CHP, yeniden yargılama teklifini Meclis'e sundu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yeniden yargılamalar konusunda hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sundu.

CHP, yeniden yargılama teklifini Meclis'e sundu
09 Ocak 2014 Perşembe 16:13

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yeniden yargılamalar konusunda hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sundu. 8 maddelik kanun teklifini CHP Grup Başkanvekilleri Akif Hamzaçebi, Engin Altay ve Muharrem İnce verdi.

"Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" kapsamında 3713 Sayılı Yasa'nın 10. maddesi ile 6352 Sayılı Yasa'nın geçici maddenin 2., 4-5-6 ve 7. fıkraları yürürlükten kaldırılarak özel yetkili veya bölge ağır ceza mahkemeleri olarak adlandırılan mahkemeler kapatılıyor. Teklifte, yargılamaların suç yerindeki ağır ceza mahkemelerinde yapılması isteniyor.

Gerekçe bölümünde "Yargı siyasal mücadeleye konu bir alana dönüşmüştür. Nitekim yakın geçmişte özel yetkili mahkemelerin aldığı kararlar konusunda sınırsız destek ve koruma güdüsü içinde bulunanların, bugünlerde 'orduya kumpas kuruldu', 'paralel devlet oluştu' ya da 'devlet içinde çete var' deme gereği görme noktasına gelmeleri mutlak anlamda bir irdelemeyi gerektirmektedir." deniyor.

Bu yasa teklifinin bir sonuç değil, adil yargılamayı esas alan bir yargı yapısının oluşumunda başlangıç olarak kabul edilmesini isteyen CHP, "Hazırlanan kanun teklifi kapsamında 3713 Sayılı Yasanın 10. maddesi ile 6352 Sayılı Yasa'nın Geçici Madde 2'nin 4-5-6-ve 7. fıkraları yürürlükten kaldırılarak, özel yetkili veya bölge ağır ceza mahkemeleri olarak adlandırılan mahkemeler kapatılmakta, yargılamaların suç yerindeki ağır ceza mahkemelerinde yapılması sağlanmaktadır. Bu aşamada tabii hakimlik ilkesine aykırı ve verdikleri kararların toplum vicdanında genel kabul görmemesi nedeniyle davaların baştan görülmesi veya yeniden yargılama müesseselerinin işletilmesi ayrıca düzenlenmektedir. Özel yetkili mahkemelerin görev ve yetkileri 5 Temmuz 2012 tarihinde sona erdirilmiştir. Lakin yasaya eklenen Geçici Madde 2. Maddesinin 4-5-6-7. Fıkralarıyla bakmakta oldukları davalarla ilgili karar verilinceye kadar görevlerine devam edecekleri de ayrıca düzenlenmiştir. Bir mahkemenin görev ve yetkilerine kanun hükmü ile son verilirken, eldeki davalarla ilgili geçici bir maddeyle görevini sürdürme yetkisi tanınması, mahkemenin kapatılma gerekçesiyle çeliştiği gibi, tabii hakimlik ilkesine de aykırı bir durumdur. Hem bu nedenle ve hem de görevine son verilen mahkemenin adil yargılama hakkını ihlal mahiyetinde verdiği kararlar üzerinde şüphe dalgası oluşmuştur. Bu açıdan 5 Temmuz 2012 tarihinden itibaren özel yetkili mahkemelerce sürdürülen, karar verilen ve hatta kesinleşen davalarla ilgili kuşkuların giderilmesi için davaların yeniden görülmesi ve yeniden yargılama işleminin icrasının gerekli olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan gizli tanık adıyla bilinen tanıklığın yapılma biçimi elden geçirilmekte ve iletişim bilgileri ile dijital verilerin delil başlangıcı niteliği yasal düzenlemeyle açıkça vurgulanmaktadır." ifadelerini kullanıyor.

İŞTE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1 - 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 10. Maddesi ile 6352 sayılı Kanunun Geçici 2'nci maddesinin 4, 5, 6 ve 7'nci fıkraları ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 58. Maddesinin 3. Fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2 - 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 5. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) ve (b) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 5- (1) Bu kanun kapsamında bulunanlar hakkında uygulanabilecek tanık koruma tedbirleri şunlardır.
a) Soruşturma aşamasında kimlik ve adres bilgilerinin kayda alınarak gizli tutulması ve kendisine yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilmesi,
b) Duruşmada hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar da olduğu halde ve gerçek kimliğiyle gizli oturumda dinlenmesi,

MADDE 3 - 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9. Maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 9- (1) Bu kanun hükümlerine göre, haklarında tedbir kararı alınan tanıkların duruşmada dinlenmesi sırasında, fiziksel saldırıdan etkilenmemesi için gereken önlemler alınır.
(2) Tanık duruşma beklerken taraflarla aynı ortamda tutulamaz.
(3) Gizli tanığın kovuşturma aşamasında dinlenememesi halinde, soruşturma aşamasındaki ifadesi delil listesinden çıkarılır.
(4) Haklarında tedbir kararı alınan tanıkların, keşifte dinlenmeleri sırasında da bu madde hükümleri uygulanır.

