CHP, yayın yasağıyla ilgili Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yaptı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Musul Konsolosluğu'nda kaçırılan rehinelerle ilgili haberlere getirilen yayın yasağının kaldırılması amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yaptı. Musul'da yaşanan ve başkonsolosumuzla...

CHP, yayın yasağıyla ilgili Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yaptı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Musul Konsolosluğu'nda kaçırılan rehinelerle ilgili haberlere getirilen yayın yasağının kaldırılması amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yaptı.

Musul'da yaşanan ve başkonsolosumuzla birlikte birçok yurttaşın kaçırılmasına ilişkin hukuka aykırı ve tamamen iktidarın iç ve dış politikadaki zafiyetini örtmek amacıyla getirilen yayın yasağına karşı itirazlarının Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gerekçesiz şekilde reddedildiğini dile getiren Tanrıkulu, "Red kararı sonrasında Anayasa Mahkemesi'ne 2014/10982 e. sy. dosya ile bireysel başvuru yapılmıştır. Bu süreçte Musul'daki yurttaşlarımızın can güvenliğini tehdit eden unsurun yapılacak yayınlar değil; Recep Tayyip Erdoğan'ın bizzat kendisi olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Kaçırılan yurttaşlarımızın bir an önce sağlıklı bir şekilde yurda dönmelerini ve sadece AKP hükümetinin zafiyetini saklamaya yönelik hukuka aykırı yayın yasağının bir an önce kaldırılmasını diliyorum." dedi.

Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü mensuplarınca Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’nda bulunan Türkiye yurttaşlarının kaçırıldığı haberlerinin tüm dünya basınında önemli yer ettiğini ve kamuoyunun bu konu üzerinde hassasiyetle durduğunu dile getiren Tanrıkulu, yaşananların, sıradan adli suç niteliğinde olmadığı için, meselenin sadece insani boyutu değil siyasal boyutu üzerinde de durulduğunu, yaşananlar insani olarak ne kadar üzücü olsa da Türkiye Cumhuriyeti mevcut hükümetinin izlediği politikalarının da tekrar tartışılır hale geldiğini ifade etti.

Kamuoyunun bir yandan kaçırılan yurttaşların kurtarılması yönünde olumlu bir haber alma ümidiyle beklediğini diğer yandan ise IŞİD tarafından bu yönde bir eylemin neden gerçekleştirilmiş olduğunu tüm yönleriyle tartışmaya başladığını analatan Tanrıkulu, "Ne var ki 15. 06.2014 tarihinde Başbakan Tayyip Erdoğan, basın mensuplarına 'Şu anda 100 kadar vatandaşımız, IŞİD unsurlarının elinde. Biz bunları sağ salim kurtarmanın gayreti içerisindeyken, siz tahrik etmek suretiyle ne elde etmeye gayret ediyorsunuz? Lütfen bir şey rica ediyorum, şu süreci tahrik ederek değil, lütfen yazmadan çizmeden fazla da konuşmadan takip etmenizi istiyoruz' demiştir." ifadelerine yer verdi.

Verilen haksız yayın yasağının işlevsiz olduğu ve Recep Tayyip Erdoğan'ın bizzat gerçekleştirdiği beyanlarla kaçırılan yurttaşlarımızın hayatlarını tehlikeye soktuğunun ortada olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, yayın yasağı nedeniyle, konuyla ilgili haber ve yorumların alınamadığını, konuyla ilgili kamusal tartışma yapılamadığını ve bu konuda fikir oluşturulamadığını ifade etti.

Bu durumun ise Anayasanın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü açık şekilde ihlal ettiğine dikkat çeken Tanrıkulu, "Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.06.2014 tarih ve 2014/556 D.İş sy. kararı ile Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.06.2014 tarih ve 2014/556 D.İş sy. kararının ifade, düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü (AY md. 26,27 ve 28 ile AİHS md. 10 ihlal ettiğine), Başvurunun önemine binaen Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 68. maddesi uyarınca incelenmesine öncelik verilmesine, Esastan yapılacak inceleme sonucunda, ihlalin tespiti yanında yayın yasağı kararının kaldırılması için gereğinin ilgili mahkeme ve RTÜK'e bildirilmesine, iş bu başvuru için yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi için gereğini bilgilerinize vekaleten arz ve talep derim." şeklinde talepte bulundu.

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×