BBP Yüksek İstişare Kurulu'ndan Cumhurbaşkanı seçimi için 19 maddelik açıklama

Büyük Birlik Partisi (BBP) Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Cumhurbaşkanı seçim süreci ile ilgili 19 maddelik bir açıklama yaptı. BBP YİK olarak Ekmelettin Mehmet İhsanoğlu'nu destekleme kararının yayında olunduğu ifade edildi. Başbakan Erdoğan'ın...

BBP Yüksek İstişare Kurulu'ndan Cumhurbaşkanı seçimi için 19 maddelik açıklama

Büyük Birlik Partisi (BBP) Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Cumhurbaşkanı seçim süreci ile ilgili 19 maddelik bir açıklama yaptı. BBP YİK olarak Ekmelettin Mehmet İhsanoğlu'nu destekleme kararının yayında olunduğu ifade edildi. Başbakan Erdoğan'ın yaptığı yakışıksız ve agresif açıklamaların taraf ve tabanı üzdüğü vurguladı.

Yusuf Has Hacip'in "Aklın süsü dil; dilin süsü sözdür" tespiti ve içinizden sürekli hayra ve güzelliğe çağıran, haksızlığa, her türlü baskıya asla evet dememek ilkesi gereğince BBP Cumhurbaşkanlığı seçimdeki tarafını açıkladıktan sonra Başbakan Erdoğan'ın yaptığı ve edep sınırları aşan açıklamaları karşısında kamuoyuna bu açıklamayı yapmanın zaruretinin hasıl olduğu bildirildi. "Allah birliğimizi, beraberliğimizi daim etsin. Yar ve yardımcımız olsun!" denilen BBP YİK'nin açıklaması şöyle:

29 Ocak 1993 yılında milli/yerli ve dini değerleri önceleyerek bağımsız ve bağlantısız bir siyaset yapmayı hedefleyerek kurulan BBP, bir siyasi hareket olmaktan önce ulvi bir davadır. Kökleri Türklerin tarih sahnesine çıkışına ve İslam'ın yeryüzünü şereflendirmesine kadar götürülebilecek bu davanın ruhu alperenliktir.

BBP, bir dava hareketi olduğu için, peygamberi bir metot olan istişare ile kararlar almaktadır. BBP, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de parti yönetiminin bütün yönetim organlarıyla istişare ederek ortak bir karar almıştır. Bu kararda, eskiden beri savunulan milli, İslami, Sivil ve Demokrat, dürüst ve çalışkan vb. kriterler esas olmuştur. Bu davanın bütün mensupları ne tür karar alırlarsa alsınlar, vicdanlarıyla karar verirler! Farklı düşünen gönüldaşlarımız dahi vicdanıyla karar almıştır ve saygıya layıktır.

BBP Yüksek İstişare Kurulu (YİK) olarak partimizin yetkili kurulları ile yaptığı değerlendirmeler sonucunda almış olduğu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Prof Dr. Ekmelettin Mehmet İhsanoğlu’nu destekleme kararının partimizin bütünlüğü birliği ve beraberliği açısından yanında olduğumuzu beyan ederiz.

Partimizde 'tarafsız kalalım, tabanı serbest bırakalım, boykot edelim' diyen çok saygıdeğer görüşler de bazı dava arkadaşlarımızca kardeşlerimizce dile getirilmiştir. Bu teklifi yapan, savunan çok kıymetli dava arkadaşlarımızda olmuştur. Bunlar da asla yanlış değildir. Eğer Partimiz bu görüşler noktasında açıklama yapsaydı yine tereddütsüz bu kararında parti bütünlüğü ve ilkeleri açısında yanında olurduk.

Bizler istişare kararlarını her şeyin üstünde gören bir yapıyız! İstişare sonucu alınan karar kamuoyuna açıkladıktan sonra Sayın Erdoğan’ın yaptığı yakışıksız ve agresif açıklamalar, tarafımızı ve tabanımızı üzmüştür.

Partimize ve Alperen Ocaklarına yönelik itibarsızlaştırma operasyonlarının arkasında Otoriter rejim peşinde koşan. Muhaberat devletine, parti devletine özenen AKP hükümeti ve müttefiki statükonun temsilcileri vardır.

Bilinmelidir ki 1993 örtülü darbe 28 Şubat postmodern darbe sürecinde, 27 Nisan e-Muhtırasında hep dik duran, askeri ve bürokratik vesayete karşı çıkan BBP ve misyonumuz her daim var olacaktır. Rahmetli liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun üç kuruşluk menfaat için fırıldaklık yapmayan duruşunun takipçileriyiz. 2002 yılında AKP’nin nasıl ve kimlerle işbirliği içinde kurulduğu da birçokları gibi bizim de malumumuzdur!

Bu noktada Sayın A.N.Sezer’in seçimi sürecini hatırlatarak BBP’nin demokratik ve özgürlükçü tutumunun sizlerin tutumunun nasıl olduğunun mukayese edilmesini kamuyonun takdirine bırakıyoruz.

