Ankara'da en geniş katılımlı 'paralel yapı' zirvesi

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, 'paralel yapı'nın devlet için büyük bir tehdit olduğunu söyledi

Ankara'da en geniş katılımlı 'paralel yapı' zirvesi

Başbakanlık'ta Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan başkanlığında çok geniş kapsamlı 'paralel yapıyla mücadele toplantısı' düzenlendi. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Paralel Devlet Yapılanması (PDY) ile mücadeleye ilişkin, "PDY sadece hükümet ve AK Parti için değil, devlet için bir tehdittir, demokrasi ve hukuk sistemi açısından büyük bir tehlikedir. Bu örgütün güvenlik ve yargı bürokrasisi üzerinden kalkıştığı darbe girişimleri sadece hükümeti değil, devleti ve devletin ayakta kalmasını sağlayan kurumları devirmeye yöneliktir." dedi.

Akdoğan, Başbakanlık Merkez Binada gerçekleştirilen, Paralel Devlet Yapılanmasıyla Mücadele Toplantısı öncesinde açıklamalarda bulundu. PDY ile mücadelenin Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu kararlarına yansıdığını belirten Akdoğan, 17 Şubat 2016'da yayımlanan Başbakanlık genelgesinin, cumhurbaşkanının başkanlığında, devletin tüm kurumlarının bu örgüte karşı ortaya koyduğu mücadeleye vurgu yaptığını söyledi.

Akdoğan, genelgeyle terör örgütleri veya legal görünümlü illegal faaliyet yürüten yapılarla teması olan, onlarla hareket eden, destek olan, bunlarla mücadeleyi engelleyen veya propagandasını yapanlara karşı alınması gereken tedbirlerin ortaya konduğunu dile getirerek 7 Nisan'da da konuyla ilgili koordinasyon görevinin kendisine verildiğini anımsattı.

Gerçekleştirecekleri toplantıda tüm bakanlık müsteşarlarının konuyla ilgili yaptıkları çalışmaların ele alınacağını ve atılması gereken ilave adımların masaya yatırılacağını ifade eden Akdoğan, "Bu örgütle mücadele bir devlet politikasıdır ve tüm devlet kurumları bu politika çerçevesinde kendi alanlarında gereken adımları atacaklar, bu hastalıklı örgütle amansız bir mücadele yürüteceklerdir." diye konuştu.

Paralel Devlet Yapılanması örgütünün tehdit kapasitesi ve eylemlerinin son yıllarda net bir şekilde ortaya çıktığına işaret eden Akdoğan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanlığı döneminde bu tehdide karşı takındığı net tavır, cumhuriyeti, devleti ve demokrasiyi koruma kararlılığı sayesinde bu yapı ve uzantıları deşifre edilmiş, tüm oyunları, oyun planları bozulmuştur. Gelinen noktada örgütün organizasyon şeması, kadroları, amaçları deşifre edilmiş ve toplumda büyük bir farkındalık oluşmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

"1970'li yıllardan bu yana devlet kurumlarında gizlice örgütlenen PDY sadece hükümet ve AK Parti için değil, devlet için bir tehdittir, demokrasi ve hukuk sistemi açısından büyük bir tehlikedir." ifadesini kullanan Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu örgütün güvenlik ve yargı bürokrasisi üzerinden kalkıştığı darbe girişimleri sadece hükümeti değil, devleti ve devletin ayakta kalmasını sağlayan kurumları devirmeye yönelikti. Tek tek bütün vatandaşlarımız, gruplar, cemaatler, kurumlar bu örgütün mağduru olmuştur. Sınav sorularının çalınmasından, istihbarat ve silahlı kuvvetlere yönelik kumpas girişimlerine, iş adamlarına ve medya mensuplarına şantaj yapılmasından yüz binlerce insanın yasa dışı dinlenmesine kadar herkes bu örgütün hedefi olmuştur. Bu örgütün amacı esaret rejimi kurmak ve Türkiye'yi yabancı güçler adına uydu ülke haline getirmektir."

