Çelik, TRT'yi böyle savundu: Haber değeri görmemiştir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Hüseyin Çelik, TRT'nin cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yer verdiği kadar diğer adaylara yer vermemesini "karizma ve popülarite" ile savundu. Çelik, Anayasa'ya...

Çelik, TRT'yi böyle savundu: Haber değeri görmemiştir
16 Temmuz 2014 Çarşamba 16:48

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Hüseyin Çelik, TRT'nin cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yer verdiği kadar diğer adaylara yer vermemesini "karizma ve popülarite" ile savundu. Çelik, Anayasa'ya göre TRT'nin yayın ilkelerinin belli olmasına ve bu yasaya dayanarak cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın TRT'ye dava açmış olmasına rağmen "Şahsiyetlerin kendilerinden kaynaklanan bu karizma, popülarite, yaptığı görevle ilgili bir olaydır. Medya bir yerde haber değeri görürse ona gerekli yeri verir veya vermez." dedi.

TRT'nin Başbakan Erdoğan'a günde ortalama 533 dakika ayırırken, diğer adaylara ise neredeyse hiç yer ayırmadığı ortaya çıkmıştı. AK Parti Genel Merkezi'nde konuyla ilgili basın toplantısı düzenleyen Çelik, bu konuda yaptığı değerlendirmede "Eşit şartlarda bir yarış yok diyorlar. Medyada Sayın İhsanoğlu, Başbakan kadar görülmüyormuş. TRT de zaten o kadar yer vermiyormuş diyorlar. Sayın Başbakan, şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanıdır. Büyükelçilerle bir araya geldi, önemli bir toplantı. Bunun medyada yer almasından daha doğal birşey olabilir mi? Sayın Başbakan Barzani ile görüşüyor, bunun medyada yer alması kadar tabii bir şey olabilir mi? CHP, diyelim ki 30 Mart'ta yapılan seçimlerde bizim İstanbul adayımıza medyanın yer vermesi diğer bütün partilerle eşit olsun, mesela Bağımsız Türkiye Partisi'ne o kadar yer verilsin gibi bir iddialarına rastladınız mı? O da siyasi parti değil mi, o da seçime girmiyor mu? Bütün siyasi partilere yer verildiği kadar yer verilmelidir. Bu, İşçi Partisi de başka partiler de olabilir' dediler mi? Demediler. Ses Sanatçıları Derneği gibi bir dernek kuruldu. İbrahim Tatlıses ile Orhan Gencebay aday oldu. onların medyada göreceği ilgiye bir taverna sanatçısı da taliptir, onun göreceği ilgi aynı olabilir mi? Şahsiyetlerin kendilerinden kaynaklanan bu karizma, popülarite, yaptığı görevle ilgili bir olaydır. Medya bir yerde haber değeri görürse ona gerekli yeri verir veya vermez." diye konuştu.

KÖMÜRÜ YALANLAMADI

Hüseyin Çelik açıklamasında yaz aylarında seçim öncesine denk getirilerek kömür dağıtıldığı iddialarına da şöyle cevap verdi: "Bu iddia, terbiyesizliğin ta kendisidir. Kömür dağıtımı asgari 4 ay sürüyor. 2 milyon ton kömür dağıtılıyor. Anadolu'da kışa hazırlık diye bir şey var. Bizim memleketimize yaz 3 aydır. İnsanlar 8 ay soba yakarlar. 100 bin adet kamyon görevlendirildi, tren hariç. Aralık ayında taşıma başlasa vatandaş ulaşmadı dediği zaman vatandaşa bu eziyet yapılır mı diyecekler. Bu ülkenin topraklarından çıkarılan kömürü biz bu ülkenin mağdur hali vakti yerinde olmayan insanlarına dağıtıyoruz. Bu bugüne mahsus değil. 2012'de de yine bu kömür dağıtımı yapılıyordu. 'Kömür dağıtıyorlar onun için oy alacaklar' diyorlar. Makarna dediniz, kömür dediniz bunlar tutmaz arkadaşlar."

FEZLEKELER ŞEKLE AYKIRI

Çelik, açıklamasında 4 eski bakan hakkında Meclis'e gelen ancak beş ay içinde bir türlü soruşturma komisyonuna ulaşmayan fezlekelere ilişkin de şu savunmayı yaptı: "Fezlekeler savcılığı iade edildi. Dizi pusulası diye bir şey var. Bir dosya tevdi edildiği zaman, ben bugün başkanla diğer arkadaşlarla konuştum, karman çorman gelmiş, bunu iade etmişler. Dizi pusulası yaparak gönderin demişler. Bu şekle aykırı. 'Bu fezlekeler vatandaştan kaçırılıyor' deniyor ya. İçinizde internete girip de fezlekelerin içini göremeyen varsa ben size interneti açayım, hepsini göstereyim. Gazeteler çarşaf çarşaf yayınladılar bunları. Ucuz politika yapacak, milletin kafasına karıştıracaksınız."