Mayıs 2000 yılında yapılan 10. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partimiz 28 Şubat zihniyetinin temsilcisi Ahmet Necdet Sezer’e karşı çıkarken; Sayın Erdoğan ve şürekâsı ne yapmıştı, hatırlayalım. Sayın Erdoğan, o günkü partisi Fazilet Partisi ( FP) adayını desteklemek yerine Sayın Sezer’i Merhum Ecevit’le ittifak ederek aday olarak çıkartmış ve desteklemişlerdi. Hatta Sayın Erdoğan açıkça Sezer için kulis faaliyetleri yürüttüğü de unutulmamıştır.

O dönemde Sayın Abdullah Gül’ün, Sayın Bülent Arınç’ın, Sayın Cemil Çiçek’in Sayın Sezer’e nasıl methiyeler dizdiklerinin belgelerine herkes ulaşabilir. Hatta Arınç’ın “gerçek bir hukuk adamı aşık oldum kendisine ” sözlerini günümüzdeki açıklamaları ile mukayese edildiğinde buruk bir tebessüm yerleşiyor yüzümüze!

En çok üzüldüğümüz ve kabul etmeyeceğimiz hususlardan birisi de, sayın Erdoğan’ın rahmetli liderimizin meselesini bile gayri ahlaki bir şekilde, gerçekleri ters yüz ederek meydanlarda seçim malzemesi yapmaktan çekinmemesidir. BBP’ye yönelik kirli ve karanlık operasyonu bizzat “Neymiş bu hükümet Yazıcıoğlu’nun faillerini bulmamış. Bu ne zavallılıktır. Bizim karşımızda bu tür şeyleri konuşamıyorlar. Ziyaretlerine gittiğimizde bu tür şeyleri söyleyemiyorlar.” demesi tamamen tutarsızdır, hilaf-I hakikattır. Evet, yardımcınız Sayın Arınç’ın da dediği gibi “Yazıcoğlu dosyasını açığa çıkarmak namus borcunuz”du, ama çıkar(a)madınız.

25 Haziran 2014 günü BBP’yi ziyaret ettiğinde iki saat süren görüşmenin bir saati Muhsin Başkan’ın dava dosyası ile ilgili olmuştu. Gelinen sürecin seyri safha safha size anlatıldığı ve 5,5 yıllık süreçte hükümetin hiçbir şey yapmadığı net bir şekilde yüzüne söylendiği halde “benim haberim yok” diyebilmenizi hangi vicdan kabul eder? Hadi siz doğruyu söylemiyorsunuz, BBP Genel Merkezi’nde bu konuşmalar olurken yanınızda AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Genel Sekreter Haluk İpek, Kültür Bakanı Ömer Çelik de bu yalana ortak olacak mı diye sormamızın da bir anlamının olmadığını bütün kamuoyu biliyor.

BBP’nin Sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmaması gerektiğine dair verdiği kararda Şehit liderimiz, Muhsin Yazıcıoğlu’nun 15 Nisan 2007 yılında yapılan BBP 2. Büyük Olağanüstü kurultayında yaptığı tarihi konuşmada çok etkili olmuştur. Bu konuşmada BOP projesi ile Türkiye’nin bölünmeye çalışıldığını terör örgütü ile müzakere edilerek bölücülüğün meşrulaştırılmak istendiğini belirtmişti. Böyle bir süreçte “Kürt meselesi” var diyen, ABD, AB ve bölücülerin desteklediği Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olamayacağını, böyle bir kişinin devletin başı olmasının ülkeyi felakete sürükleyeceğini daha 7 yıl önce söylemişti. Bugünkü Ortadoğu ve Türkiye’yi o günlerden görmüş tarihi uyarılarda bulunmuştu.

Belli ki Güneydoğu bölgesinde yaşanan terör olaylarının giderilmesi için ortaya atılan Çözüm sürecinin “Çözülme Süreci” olduğunu söylediğimiz için açık ve örtülü operasyonlara maruz kalıyoruz!

BBP ilkeli, seviyeli, temiz dürüst siyasetin adresidir. BBP her zaman demokrasinin, milli iradenin, hukuk’un yanında olmuştur. Askeri vesayete, bürokratik vesayetlere vesayetçi anlayış ve yönetimlere karşı olduğumuz gibi parti vesayetine de, yargı vesayetine de, parti devletine de karşıyız.

BBP kamplaşmaya, cepheleşmeye, kutuplaşmaya daima karşı çıkmıştır çıkmaya da devam edecektir. Statükodan, güçten yana değil, milletten taraf olmuştur. Bugün de yarın da hep böyle olacaktır.

Sonuç olarak, BBP daima milletten, hukuktan, demokrasiden yana olmaya devam edecek, kendisine yönelik kirli operasyonları atlatacak ve “içinizden her şeye rağmen doğruyu, adaleti gözeten bir ekip olsun” ilkesini misyon edinmeye devam edecektir.

Bütün bunların farkındayız, ama hiçbir güç bizi Rahmetli liderimiz şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun yolunda ve izinde çizgisini sürdürmemize engel olamayacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle bütün dava arkadaşlarımızı; genç, yiğit, fedakar Alperen Ocaklarımızın mensuplarını siyasi hareketimize, partimize karşı yürütülen itibarsızlaştırma operasyonu karşısında tek yürek olmaya davet ediyor, hepsini içten saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×