Destici: Adana’daki soruşturma 28 Şubat dönemini hatırlatıyor

Büyük Birlik Partisi(BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Adana’da başlayan soruşturma sonrasında 6’sı polis 2’si asker toplam 8 kişinin, gazete kupürlerinin ihbar kabul edilmesiyle tutuklanmasını 28 Şubat uygulamalarına benzetti.

Destici: Adana’daki soruşturma 28 Şubat dönemini hatırlatıyor

Büyük Birlik Partisi(BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Adana’da başlayan soruşturma sonrasında 6’sı polis 2’si asker toplam 8 kişinin, gazete kupürlerinin ihbar kabul edilmesiyle tutuklanmasını 28 Şubat uygulamalarına benzetti. “Geçmişte 28 Şubat sürecinde post modern darbecilerin dayanağı da gazete kupürleriydi. Bir takım o dönemin yandaş medyasının haberleriydi.” diyen Destici, zemini olmayan hukuki yaptırımların Türkiye’ye zarar vereceğini ifade ederek, “Türkiye’de hırsızlık, yolsuzluk, yasa dışı dinleme yapan, devletin sırlarını ifşa eden varsa da bunların hukuk içerisinde cezasının verilmesi lazım. Bunlar günlük siyasi malzeme yapılamamalı. Milleti ayrıştıracak ve çatıştıracak bir zemin hazırlanmamalı.” uyarısında bulundu.

BBP Lideri Mustafa Destici, yasal olmayan dinlemelerle ilgili BBP olarak, her zaman hukukun gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini savunduklarını söyledi. “Hukuk neyi hükmediyorsa, bunun gereği yapılsın ama eğer sadece bir takım söylemlerin altını doldurma ya da onların gereğini yerine getirme anlamında yapılıyorsa, bunun neticesinde bir şey çıkmayacaksa bu da bir zulüm olur.” diyen Destici, şu anki yapılan uygulamanın 28 Şubat döneminde yapılanları hatırlattığına değindi. BBP Lideri Destici, “Geçmişte 28 Şubat sürecinde post modern darbecilerin dayanağı da gazete kupürleriydi. Bir takım o dönemin yandaş medyasının haberleriydi. Aynı şekilde hem Refah hem de Fazilet Partisine açılan kapatma davaları yine aynı şekilde. AK Parti’ye açılan dava da gazete kupürleriyle açıldı. Eğer böyle bir şey yoksa da sadece gazetedeki haberlere ya da bir takım siyasetçilerin meydanlardan söylediklerinin boşa çıkmamasın ve gereğinin yapılması adına gereğini yapıyoruz deme adına yapılıyorsa gerçekten çok yazık. Türkiye bundan zarar görür. Bu tür uygulamalardan ve söylemlerden artık vazgeçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de hırsızlık, yolsuzluk, yasa dışı dinleme yapan, devletin sırlarını ifşa eden varsa da bunların hukuk içerisinde cezasının verilmesi lazım. Bunlar günlük siyasi malzeme yapılamamalı. Milleti ayrıştıracak ve çatıştıracak bir zemin hazırlanmamalı.” dedi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı konusunda mevcut siyasi atmosferin de etkili olduğuna değinen BBP Lideri, “Meclis’te yaşanan hadiseyi yaşadık. Şuanda diyebilir miyiz bunda seçim atmosferinin bir katkısı yok. Gün gibi ortada katkısı olduğu. İşin nerelere gitti bir gün grup toplantılarda yine ağza alınmayacak sözler. Ne olursa olsun asla kullanılamayacak ifadeleri kullanıyorsunuz. Bir siyasi partimizin genel başkanına fiili saldırı olduğu günde bile bunlar konuşuluyor. Herkesin bundan bir ders alması gerektiğini düşünüyorum. Bizde BBP olarak olayın takipçisiyiz. Çünkü yumruğu attıktan hemen sonda Alperen’im diyor. Bizde araştırıyoruz bizimle hiçbir ilgisi yok.” ifadelerini kullandı.

"DIŞİŞLERİ'DE YAPILAN GÖRÜŞMESİNİN SIZDIRILMASI BİR KURMACA MIYDI?"

Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan Suriye görüşmesinin dışarıya sızdırılması konusunda da değerlendirmelerde bulunan Destici, olay hakkında bir kurmaca algısı oluştuğuna da dikkat çekti. Siyasi yorumcu ve analizcilerle konuşulduğunda o görüşmenin kamuoyuna yansıması iktidar partisine iki üç puan katkı sağladığına değinen Destici, “Bu olay kime yaradı? Bir siyaseten iktidar partisine yaradı. İki, El Kaide bağlantısı ile ilgili hükümet özellikle uluslararası bir takım güçler tarafından hedef haline getirildi. Bu konuşmanın sızdırılmasıyla birlikte El Kaide’ye bir operasyondan bahsi ortaya çıkıyor. Öbür taraftan Süleyman Şah Türbesi’ne yapılacak operasyonla ilgili mesajlar veriliyor. Bunu değerlendirdiğinizde ve kime yaradığına baktığınızda toplumun önemli bir kısmında bu iş bir kurmaca mı? Bu iş bir kurmaca değilse ve bilinçli olarak servis ettirilmediyse o zaman kim dinlemiş ve kim dinlettirmişse hesabını vermeli.” diye konuştu.

"TÜRK OKULLARININ KAPATILMASI ÇOK YANLIŞ"

Türk Okullarının kapatılması için yapılan girişimlerin de kabul edilemez olduğunu ifade eden BBP Lideri Destici konuşmasına şöyle devam etti: “Dünyanın hiçbir coğrafyasında ya da kıtasında bir ülke yoktur ki kendi adını taşıyan okullar kapatsın. Bu olabilecek bir şey değil. Önce okulları her şeyden ayrı tutmak gerekir. Onlar hem eğitim kurumu hem de o okular kapansın diye yazı gönderenler o okulların birkaç ay önce fahri elçileri olmuşlardı. Bu okullar, hem Türkiye’nin tanıtılmasında hem de ticareti geliştirdiğini kendileri ifade ediyorlardı. Bu okulların kapatılmasını çok yanlış görüyorum. Bugüne kadar Türkiye’de sağından soluna kadar bütün liderler bu okullarla ilgili bir şey söylemiş ve hep olumlu görüşlerini bildirmişler.”
CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×