Erdoğan, evdeki parayı sıfırlamak için alındığı iddia edilen 6 daireyi yalanladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, evdeki parayı sıfırlamak için Boğaz'a nazır Şehrizar Konakları'ndan 6 daire aldıkları iddialarını Aydın'dan yalandı.

Erdoğan, evdeki parayı sıfırlamak için alındığı iddia edilen 6 daireyi yalanladı
17 Mart 2014 Pazartesi 16:08

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, evdeki parayı sıfırlamak için Boğaz'a nazır Şehrizar Konakları'ndan 6 daire aldıkları iddialarını Aydın'dan yalandı. Erdoğan, "Bakıyorum yeni yeni, iftiralar. Bunlar sahtekar ya. Kalkmış, iki tane gazete, yine paralel yapının gazetesi, bir tanesi. Bir tanede paralel yapının desteklediği bir gazete. Bu gazeteler, haber yapıyor. Haberde benim oğlum, yavruma, hiç ilgisi alakası olmayan bir avukat uydurmuşlar, bir sitede evi olduğuna dair haber yapmışlar. Hemen davayı açtık." dedi.

Aydın'daki seçim mitinginde Merhum Adnan Menderes’e de yolsuzluk üzerine iftira atıldığını ileri süren Erdoğan, o dönemde de paralel yapının olduğunu, kendisinin de şiir okuduğu için CHP’ye yakın paralel yapı tarafından yargılatıldığını anlattı. Erdoğan, Bediüzzaman Said Nursi'nin Rusya’da esir düştüğünü, buna rağmen oradan kaçarak yurduna döndüğünü belirtti. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin ise yurt dışından dönmediğini ifade eden Erdoğan, “Bu ülkede Said Nursi’yi yargıladılar. Nereye sürdüler. Taaa Sibirya’ya. Ama O, Sibirya'da yaşamadı. Buldu fırsatını, kaçtı ülkesine geldi. Kendi topraklarına geldi. Ben, bu topraklarda öleceğim dedi. İşte onun bir çok hatıraları var. Kütahya da, Isparta da o yolculukta birçok hatıraları var. Hepsi birbirinden enteresan. Bu topraklarda vefat etti. Ama ona bile tahammül edemediler. Ne çileler çektirdiler. Hatta hatta, ölümünden sonra onu tuttular aylar yıllar sonra, kemiklerini Isparta’ya götürdüler. Ben Said Nursi’nin izinden gittiğini söyleyen şu paralel yapı izinden gidiyor mu? Hayır, yalan söylüyor. Takiyye yapıyor, iftira atıyor. Hayatında Bediüzzaman ifadesini kullanmış değil. Ve onu, bir kere görmüşte değil. Ve, onun eserlerini bir kenara bırakarak güya, kendine göre külliyat oluşturmaya çalışan bir zat. Ama o, ne yaptı, 1999 da tam aksine Türkiye’den kaçıp dünyanın bir başka ucuna gitti. Ya şimdi niye orada duruyorsun. Madem sen vatanseversin, madem sen, milletini seviyorsun, bak iki yıl önce ben sana davet yaptım. Gel dedim, Türkiye’ye. Bak bu millet seni seviyor. Gel, niye gelmedin. Niye gelmiyorsun. Üstelik o gün, enteresan bir şeyde söyledim. Olimpiyatlardaydı bu dedi ki, Peygamber de oradaydı. Ya ne diyeceksin böyle bir insana. Ne diyeceksin. Böyle bir şey olabilir mi? Orada folklorik gösteriler var. Peygamberimiz'de orada, böyle bir şey olabilir mi? Ama buna sorarsan, olur. Ve hala, bu ifadelerde bile hikmet arayan benim saf kardeşlerim var. Ne hikmeti ya. Sen Yaradan’ın hükmüne bak, hükmüne. Bırak bunların hikmetlerini. Hep bayat senaryolar. Bu senaryolar üzerinden çeşitli tuzaklar." diye konuştu.

"SEN NASIL BİR MÜSLÜMANSIN YA!"

Oğluyla ilgili yapılan haberlerin yalan olduğunu da ifade eden Erdoğan, “Bakıyorum yeni yeni, iftiralar. Bunlar sahtekar ya. Kalkmış, iki tane gazete, yine paralel yapının gazetesi, bir tanesi. Bir tanede paralel yapının desteklediği bir gazete. Bu gazeteler, haber yapıyor. Haberde benim oğlum, yavruma, hiç ilgisi alakası olmayan bir avukat uydurmuşlar, bir sitede evi olduğuna dair haber yapmışlar. Hemen davayı açtık. Davası devam ediyor. Bunlarda iftira var, bunlarda yalan var. Bunlarda takiyye var. İftira at, tutmasa da izi kalır, diyor. Ya böyle sahtekarlık olur mu? Sen nasıl din istismarı yapıyorsun ya. Sen nasıl, bir Müslümansın ya. Sevgili Peygamberimiz'in huzuruna bireysel, kişisel suçlarla ilgili geliyorlar. Hatta hatta, zina yaparsa ne olur, diyorlar. Peki yalan söylerse ne olur, deyince Sevgili Peygamberimiz, ayağa fırlıyor: asla, asla diyor. Yalan bu denli, tehlikeli bir şey. Çünkü yalan bireysel değil. Yalan, toplumsal, kollektif zararları olan bir şey. Biz Ergenekonla mücadele ettik. Pensilvanya'daki yeni Ergenekon'la da amansız mücadele edeceğiz." şeklinde konuştu.

"BEN ÖYLE BİR HOCA TANIMIYORUM"

Hocaefendi’nin, başörtüsüyle ilgili fetva verdiğini belirten Erdoğan, “Hanım kardeşlerim kapılarınıza gelen bazı ablalar olursa, geliyor mu size de. Gelmiyor değil mi? Onlara sadece bir şey söyleyeyim. Eğer gelen olursa olur ya! Onlara deyin ki, Hocanıza söyleyin, benim kızımın başörtüsüyle uğraşmasın. Hocanız 28 Şubat olayında 'üniversitelere başınızı açın öyle girin?' diyen bir hoca. Ben öyle bir hoca tanımıyorum.” şeklinde konuştu. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×