler yapmışlar. Elde ettikleri verilerle iş adamlarından gazetecilere, siyasetçilerden bürokratlara hemen her kesime şantaj yapmışlar. İşte bir tanesi Azeriymiş… Bunları malum bir tane gazetesi var bu gazetede yazarmış ve bunu bizim iktidarımızın yurt dışı ettiği söyleniliyor. Değerli arkadaşlar bunlarda yalan meşrudur ha onu da söyleyeyim. Bunlarda takiyye meşrudur bunu da söyleyeyim. Herşey bunlar için meşru. Bir defa Basın Enformasyon Kurumu sizin basın kartınızı uzatır veya uzatmaz. Çalışma izninizi uzatır veya uzatmaz. İrade onlara aittir. Bunun için buradan bunun izni alınır. Benimle ilgili tweet atmış benim bundan haberim bile yok. Hele hele tweet hastalığım hiç yok. Ne tweet kullanırım ne tweet takip ederim. Hele bu kadar boş zamanım da yok kusura bakmayın. Ben tweet kullananlara hakaret etmiyorum ama kusura bakmayın benim bu kadar boş zamanım yok." dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti: "İşte alım sınavlarında usulsüzlükler yapılmış. Fakirin, fukaranın, esnafın, sanayicinin, işçinin, memurun parasını toplamış bu paraları meçhul bir şekilde tasarruf etmişler. Şantajdan tehdide nüfus kullanmaktan iltimasa, usulsüzlükten yolsuzluğa kadar ne kadar kirli iş varsa hemen hepsi bulaşmışlar. Her ahlaksızlığın, her hukuksuzluğun adeta gönüllerini çaldıkları adeta hislerini esir aldıkları temiz insanlar nezdinde dini görünüm altında mübah hale getirmeye çalışmışlar. Allah aşkına soruyorum. Bir Müslüman, Müslüman kardeşinin zaafını araştırıp daha da ileriye gidip bunları kaydeder, daha da ileriye gidip bunları şantaj olarak kullana bilir mi? Bir Müslüman diğer bir Müslümanın bırakın Müslümanı diğer bir insanın mahremine girebilir, bunları kaydedip yayabilir mi? Bu yapı içindeki saf, temiz kardeşlerime sesleniyorum; yapılanların dine imana hadi onları bir kenara koyun vicdana insafa sığar bir yanı var mı? Lütfen başınızı iki elin arasına alın ve Rabbimizin o hükmüne şöyle bir yönelin; ‘siz hiç yönelmez misiniz. Hiç akletmez misiniz.’ Çünkü bu hükümlerde akıl sahipleri için hikmetler vardır. İnancımız bir hikmet dinidir, bir bilgi dinidir. Buradan hareketle bu adımları atmamız gerekiyor."

SAVCILARA ÇAĞRI

Erdoğan, paralel yapıya yönelik iddialarını şu şekilde sürdürdü: "Örgütün lideri ABD’den birilerin izlendiğini ses kayıtlarını dinlediniz. Bu izlenme bilgisinin kendisine ulaştığını, bunu engellediğini, gece yarısı da bunlar takip ediliyor. Bunlar engelleniyor. Bunu engellediğini. Buna benzer başka vakaların kendisinde olduğunu itiraf ediyor. Şuana bizim dışımızda bir tane genel başkanda çıkıp bunun hesabını sormadı. Bazı gazeteciler bunu hiç görmedi, bunu hiç duymadı. Hukuk, yargı hiç duymuyor. Bunlar suç teşkil etmiyor mu? Her meselede konuşan o malum işveren örgütü var ya bu meselede ağzını bile açmadı. Niye çünkü onların da CD'leri ve kasetleri var ellerinde. Aradan aylar geçti bir tane savcı da çıkıp orada sen ne yapıyorsun, sen neyi itiraf ediyorsun diye soruşturma başlatamadı, dava açmadı. Herkes susuyor. Ama biz açıkça konuşuyoruz. Artık yeter, yetti. Madem ki onlar yazıyor, onlar çiziyor, onlar konuşuyor, onlar dinliyor, CD’lerle ülkemizi idare etmeye çalışıyor artık bizde hem konuşacağız hem adımlarımızı atacağız. Cesaretle bu meselenin üzerine gidiyoruz. Neler var neler…Yani ameliyatımızı bile gündem konusu yapıp ‘ya beddualarınız bile tutmadı’ diyor. Böyle şeyler olabilir mi ya? Bunlar olabilir mi? Ne çirkin yakıştırmalar. Demek ki diyor iyi Müslüman değilsiniz. Şu hale bak. Takdirler çok enteresan."