Demokratik gelişmelerden istifade eden örgütün vesayet rejimi kurmak için demokrasiye ve siyasete kastettiğinin altını çizen Başbakan Yardımcısı Akdoğan, şöyle devam etti:
"Bu hayalet ve asalak yapı, demokratik araçları demokrasiye kastetmek için istismar etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu sayesinde örgüt başka çıkar yol bulamadığı için adeta intihar saldırısı şeklinde eylemlere ve saldırılara yönelmiş ama tüm girişimleri de akamete uğratılmıştır. Türkiye'de geçmiş dönemde din-devlet ilişkilerinde yaşanan sorunları bahane ederek din istismarı ile güçlenmeye çalışan örgüt, öncelikle kendisine manevi duygularla destek olan insanlara ihanet etmiştir. Devleti ele geçirmeye çalışan bir casusluk şebekesine dönüşmüştür. Dünyada hiçbir demokratik devlet, maaşını ve gücünü devletten, talimatı başka yerden alan, kendi altını oyan bir yapıya izin vermez. Devlet içine sızmış tüm unsurların tasfiyesi, verdikleri zararın tamamen ortadan kaldırılması, devletimizin bekası, milletimizin selameti açısından kaçınılmazdır."

"ŞEBEKE TARUMAR EDİLMİŞTİR"

Örgütün, onlarca yılda oluşturduğu operasyon kabiliyetinin önemli ölçüde etkisiz hale getirildiğini vurgulayan Akdoğan, şunları söyledi:

"Adeta şer üçgenine dönüştükleri alanlarda şebeke tarumar edilmiştir ancak bu örgütün devlet içindeki gizli gücü tamamen tasfiye edilmemiştir. Devletimizin tüm kurumlarının bir seferberlik ruhuyla bu gücü etkisizleştirmesi ve sisteme verdikleri zararı tamamen ortadan kaldırılması çok büyük önem taşımaktadır. Bu örgütün lider kadroları ve illegal sorumluları büyük ölçüde yurt dışına kaçmış durumda. Yargı süreçlerinin kendilerine uzanacağını düşünenler de adaletin pençesine yakalanmamak için yurt dışına kaçıyorlar. PDY örgütü şu anda yurt dışında Türkiye karşıtı cephenin neferi olmuş, Türkiye düşmanlarıyla şer ittifakına girmiştir. Bu örgütün elemanları, Türkiye'ye karşı algı operasyonları içinde faaliyet göstermektedir. 7 Haziran'dan sonra nasıl PKK, DHKP/C, DEAŞ gibi terör örgütleri eş zamanlı olarak saldırıya geçtiyse paralel örgüt de bu saldırının bir parçası olmuştur."

Türkiye'de kaos çıkarmaya yönelik bu oyunun bir aktörünün de PDY olduğunun altını çizen Akdoğan, "Terör örgütleriyle ve Türkiye düşmanlarıyla açık işbirliği yapan paralel yapıyla mücadelede başarılı olunması, terörle mücadelede başarılı olunabilmesinin mutlak şartıdır." dedi.
Akdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu yüzden sürekli söylediğimiz şey budur; terörle mücadele de başarılı olmak istiyorsak, bu oluşumlar, örgütler, yapılarla da amansız bir mücadele ortaya koymak ve başarılı olmak durumundayız. Türkiye Cumhuriyeti nezdinde, PDY'nin PKK'dan, DEAŞ'tan hiçbir farkı yoktur. Devlete ve demokrasiye savaş açan tüm bu örgütlerle mücadele bir milli güvenlik meselesidir. Bu, herhangi bir kişinin, kurumun, hükümetin de sorunu değildir. Türkiye'nin sorunudur, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir sorunudur. Bu yüzden topyekun mücadele çok büyük önem taşımaktadır."

Örgütün farklı taktik ve stratejilerle ayakta kalmaya çalıştığını, kamuya, diğer cemaatlere sızma girişiminde bulunduğunu bildiklerini aktaran Akdoğan, "Şirketleri, mal ve mülkleri satarak yurt dışına kaçırmaya çalıştıkları, farklı isimlerle adeta bukalemun gibi tutunmaya çalıştıklarını görüyoruz." diye konuştu.