MADDE 4 - 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 10. Maddesinin 2. Fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 10- (2) Soruşturma aşamasında tedbir kararının kapsam ve niteliğine göre, tanığın beyanı farklı isim altında tutanağa kaydedilir ve sonraki soruşturma işlemlerinin bu isimle yürütülmesi sağlanır. Tutanak, ilgili Cumhuriyet savcısı veya hakim ile görevli zabıt katibince imzalanır. Cumhuriyet başsavcılığınca veya mahkemece bu Kanunda belirtilen kararlar, ayrı bir karar numarası verilmek suretiyle yerine getirilir. Tanığın gerçek kimlik ve adres bilgileri ile koruma kararı ayrı bir kartonda muhafaza edilir.

MADDE 5 - 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 178. Maddesinin 1. Fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 178 - (1) Mahkeme başkanı veya hâkim, sanığın veya katılanın gösterdiği tanık veya uzman kişinin çağrılması hakkındaki dilekçeyi reddettiğinde, sanık veya katılan o kişileri mahkemeye getirebilir. Bu kişilerin duruşmada dinlenmesi zorunludur.

MADDE 6 - 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 217. Maddesine 2. Fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki 3. Fıkra eklenmiştir.
Madde 217 - (3) Bilgisayar ile elektronik bilgi depolama araçlarının içerikleri hukuka uygun başka bir delille desteklenmedikleri takdirde hükme esas teşkil etmezler.
GEÇİCİ MADDE - (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görev ve yetkilerine son verilen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 10. Maddesiyle kurulan ağır ceza mahkemeleri ile 6352 sayılı Kanunun Geçici 2'nci maddesine göre görevlendirilmiş bulunan mahkemelerde görülmekte olan davalarla ilgili dosyalar üzerinde hiçbir işlem yapılmaksızın ve derhal suçun işlendiği yerdeki ağır ceza mahkemesine gönderilir. Bu yerde birden çok ağır ceza mahkemesi varsa, dava dosyası UYAP sistemindeki sıraya göre görevli ağır ceza mahkemesine tevzi edilir.
(2) Bu yasanın 1. Maddesiyle görev ve yetkilerine son verilen mahkemelerce karar verilmiş olmakla birlikte, henüz gerekçesi yazım aşamasında bulunan dava dosyalarıyla ilgili olarak, gerekçe yazımı bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde tamamlanarak temyiz merciine gönderilir. Bu süre içinde mahkeme heyeti sadece gerekçeli kararın yazımı için geçici yetki ile görevli sayılırlar.
(3) Bu yasanın 1. Maddesiyle görev ve yetkilerine son verilen mahkemelerce karar verilmiş olmakla birlikte, henüz temyiz safahatında bulunan dosyalarla ilgili olarak, Yargıtay tarafından işin esasına girilmeksizin ilamın bozulmasına karar verilir ve dava dosyaları ilk derece mahkemenin bulunduğu yere iade olunur. Bu dava dosyaları da yukarıdaki (1). fıkrada belirtilen usule göre belirlenen ağır ceza mahkemesine gönderilir. Görevli mahkemece tabii hakimlik ilkesinin bir gereği olarak dava dosyası yeniden ele alınır ve savunma hakkı çerçevesinde başlangıcından itibaren yargılama işlemi gerçekleştirilir.
(4) 6352 Sayılı Yasanın Geçici Madde 2. maddesinin 4-5-6-7. Fıkralarıyla görev ve yetkileri belirlenmiş ağır ceza mahkemelerince kovuşturması yapılarak kesin hükümle neticelenen dava dosyaları ele alınarak kararın verildiği yerdeki ağır ceza mahkemesine UYAP sistemindeki sıraya göre tevzi edilir. Bu mahkemece Ceza Muhakemesi Kanununun 311. maddesinin 1. Fıkrasındaki koşullar aranmaksızın yeniden yargılama kararı verilir. Mahkemece, dava baştan itibaren görülür.
GEÇİCİ MADDE - (2) Bu Kanunun değişen hükümleri, devam eden veya yeniden yargılamaya konu olan kovuşturmalar açısından da uygulanır.
GEÇİCİ MADDE - (3) Bu kanunla görev ve yetkilerine son verilerek kapatılan mahkemeler bünyesinde görevli Cumhuriyet savcılarının yeni görevleri o yer Cumhuriyet Başsavcısı tarafından belirlenir. Bu mahkemelerdeki başkan ve hakimler hakkında yeni yetki ve görevlerini tespit ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna aittir.

MADDE 7 - Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 8 - Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.