ERDOĞAN'IN KIZININ MEKTUBU: BURADAN EKMEK ÇIKMAZ

AK Parti Sözcüsü Çelik, basın toplantısında dün CHP Genel Başkanı Kılıçdaorğlu'nun gündeme getirdiği bir konuya da açıklık getirmeye çalıştı. Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın bir TV programında "80 öncesinden bahsediyorum" diyerek kızı Esra'nın kendisine mektup yazdığını söylediğini göstermiş; ancak kızının 1983 doğumlu olduğunu açıklamıştı. Çelik, şöyle konuştu: "Sayın Başbakan katıldığı bir televizyon programında 12 Eylül öncesindeki mücadelesini anlattı, 12 Eylül'den sonraki siyasi hayatını anlattı. Bu mücadelenin, çalışmanın zorluğundan bahsetti. O arada da antiparantez diye bir kavram var. Siz bugün Demirel'i anlatırsınız sonra Abdülhamit'ten bir örnek verirsiniz. Size birisi der ki ayıp ya Abdülhamit de Demirel'in devrinde. Sayın Başbakan o dönemleri 12 Eylül'ün zorluklarından söz ediyor, gece yarılarında eve geldiğinden bahsediyor, daha sonra 90'lı yıllarda kızının kendisine bir not yazdığını söylüyor. Kılıçdaroğlu, dün grubunda Sayın Başbakan'ın bu konuşmalarını veriyor, diyor ki kızı Esra'nın doğumu 1983. Ve 12 Eylül öncesinden bahsediyor. Esra doğmadan babasına not yazmış diyor. Sayın Kılıçdaroğlu, buradan sana ekmek çıkmaz. Sen kendince acaba hani müflis tüccar eski defterleri kurcalar diyoruz ya siz müflis siyasetçilersiniz."

'FEZLEKELERDE SÜREÇ DEVAM EDİYOR'

Ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Çelik'e yeniden fezlekeler soruldu. Çelik, "Ben fezlekelerde 'sizin ve benim bilmediğim bir şey kalmadı' dedim. Siz hala kamuoyu ne zaman bilecek diye soruyorsunuz. Burada yeni olan, esrarlı olan, gizli olan birşey yok. Sayın Kılıçdaroğlu, bunların önemli bir kısmını kendi grup toplantısında izletti. Herhangi bir insanla ilgili yargılamanın aylar yıllar aldığını hesaba katarsanız, TBMM'de kurulan soruşturma komisyonları Meclis tarafından yapılan bir yargılamadır. Bu insanların Yüce Divan'a gitmesine gerek var mı yok mu buna karar verecek. Bu kadar hayati bir meselede bazı şeylerin çalakalem yapılmasını kimse beklememelidir. Süreç devam ediyor. Kimsenin süreci tıkamak gibi bir amacı olamaz. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ortaya çıkacak, bizi rahatsız edecek, bizim ve sizin bilmediğiniz hiçbir şey yok. Olsaydı bugüne kadar ortaya çıkardı." şeklinde konuştu.

'YASADA ALBAYRAKLAR ADI GEÇMİYOR'

Soma'yla ilgili torba yasaya eklenen Balıkesir'deki SEKA'nın Albayraklar'a verilmesine ilişkin düzenlemeyi etik bulup bulmadığı sorulan Çelik, "Bu torba yasada ne Albayraklar geçiyor ne SEKA geçiyor. İsme adrese yönelik bir düzenleme yapılamaz. Şöyle bir şey olabilir, orada maddede diyor ki Özelleştirme İdaresi tarafından yapılan özelleştirmelerde, eğer özelleştirme prosedürleri tamamlanmışsa, kişilere teslim edilmişse, bu işlem her şey bitmişse, hukuk devleti mantığı gereği 10 yıl sonra birisi uyanır der ki ben dava açıyorum bu iptal edilir. Bunun Ahmet Mehmet için çıkarıldığını söyleyenler kendi yorumlarını ifade ediyorlar." dedi.

EFKAN ALA'NIN SKANDAL SÖZLERİNE SAVUNMA

İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın Hz. Muhammed (sas) ile ilgili ‘gururlandı’ sözlerinin sorulması üzerine de Çelik, "Kim tarafından yapılırsa yapılsın hangi ağızdan çıkarsa çıksın Peygamberimiz'le ilgili söylenmiş olan, rahatsız eden bir söze tepkiyi normal karşılarım. Ancak Sayın Ala, bununla ilgili ne kastettiğini izah etti. Buradan bir cımbızlama yapıldığı ortaya kondu. Namaza yaklaşmayın türünden bir değerlendirme yapılıyor. İçkiliyken namaza yaklaşmayın ayetini okuyan birisi bana namaza yaklaşma demiş şeklinde yorumlayabilir. Benim peygamberime kim ne söylerse söylesin, kim bütün Müslümanları rahatsız edecek bir söz söylerse ona tepki verme Müslüman olmanın gereğidir. Ancak Sayın Ala, niyetinin bu olmadığını söyledi." açıklamasını yaptı. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×