Bu konuda geçen hafta da uyarı yaptığını hatırlatan Yalçın Akdoğan, örgütün birtakım şirketleri satarak yurt dışına paraları kaçırmaya çalıştığını ifade etti.

Bu örgütün mallarını almanın "kara para aklamak" manasına geldiğini vurgulayan Akdoğan, "Suça ortak olmak, teröre destek vermek anlamına gelir. Devam eden soruşturmalar, bu şirketler üzerinden o şahıslara da uzanır." dedi.

Yalçın Akdoğan, şunları kaydetti:
"Buna karşı iyi niyetli olarak vatandaşlarımızı uyarıyoruz, ister bu şekilde gerçekten alsınlar, ister muvazaa bir işbirliğinin içine girmiş olsunlar, diğer bir oyunları da birtakım farklı vakıflara, derneklere, cemaatlere birtakım malları devrederek, bu soruşturmaların onlara da uzanmasını sağlamak ve devlet sanki onlara karşı bir işin içindeymiş gibi göstermeye çalışmak. Bu oyuna da kimse gelmemelidir. Bu oyunlara bilerek veya bilmeyerek alet olanlar devam eden soruşturmalar bağlamında hukuki açıdan sorumluluktan kurtulamazlar. Tüm illegal örgütlerle mücadele devletin görevidir. Bu mücadeleyi adaleti ve hakkaniyetle gözeterek devam ettiriyoruz. Adalet hak edene hak ettiğini vermek demektir. Adaletin gereği açık haksızlıklar ve hukuksuzlar karşısında gerekenin yapılmasıdır. Bunların yaptıklarını kimileri günah, kimileri ayıp görebilir. Ama devlet suçla ilgilenmektedir. Açık, aleni suç vardır ortada. Devlet elbette bunun üzerine gitmektedir ve gidecektir. Bu mücadele, hukuk içinde, sapla samanı karıştırmadan, büyük bir hassasiyetle devam etmektedir."

Bugünkü toplantıda bu hastalıklı yapının tamamen etkisizleştirilmesi için yapılan çalışmaları değerlendireceklerini ve atılması gereken ilave adımları ele alacaklarını aktaran Akdoğan, "Bir hususu da özellikle vurgulamak istiyorum; AK Parti'nin kongresi var, işte yeni bir hükümet kurulacak, geçiş süreci, 'acaba bu mücadelede bir duraksama, bir rehavet oluşur mu' diye birileri de ümitlenmesin, hükümetimiz görevimizin başındadır ve bu mücadele bu süreçte de aynı kararlılıkla devam etmektedir. Nasıl bugünlerde PKK terörüyle ciddi bir mücadele yürütülüyorsa, operasyonlar yapılıyorsa aynı şekilde bu örgüte karşı da mücadele hız kesmeden sürdürülecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Akdoğan, toplantıda bakanlık ve kurum müsteşarlıklarıyla, mücadelede nereden nereye gelindiği ve daha hangi mesafelerin alınması gerektiğinin değerlendirileceğini anlattı.

TOPLANTIYA KATILANLAR

Başbakan Yardımcısı Akdoğan’ın konuşmasının ardından, toplantı basına kapalı olarak devam etti.

Toplantıya, Başbakanlık Müsteşarı Kemal Madenoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muhammed Dervişoğlu, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı Ebubekir Şahin, AB Bakanlığı Müsteşarı Rauf Engin Soysal, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Ersan Aslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mazhar Yıldırımhan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk, Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı İbrahim Şenel, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, Gençlik ve Spor Bakanlığı Müsteşarı Faruk Özçelik, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Nusret Yazıcı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Cenap Aşçı, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Selami Altınok, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Cüneyd Düzyol, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Ali Şahin, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Seyit Ahmet Baş, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı Sezai Bostancı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşarı Akif Özkaldı, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Tarkan Alpay, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı Özkan Poyraz, Hazine Müsteşar Yardımcısı Taşkın Temiz ile Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir katılıyor.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×