'BU MESELE 12 EYLÜL DARBESİ İLE BAŞLADI'

Paralel yapı diye adlandırdığı meselenin geçmişinin daha eski olduğunu da dile getiren Erdoğan, "Kardeşlerim bu mesele bizimle başlamış bir mesele değil. Bu meselenin kökü 12 Eylül 1980 darbesindedir. Hazırlıkları öncesi ama darbeyle devam ediyor. Bu meselenin kökü 28 Şubat darbesindedir. Biz 7 Şubat hadisesi olduğunda meselenin ciddiyetini kavradık ve üzerine gidiyoruz. 17 Aralık darbe girişimiyle birlikte şu anda bu meselenin üzerine tek başına biz gidiyoruz. Evet bu meselede de tek başımıza bırakıldık ama Rabbimiz yardımcımızdır diyor ve bu yolda aynı şekilde devam ediyoruz. Millet bizimle beraberdir. Şuanda yargıda bu meseleyle ilgili hazırlıklar yapılıyor. Hiçbir hukuksuzluğun üzeri örtülmeyecek. Hiçbir mağduriyetin hiçbir haksız mahkumiyetin üzeri kapatılmayacaktır. Biz bunu hak mücadelesi olarak görüyoruz ve son nefesimize kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu yapı içerisindeki kardeşlerime tekrar sesleniyorum: ‘başlarını iki ellerinin arasına alıp tekrar tekrar düşünmelerini’ rica ediyorum. Nasıl bir yapı içinde olduklarını nasıl sinsice bir kumpası içinde olduklarını görmelerini temenni ediyorum. Hiç birşey görmüyorlarsa bu yapının Türkiye’nin milli çıkarlarına, milli kurumlarına, milli bankasına, milli istihbarat teşkilatına, çözüm sürecine nasıl saldırdığını görsünler. Bu yapının Türkiye’nin küresel projelerine nasıl saldırdığını görsünler. Bu yapının Türkiye’nin belli bazı ülkelerin, güneydeki o sevdikleri ülkenin, belli uluslararası çevrelerin çıkarına nasıl hizmet ettiğini, nasıl ihanet içinde olduğunu görsünler. Bu kardeşlerimin oyunu göreceklerine, ihaneti göreceklerine, tuzağı göreceklerine ve bu yapıyla aralarına mesafe koyacaklarına, bu çirkin, ahlaksız saldırganlarla yollarını ayıracaklarına yürekten inanıyorum." diye kaydetti.

Bu yapının içerisindeki bazı kadınların evleri dolaştığını söyleyen Erdoğan, "Ben buradan tüm AK Partili kardeşlerime de sesleniyorum. Sizinde kapınız çalınırsa çalındığında sizin kapınıza gelenlere şunu söyleyin; ‘Biz halimizden memnunuz. İktidarımızdan memnunuz. Biz inandığımız gibi yaşayamıyorduk, düşündüklerimizi konuşamıyorduk, şimdi inandığımız gibi yaşıyoruz. Düşündüklerimizi aynen düşündüğümüz gibi konuşuyoruz. Ülkemiz on yıl içerisinde değişim, dönüşüm farklı bir şekilde yaşadı. Eğer işe çok meraklıysanız partinizi kurunda öyle gelin. Bunlara bunu böyle söyleyin. Biz tek başımıza da kalsak milli iradeyi şerefimiz ve namusumuzla gibi savunmaya devam edeceğiz. Tek başımıza da kalsak demokrasiyi, sandığı şerefimiz ve namusumuz gibi savunmaya devam edeceğiz. Bu ahlaksız karşısında boyun eğmedik, boyun eğmeyeceğiz. Bu kutlu yolda yalnız olmadığımızı biliyoruz. Bu kutlu yolda aziz milletimizin bizimle olduğunu biliyoruz. Aramızdan milli irade hırsızları çıksa da, aramızdan Türkiye düşmanlarına uşaklık yapan milletten aldığı emaneti örgüt liderlerine peşkeş çekenler olsa da biz bir olarak, beraber olarak, milleti de, millet iradesini de savunmaya devam edeceğiz. Türkiye’de hükümetleri sermaye değil, medya değil, kasetler değil, sandık belirleyecek. Bu ülkede hükümetleri örgütler belirleyemeyecek. Hükümetleri millet belirleyecek, millet…Bu bir istiklal mücadelesidir. AK Partili olsun yada olmasın bu 77 milyonun irade mücadelesidir. 30 Mart bu iradesinin sarsılmaz bir şekilde güç kanacağı bir tarih olacaktır. 30 Mart Türkiye düşmanlarının ve onlar maşalarının kaybedeceği bir tarihtir. 77 milyon aziz milletin kazanacağı bir tarih olacaktır. 30 Mart inşallah yeni Türkiye için bir milat olacaktır. İşte onun için asla ihmalkar olmayacağız. Asla rehavet içinde olmayacağız. Bir anımızı bile boş harcamayacağız. Yıkım ekibi bir çalışıyor biz on çalışacağız. Yüz çalışacağız. Bin çalışacağız. Onlar bir kapıya ulaşıyor, yıkmak için sinsice çalışıyorsa biz yüzlerce, binlerce kapıya ulaşacak, yapmanın, imarın mücadelesini vereceğiz. Hangi yolu denerlerse denesinler Allah, millet bizimledir. Unutmayın milletin hayır duası bizlere yeter." diyerek sözlerini noktaladı. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×