'Cumhurbaşkanının keskin siyasi kimliğinin olması tercih edilen bir şey değil'

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Türkiye Cumhuriyeti'nin parlamenter demokrasiyle yönetilen bir rejime sahip olduğunu belirterek," Parlamenter demokrasilerde sorumlu olanlar, başbakanlar ve hükümetlerdir. Cumhurbaşkanı

'Cumhurbaşkanının keskin siyasi kimliğinin olması tercih edilen bir şey değil'

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Türkiye Cumhuriyeti'nin parlamenter demokrasiyle yönetilen bir rejime sahip olduğunu belirterek," Parlamenter demokrasilerde sorumlu olanlar, başbakanlar ve hükümetlerdir. Cumhurbaşkanı sorumsuz makamdır. Devleti ve milleti temsil eder. Onun için, cumhurbaşkanlarının çok keskin siyasi kimliklerinin olması tercih edilen bir şey değil." dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tezcan, cumhurbaşkanlığı seçimleri bölgesel parti il başkanları toplantısının 18'isini Erzurum'da gerçekleştirdi. Bülent Tezcan, Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasına karşı olduklarını, ülkede kutuplaşmayı, çatışmayı körükleyen, ismi yolsuzluklara karışmış şaibeli bir ismin cumhurbaşkanlığı yapamayacağını dile getirdi. Özgürlük, demokrasi ve kardeşliğe ihtiyacın bulunduğu bir dönemde başbakanın söylem ve hareketlerinin cumhurbaşkanlığına engel olduğuna dikkat çeken Tezcan,"Türkiye'de siyaset çok ciddi kutuplaşma içerisine girdi. Özellikle iktidarın ve iktidarın başındaki başbakanın özel çabalarıyla Türk siyaseti çatışma kültürünün hakim olduğu bir rota üzerine geldi, yerleşti. Kendi vatandaşlarını bölen, çatışmayı tahrik eden, kendisinden olmayan herkesi küçümseyen ve hakir gören bu iktidar; gücüne, kudretine boyun eğmeyip özgürce hareket etmek isteyenleri yok sayan ve iktidar zulmüyle, şiddetiyle ezen küçümseyen bir başbakan var. Türkiye böyle yoluna devam edemez. Sokaklarda hak arayan insanlarımız devlet, hükümet şiddetiyle karşı karşıya kalıyor. Vatandaşlarımız resmi ağızlardan ifadelerle birbiriyle bölünen, parçalanan bir noktaya gelmiş, düşürülmüş durumda. Onun için Türkiye'nin her zamankinden çok özgürlüğe, demokrasiye, dayanışmaya, kardeşliğe ve birliğe ihtiyacı var. Siyaset, ahlaki zemininde yapılmak zorunda. Ahlaki problemleri olan birinin, devletin en tepe noktası olan Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne ve koltuğuna çıkarılmaması gerekiyor. Bu bizim iç ve dış itibarımızı önemli ölçüde zedeleyen durum olur bu yüzden Ekmeleddin İhsanoğlu, kursağından haram lokma geçmemiş olan önemli bir figürdür."

"CUMHURBAŞKANI SİVRİ BİR SİYASİ KİMLİĞE SAHİP OLMAMALI"

CHP'li Tezcan, Türkiye'nin içinde bulunduğu mevcut kötü durumdan çıkmasının ancak cumhurbaşkanlığıyla mümkün olabileceğini ve bunun da bir fırsat olduğuna işaret etti. Cumhurbaşkanlarının sivri bir siyasi kimliğe sahip olmaması gerekliğine değinen Tezcan,"Türkiye Cumhuriyeti parlamenter demokrasiyle yönetilen bir rejime sahip. Parlamenter demokrasilerde sorumlu olanlar, başbakanlar ve hükümetlerdir. Cumhurbaşkanı sorumsuz makamdır. Devleti ve milleti temsil eder. Onun için, cumhurbaşkanlarının çok keskin siyasi kimliklerinin olması tercih edilen bir şey değil. Sorumluluğu olmayan, sadece devlet dengelerini koruması gözetmesi beklenen cumhurbaşkanın hükümetin ve devlet organlarından birbiri ile temas içerisinde dengeli olmasını yürümesini sağlayacak bir görev ifa eder. Bu çerçeveden bakıldığında cumhurbaşkanı adayı olarak MHP, BDP ve diğer partilerin desteği ile Sayın Ekmelettin İhsanoğlu'nu kamuoyuna sunduk. Sayın İhsanoğlu tam da bu siyaset ikliminde ihtiyaç duyulan 76 milyonu kucaklayan, Türkiye'nin milli birliğini temsil eden cumhurbaşkanı figürü olarak ortaya çıkmıştır." diye konuştu.

"AKP BAKAN YOLSUZLUKLARIYLA İLGİLİ MECLİS SORUŞTURMA KOMİSYONUNU ENGELLİYOR"

CHP Genel Başkan Yardımcısı, hükümet kanadından isimleri yolsuzluk ve rüşvet suçlamasına karışan 4 bakanla ilgili oluşturulan Meclis Soruşturma Komisyonu'nun çalışmalarının engellendiğini de söyledi. Tezcan, AKP hükümetinin, yolsuzlukların üzerini örtmek için çalıştığını ancak bunu başaramayacaklarına da işaret ederek şunları ifade etti: "Ahlak, dürüstlük zemininde buluşmak zorundayız. Türkiye'de son dönemde yolsuzluk başını aldı, gidiyor. Yolsuzlukları soruşturacak hakim, polis, savcı kalmadı. Yolsuzlukların üzerine gidenin eli yanıyor, sürgün veya hakkında soruşturma açılıyor. Milyarlarca dolarlık yolsuzluğun üzeri örtülmek isteniyor. Bakanlar hakkında parlamentoda Meclis Soruşturma Komisyonu kurulmuş olmasına rağmen 4 tane bakanla ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu'nun çalışmalara başlamasını AKP yönetimi açıkça engelliyor. Erzurum'dan milletimize sesleniyorum, yolsuzluğu örtmek için ellerinden gelen bütün yöntemi kullanıyorlar. Bütün çabayı kullanıyorlar. Bu çerçevede haziranda Meclis tatile girecek son gün üye isimlerini bildirecek. Önümüzdeki ekim - kasım ayına kalacak yolsuzluk soruşturması. Bunlar iyi biliyorlar, hırsızlık yapıldı, çaldılar çırptılar. Şimdi bunun üzerini örtmeye çalışıyorlar. Milletten utandıkları, kapatamayacakları için, soruşturma komisyona üye vermiyorlar."

CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×