Erdoğan: (Fezlekeler) Bakan arkadaşlarımızla ilgili sabit olan bir suç mu var?

Başbakan Erdoğan, yolsuzluk ve rüşvette adı geçen dört bakan hakkında Meclis'e gönderilen fezlekeler ve CHP'nin bu konuda girişimleriyle ilgili "Bir suç sabit olmadıktan sonra bunların üzerine bu şekilde giderek oradan siyasi rant elde etme siyasetçiye y.

Erdoğan: (Fezlekeler) Bakan arkadaşlarımızla ilgili sabit olan bir suç mu var?
13 Mart 2014 Perşembe 01:18

Başbakan Erdoğan, yolsuzluk ve rüşvette adı geçen dört bakan hakkında Meclis'e gönderilen fezlekeler ve CHP'nin bu konuda girişimleriyle ilgili "Bir suç sabit olmadıktan sonra bunların üzerine bu şekilde giderek oradan siyasi rant elde etme siyasetçiye yakışmıyor. Şimdi bakan arkadaşlarımızla ilgili sabit olan bir suç mu var da ekranlara sürekli getiriyorsun. Montaj, dublaj artık moda oldu." diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, 24 TV’nin canlı yayınında Mustafa Karaalioğlu’nun sorularını yanıtladı. Bir soru üzerine 'yasadışı dinlemeler' hakkında konuşan Erdoğan, bu konuda titizlikle çalıştıklarını söyledi. Erdoğan, “Şimdi açıklamaya kalkarsak çözemeyiz. Bunu yapacaksak tam kazımamız lazım, hukuk içinde yerli yerine oturtmamız lazım.” şeklinde konuştu. Bu dinlemelerin casusluk olduğunu, gizli devlet bilgilerinin de dinlendiğini ifade eden Başbakan, konunun çok ehemmiyet taşıdığının altını çizdi.


"YASAMA ORGANINI TANIMAYAN HESABINI VERİR"

13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kaldırılmasına rağmen bir karar verdiğini ve bunun Meclis’i tanımamak demek olduğunu belirten Başbakan, “HSYK ne yaptı? Şimdi devreye girdi. Bundan önce de benzer şeylerin olması gerekiyordu ama olmadı. Bu tür mekanizmalar devreye girmezse, bu tür yerlerde olanlar teftiş makamın yarın hesaba çekeceğini düşünmezse, nasıl olsa orası da bendendir mantığıyla hareket ederse siz bu ülkede adaleti temin edemezsiniz. Ama şimdi devran değişiyor. Adam kalkıp da ben yasama organını tanımıyorum diyorsa bunun bir defa bedelini ödemesi gerekiyor. Sen kimsin de yasama organını tanımıyorsun. Haddini bileceksiniz. Seni bu yasama organı kaldırmış. Cumhurbaşkanı onamış artık. ÖYM diye bir şey yok. Size verilecek yeni görevler var bunları bekle.” ifadelerini kullandı.

FEZLEKELER

Erdoğan, Meclis'e gönderilen 4 bakan hakkındaki fezleke ile ilgili CHP'nin tavrını eleştirdi. Başbakan Erdoğan, "Bunların fezlekeler üzerindeki bu kadar telaşı sadece seçim meydanlarına yönelik kendilerine bir malzeme temin etmekten başka bir şey değildir. Bakınız; olayın bu boyutuna gelince bir şey söyledim; benim ağzımdan bu güne kadar İzmir Belediye Başkanı ile ilgili bir şey duydunuz mu? Bakın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı şuanda yüz küsur asgari bir ceza ile yargılanmak üzere yargıda. Bu açılmış bir dava. Ve ana muhalefetin başındaki zat kendi büyükşehir belediye başkanının bu durumuyla hiç hemhal oluyor mu? Bunu hiç görüyor mu? Bu sıradan bir olay değil. Aynı olay Edirne’de vardı. Aynı olay Aydın’da var ama biz bunları konuşmuyoruz. Bir suç sabit olmadıktan sonra bunların üzerine bu şekilde giderek oradan siyasi rant elde etme siyasetçiye yakışmıyor. Şimdi bakan arkadaşlarımızla ilgili sabit olan bir suç mu var da ekranlara sürekli getiriyorsun. Montaj, dublaj artık moda oldu. Bu teknoloji o kadar ileri gitmiş ki tamamen sulanmış. Şimdi sen bunu alıyorsun anayasaya aykırı olmasına rağmen grup salonunda oraya gelenlere dinletiyorsun. Bir defa usûlü adap, bir de edep yahu denen bir şey var. Sandıktan bir şey elde edemediklerini gördüler.” şeklinde konuştu.

