Erdoğan: Anayasa'yı değiştirecek güce sahip olduğumuzda HSYK da denetlenecek

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Manisa'daki ikinci gününde Akhisar ve Demirci ilçelerine yaptığı ziyaretin ardından Salihli'de kamu ve özel sektöre ait 15 yatırımın açılış törenine katıldı.

Erdoğan: Anayasa'yı değiştirecek güce sahip olduğumuzda HSYK da denetlenecek
29 Aralık 2013 Pazar 19:18

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Manisa'daki ikinci gününde Akhisar ve Demirci ilçelerine yaptığı ziyaretin ardından Salihli'de kamu ve özel sektöre ait 15 yatırımın açılış törenine katıldı. HSYK'nın Anayasa'nın 138'nci maddesini çiğneyerek Danıştay'ı baskı altına aldığını iddia eden Erdoğan, referandumda bir yanlış yaptıklarını belirterek, "O yanlış ne, HSYK, onu da yargılayan denetleyen bir mekanizma vardı. Biz dedik ki demokrasinin gereğini yapalım ve millete gittiğimizde Adalet Bakanlığının elinde olan bu yetkiyi kalktık devrettik, orada yanlış yapmışız. Eğer şu anda Anayasa'yı değiştirecek bir güce sahip olduğumuz anda bu yetkiyi değiştirmek durumundayız." dedi.

Salihli Kent Meydanı'nda Salihli'nin 91 yıl önce düşman işgalinden kurtulduğunu hatırlatarak konuşmasına başlayan Başbakan Erdoğan, "Milletimiz dünyada eşine az rastlanır mücadeleyle bağımsızlığını, özgürlüğünü kazandı. Dün İstiklal Harbi'ni verirken içimizden nice kahramanlar çıktı, canı pahasına bu milleti savundu. Ama içimizden ne yazık ki hainler, ajanlar çıktı, düşmanla iş birliği yaptı. Bu millet, topraklar 90 yıl boyunca nice operasyonlar, ameliyatlara maruz kaldı, darbeler yaşadı. Fakat her seferinden güçlenerek çıktı. Küllerinden doğan millet olarak geleceğe yürüdük. Onlar kinle ve nefretle bu milletin kanını emmek için planlar yaptılar, çeteler kurdular ama hepsi en büyük makamdan döndü." şeklinde konuştu.

İktidarda oldukları 11 yıl boyunca millet için geceyi gündüze katarak çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Hiçbir bahanenin ardına sığınmadık, mazerete takılıp kalmadık, önümüze çıkan engelleri sabır ve gayretle bir bir kaldırdık. Bu milletin zenginliklerini bu millet kullansın istedik. Yoksulun yetimin ekmeğine alın terine göz dikenlere taviz vermedik. Velev ki babamızın oğlu olsun, velev ki evladımız olsun, asla prim vermedik."

Büyük bir operasyonla, bir büyük siyaset mühendisliği teşebbüsü ile, karalama, iftira kampanyası ile iktidarın karşı karşıya olduğunu öne süren Erdoğan, Türkiye'yi kaosa, kargaşaya götürmeye çalışanların yurt içinden temin ettikleri maşalarla kara hem de kapkara propaganda yürüttüklerini iddia etti. Erdoğan, bunun nedeninin 11 yıllık iktidarları döneminde Türkiye'nin birçok alanda yakaladığı başarı olduğunu savundu.

"FAİZ LOBİSİNİN OYUNUNA GELMEYİN"

