Erdoğan, oğlu Bilal’le görüşmesini doğruladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu kapsamında yasal olarak dinlendiği iddia edilen ve internette yayınlanan oğlu Bilal Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmelerini doğruladı.

Erdoğan, oğlu Bilal’le görüşmesini doğruladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu kapsamında yasal olarak dinlendiği iddia edilen ve internette yayınlanan oğlu Bilal Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmelerini doğruladı. Seçim sürecinde ses kayıtlarının montaj olduğunu savunan Erdoğan, ''Bu devletin en tepesinden en aşağısına kadar Cumhurbaşkanı'nın da şantaj kaseti bunlarda var, benim de vardı, genelkurmay başkanının da. Ben diyorum ki 'benimle ilgisi varsa çıkın açıklayın' diyorum. 'Açıklamazsanız namertsiniz' diyorum. Şahsımla alakalı aradıklarını bulamadılar, bulamayacaklar. Benim bakanlarımla yaptığım görüşmeleri ancak verebildiler, veya eşimle, çocuğumla yaptıklarımı verebildiler.'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. Erdoğan, konuşmasında sözü 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu'nda kendisi ve ailesine yöneltilen suçlamalara getirdi. Erdoğan, şöyle konuştu: ''Tek ceketle yola çıktı, şu anda binlerce dava açıyor. Bunun sadece sen harç ücretini nereden buluyorsun. Tek ceketin vardı herhalde şimdi şimdi ceketsiz kalmış vaziyette. Dava üstüne davalar açıyor. Tazminat davaları. Herhalde buralardan ciddi bir rakam toplayacak, bu rakamlarla da herhalde inşaatın kalan kısımlarını tamamlayacaktır. Böyle bir durum var. Şu dönem içerisinde yargının tüm kurumları içerisinde olanlar yapılanlar ortadadır. Adana olayı ortadadır. Hala utanmadan sıkılmadan yazdıkları çizdikleri ortadadır. Neyi yazıyorsun neyi çiziyorsun? Sen bu ülkenin başbakanını dinleyeceksin dışişleri bakanın dinleyeceksin bakanların kendi aralarında yaptıkları konuşmaları dinleyeceksin bunu da kalkacaksınız kendiniz dinleteceksiniz. Utanmadan sıkılmadan belge diyeceksin. Ne belgesi işte belge, ne belgesi? Yani kalkıp da şunu söyleyemiyorlar. ‘Bu ülkenin başbakanı nasıl dinlenir’ diyemiyorlar. ‘Bakanların kendi aralarındaki konuşmalar dinlenemez’ diyemiyorlar. Adeta devletin kurumlarını kendilerinin dinleme seanslarının yapıldığı yerler haline getirdiler. Bunları savunacak kadar alçaklar. Bunun savunulur yanı var mı ya? Bunu savunulur bir yanı var ım ya? Utanmadan sıkılmadan köşelerinizden kapmışsınız bir kalem oralardan yazıyorsunuz. Neyi yazıyorsunuz? Sizin adalet anlayışınız bu mu? İnsanların mahremine girdiniz. Sizin din anlayışınız bu mu? Bu denli bu işin maalesef değerli kardeşlerim şu anda istikameti kaybolmuş ve istikametini kaybetmiş olan bu takım şimdi elinden geldiğince artık son çırpınışlarını oynuyor. Biz bu işin altyapısını zeminini oluşturuyoruz. Gereği neyse yapacağız. Bunun için bütün milletvekillerime A’dan Z’ye görev düşüyor. Siz milletin vekilisiniz. Bu millet yüzde 45,5’la meydanlarda ne dedi. Biz bunların yolsuzluk yaftalarına inanmıyoruz. Ama sizden birşey bekliyoruz. Bu iftirayı atanları bu müfterileri sizler gereken cezayı bunlara vermeniz lazım diyor. Bunların elinde hep söyledim, şantaj kasetleri var. Bu devletin en tepesinden en aşağısına kadar cumhurbaşkanının da şantaj kaseti bunlarda var, benim de vardı, genelkurmay başkanının da. Ben diyorum ki benimle ilgisi varsa çıkın açıklayın diyorum. Açıklamazsanız namertsiniz diyorum. Şahsımla alakalı aradıklarını bulamadılar, bulamayacaklar. Benim bakanlarımla yaptığım görüşmeleri ancak verebildiler, veya eşimle çocuğumla yaptıklarımı verebildiler. Veremeyecekler. Bulamayacaklar. Çünkü bunlarda o şeref yok. Geçenlerde de söyledim ya, düşman bile bu şerefsizliği yapmaz. Onlar bunu yaptılar.''

''ALDIĞIMIZ TERBİYE FARKLI''

Erdoğan, ardından ilginç bir örnek verdi: ''Bizim bu noktada aldığımız terbiye farklıdır. Biliyorsunuz Hz. Ali düşmanı öldürmek için yatırıyor. Tam boynunu vuracak düşmanı ona tükürüyor. Tükürdüğü anda Hz. Ali onu öldürmekten vazgeçiyor. Şu ana kadar senin inancımın gereği için öldürecektim ama şimdi buna nefsim karışır diye seni öldürmekten vazgeçiyorum. Tablo bu. Ama bunlar bunu göremiyorlar. Ve vicdansızca hareket ettiler. Ve şimdi de farklı gayretlerin içerisindeler. Ama biz de AK Parti olarak elimizden geleni yapacak ve bu devleti bu haşhaşilerden temizleyeceğiz.'' CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×