MADDE GEREKÇELERİ DE ŞU ŞEKİLDE

MADDE 1 - Bu madde ile tabii hakimlik ilkesine açıkça aykırı olan ve de yaptıkları işlem ve verdikleri kararlarla uzun ve ölçüsüz tutukluluk dolayısıyla insan haklarını, savunma taleplerini göz ardı ederek savunma hakkını, kuşkulu ve kurgu izlenimi doğuran kanıtlarla tutuklama ve mahkumiyet kararı vererek adil yargılama hakkını ihlal eden özel düzenleme ve yetkilerle donatılmış mahkemelerin kapatılması amaçlanmaktadır. Keza gizli tanık uygulamasındaki değişiklik nedeniyle de, Tanık Koruma Kanunu ile çelişen Ceza Muhakemesi Kanununun 58. Maddesinin 3. Fıkrası da yürürlükten kaldırılmaktadır.
MADDE 2 – Koruma altına alınan tanığın kovuşturma aşamasında kimliğinin belirsiz olması, davanın taraflarıyla aynı ortamda bulunmaksızın ifade alımının gerçekleşmesi savunma hakkını kısıtlayan bir durumdur. Keza gizli tanığın güvenliği kadar önemli olan bir husus da savunma hakkının korunmasıdır. Madde ile tanığın güvenliği ile savunma hakkı arasında bir denge kurulmaya çalışılmıştır. Bu anlamda soruşturma aşamasında tanığın gerçek kimlik ve adresi gizli tutulurken, kovuşturma aşamasında duruşmada hazır bulunma hakkına sahip bulunanların bulunduğu ortamda ve gerçek kimliğiyle ifadesinin alınması düzenlenmektedir. Ancak bu ifade alımı sırasında oturum gizli olarak yapılacaktır. Böylelikle savunma hakkı adil yargılamaya olanak verecek biçimde gerçekleştirilirken, tanığı duruşmada hazır bulunma hakkına sahip olanlar dışındakilerin görmemesi sağlanacaktır. Keza bu aşamalardan sonra tanık kanunda belirtilen koruma önlemlerinden yararlanacaktır.
MADDE 3 – Madde ile tanığın dinlenmesi sırasında olası saldırılara karşı korunması ve soruşturma aşamasında dinlenmesi mümkün olmayan gizli tanığın ifadesinin delil olarak nitelenmemesi amaçlanmaktadır.
MADDE 4 – Madde ile tanığın kimliğinin gizlenmesinin sadece soruşturma aşamasına yönelik olduğu düzenlenmektedir.
MADDE 5 – Aslında Ceza Muhakemesi Kanununun 178. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca mahkemece dinlenme talepleri reddedilen savunma tanıkları ile uzman kişilerin duruşmaya getirilmeleri halinde dinlenmeleri amir bir hüküm ise de, uygulamada bu hükme uyulmayarak savunma hakkı ihlallerine rastlandığından maddenin sonuna “zorunludur” ibaresi eklenerek, bu amir hüküm vurgulanmak istenmiştir.
MADDE 6 – Hukuk öğretisinde bilgisayar ve elektronik depolama araçlarındaki bilgi ve belgeler doğrudan delil niteliğinde sayılmamaktadır. Buna rağmen uygulamada salt bu verilere dayanılarak tutuklama ve mahkumiyet kararları verildiği, hatta bir başkasının bilgisayarındaki sadece adları geçenlerin uzun mahkumiyetlere maruz bırakıldıkları görülmektedir. Keza bu duruma Ceza Muhakemesi Kanununda açık bir düzenleme olmamasının neden olduğu sonucuna varıldığından, haksız ve ağır özgürlükleri sınırlama hallerinden uzaklaşılmasını teminen, verilerin somut başka delillerle desteklenmesi koşulu aranmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1 – Bu kanunun 1. Maddesiyle kapatılmasına karar verilen mahkemelerdeki süren, temyiz incelemesinde bulunan ve de 6352 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra kesinleşen davaların tevzi edildikleri mahkemelerde yeniden görülmesi ve yeniden yargılamaya ilişkin hususlar düzenlenmektedir. Davaların yeniden görülmesi veya yeniden yargılamanın temel amacı, tabii hakimlik ilkesine aykırı olarak oluşturulan mahkemelerce verilen kararların kamu vicdanında çoğunlukla kabul görmemesi, savunma haklarının açık ihlalini gösteren olguların ortaya çıkması ve kararların yargıdaki siyasallaşmanın izlerini taşımasıdır. Bu amaçla toplumsal barış ve yargıya güvenin yeniden tesisi anlamında davaların yeniden görülmesi ve yargılamaların yenilenmesi gerekli görülmüştür.
GEÇİCİ MADDE 2 – Bu kanunla yapılan değişikliklerin süren yargılamalarda ve yeniden yargılamaya konu davalarda uygulanması amaçlanmaktadır.
GEÇİCİ MADDE 3 – Kapatılan mahkemelerde görev yapan başkan, hakim ve Cumhuriyet savcılarının yeni görev ve yetkilerinin hangi makamlarca belirleneceği belirtilmektedir.
MADDE 7 – Yürürlük maddesidir.
MADDE 8 – Yürütme maddesidir.




CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×