Mayıs ayında faizin Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesi olan yüzde 4,6'a düştüğünü hatırlatan Erdoğan, "Ama uluslararası kumpas, şebekeler, maalesef Gezi olaylarıyla hemen bir anda faizin yükselmesi için düğmeye baştılar. Şimdi de aynı oyun oynanıyor. Faiz lobisinin, tefecilerin oyununa gelmeyin. Kardeşlerim sülük, gerçekten işlevi çok önemli olan varlıktır. Bunlar sülük gibi değil sülük kirli kanları emer, bunlar ise faydalı olanı, vatandaşıma faydalı olanı emip alıyorlar. Vatandaşımın cebindeki emeği acımasızca alıyorlar. İflasa gidenler böyle gidiyor. Benim çöken çiftçi kardeşim böyle çöküyor. Hiçbir yatırım yapmadan havadan milyarlarca lira kazanmasını biz engelledik, rantlarını biz kestik. Geldiğimizde Merkez Bankası'nın rezervi 27.5 milyar dolardı, 136 milyar dolara çıktı. Bunlar bundan rahatsız olmaz mı? Geldiğimizde faiz sebebiyle olan borcumuz yüzde 45'ti, şimdi yüzde 13'e düştü. Burada devletin kasasında 11 yılda 642 katrilyon devletin cebinde para kaldı. Bu kimin cebinde olacaktı, eğer neşteri vurmasaydık bu tefecilere, faiz lobisine gidecekti, oraya gitmeyen para vatandaşımın cebinde kaldı. Bundan ana muhalefetin başı CHP genel müdürü anlamaz, yavru muhalefetin başı da anlamaz, işine gelmez. Milliyetçiyiz derler, milli bankasının hali ortadaydı." diye konuştu.

İktidarları döneminde IMF'ye olan borcu ödeye ödeye sıfırladıklarını ve 5 milyar dolar borç verecek hale geldiklerini söyleyen Erdoğan, "Yolsuzluklara bulaşmazsan bu olur, ama yolsuzluk içinde olsaydık olmazdı. Elhamdülillah biz o kapıları kapattık. Güneş balçıkla sıvanmaz, işbirlikçilerle bu iş tutmaz. Bir savcı bulacaksın, diğerlerinin emir komutasında, yurt içinden yurt dışından el ele bir kumpas. Başsavcının açıklamasını duydunuz di mi, savcı olarak medyaya nasıl belge sızdırırsınız diye. Başsavcı bu ülkenin başsavcısı." ifadelerini kullandı.

Yargıyı sert sözlerle eleştiren Erdoğan, "Yargıdaki dürüst hakim ve savcıları tenzih ederiz, ama maalesef yargının içinde de, yürütmenin içinde de çürükler var. Bunları buldukça temizledik, temizliyoruz, ama yargının da temizlemesi lazım. Bunu HSYK'nın yapması lazım. Bakıyoruz ki HSYK da yetkilerini farklı kullanmaya başladı. Danıştay'a giden bir adli kolluk davasında bakıyorsunuz ki HSYK, başsavcının açıklamasının ardından Anayasa'nın 138. maddesini çiğneyerek Danıştay'ı baskı altına alıyor. Burada bir yanlış yaptık. O yanlış ne, HSYK, onu da yargılayan denetleyen bir mekanizma vardı. Biz dedik ki demokrasinin gereğini yapalım ve millete gittiğimizde Adalet Bakanlığının elinde olan bu yetkiyi kalktık devrettik, orada yalnız yapmışız. Eğer şu anda Anayasa'yı değiştirecek bir güce sahip olduğumuz anda bu yetkiyi değiştirmek durumundayız. Çünkü kimsenin denetimsiz kalmaması gerekir. Bu ülkede başbakan, bakanlar, Parlamento denetlenecek, bu beyler denetlenmeyecek. Demek ki olmuyor, bunların da denetlenmesi lazım. Batı'da, Amerika'da sistem farklı, ama burada maalesef her şeyde ideoloji yatıyor." sözleriyle Anayasa değişikliği mesajı verdi.

CUMHURİYET SAVCISINA MİLİTAN BENZETMESİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı'nın ikinci yolsuzluk dosyasını elinden aldığı Cumhuriyet savcısını isim vermeden sert sözlerle eleştirmeyi sürdüren Erdoğan, şunları söyledi: "Bu savcı üniversite yıllarımızda marjinal grupların militanları vardı, onlar devamlı bildiriler dağıtırdı. Bu savcı da aynı militanlar gibi başsavcı dosyayı aldıktan sonra bildiri dağıtıyor. Sen kimin savcısısın. Soruyorum, sen iddia makamısın, kim adına millet adına. Sen nasıl böyle bir yanlış yaparsın, sen nasıl olur da masum insanlar hakkında dosya düzenler, yalan yanlış dosyaları medyaya sızdırarak o insanları gölgelemeye, onlar üzerinde kara bulutlar estirmeye kalkarsın, öyle bir yetki olamaz." Başbakan Erdoğan, 11 -12 günde içinde ülkenin zararının 120 milyar dolar olduğunu belirterek, 30 Mart'ın bir milat olduğunu kaydetti. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×