17 Aralık ve 25 Aralık operasyonlarını Gezi olayları gibi bir 'tetikleyici' olarak değerlendiren Erdoğan, "17 Aralık’ı halkımız darbe olarak gördüğü gibi biz de darbe olarak görüyoruz. Paralel yapı olayı, ben bunu zaman zaman paralel yapı olarak da değerlendirdim. 25 Aralık olayı, bunlar daha netleşmedi, daha netleşecekler. Devletin kurumlarını ele geçirme, işgal etme, buradaki art niyetin bir faturası ortaya çıktı. Bunu tabi ilk zamanlar belki vatandaşa yansıtılmadığı için hissetmiyor olabilirdi. Vatandaş bu son olaylarla birlikte bunu, özellikle MİT müsteşarıma yönelik olay, Mayıs, Haziran olayları, hatta Gezi olaylarının içindeki gelişmeler, onlarla bunu artık bütünleştirmeye başladı. Bunları bütünleştirmeye başlayınca bu montaj, birçok görüntüler, çeşitli telefon dinlemeleri... Düşünün şimdi ben Başbakanım, benim telefonlarımı dinleyemezler, öyle bir yetki yok, Cumhurbaşkanını dinleyemez. Mahkeme kararıyla bile dinleyemez benim telefonumu. Benim bakanlarımla yaptığım konuşmalarım, Adalet Bakanım ile yaptığım konuşma dinleniyor, ondan sonra bunu da servis ediyorlar. Bunu servis edeni bulup çıkartmak bizim görevimiz değil mi? Bunu çıkarıyorsun, teşhir ediyorsun bundan rahatsız oluyorlar. Bunların hepsine biz şuanda ulaştık. Burada bizim sabrımız var, olacak. Şunda biz bazı şeyleri açıklamaya kalkarsak biz bir defa bu işi çözemeyiz. Bu işi yapacaksa bunu tam kazımamız lazım, hukuk içinde yerli yerine oturtmamız lazım. Dikkatli olmaya mecburuz. Devletin kendi içindeki mekanizmalarının, çarklarının daha sağlıklı döndüğünü görmemiz lazım. Bunun tam manasıyla sağlıklı döndüğünü gördüğümüz anda bu işe müdahalenin vakti gelmiş demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

"BİRİNCİ OLMAZSAK GENEL BAŞKANLIKTAN ÇEKİLİRİM"

Daha önce önümüzdeki yerel seçimlerde birinci olamaması halinde siyaseti bırakacağı vaadinde bulunan Erdoğan, bu sefer de genel başkanlıktan çekileceği vaadinde bulundu. "Siyaset niye yapılır; insana hizmet etmek için. Peki siyasetçi niye yapar; birinci olmak için." diyen Erdoğan, "Ben bu partinin lideriyim. Taban bu görevi verdi. Şunu diyebilirim; biz bu seçimden birinci parti olarak çıkacağız. Bunu da söyleyebilirim; eğer birinci parti olarak çıkmazsak ben genel başkanlık koltuğunda oturmam. Aynı şeyi CHP genel başkanı söyleyebilir mi? Sen niye geldin oraya? Partini birinci yapmak için gelmedin mi? MHP sen hep üçüncü parti olarak mı kalacaksın? Batı’ya baktığımız zaman siyasetçi eğer başarılı olamıyorsa bırakır gider. Oraları işgal etmez. Onlar bu siyasi kültürü yakalamaları lazım. Sıkıntı burada. Biz şuanda bu seçimin birinci partisiyiz. Burada tabi CHP 5 yıl içinde 3 seçim kaybetti." diye konuştu.

3 DÖNEM KURALI: BUGÜN VARIZ YARIN YOKUZ

Erdoğan, AK Parti’de 3 dönemin kaldırılmasının düşünüldüğü şeklindeki haberler sorulması üzerine ise "3 dönem konusunda biz faniyiz. Faniler baki hareketlere sadece hizmetkar olurlar. Bu olayın aslı budur. Bugün varız yarın yokuz. Biz partiyi kurarken bu tüzüğü bu şekilde arkadaşlarla hazırladık. Ben arkadaşlarıma o zamanki teklifim 3 dönem milletvekilliği yapan bir kişi 1 dönem ara versin. Ondan sonra tekrar devam etme şansı olabilir. Bu neyi getiriyor? Bu bir defa arkadan taze hücrelerin partilerde yer almasına neden oluyor. Bizim partimizde dikkat ederseniz birçok arkadaşımız değişti. Bu seçimde yerel yönetimde kadınların yeri AK Parti’de çok fazla olacak.” açıklamasında bulundu.

"CUMHURBAŞKANI İLE BİR GERİLİM SÖZ KONUSU OLAMAZ"

Erdoğan’a ayrıca Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile aralarında bir gerginlik olup olmadığı şeklinde bir soru yöneltildi. Erdoğan, "Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında bir gerilim potansiyeli medyada çıktı. Bugüne kadar buna prim vermedim. Bundan sonra da kolay kolay vermem. O özlem içerisinde olanların yazılarıdır bunlar. Eşlerimiz arasındaki sıkıntılardan bahsettiler. Böyle bir şey asla söz konusu olamaz.” ifadelerini kullandı. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×