AB Bakanlığı’ndan ‘Mor Gabriel’ açıklaması

Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı, Mor Gabriel Manastırı’nın sorun teşkil eden arazisinin 25 Şubat 2014 itibarıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Manastır Vakfı adına tescil edilmesinin Türkiye’nin kardeşlik dokusunun güçlenmesi ve ileri demokrasi hedef.

AB Bakanlığı’ndan ‘Mor Gabriel’ açıklaması

Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı, Mor Gabriel Manastırı’nın sorun teşkil eden arazisinin 25 Şubat 2014 itibarıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Manastır Vakfı adına tescil edilmesinin Türkiye’nin kardeşlik dokusunun güçlenmesi ve ileri demokrasi hedeflerinin gerçekleşmesi adına önemli bir kazanım olarak değerlendirildiğini bildirdi.

Bakanlık'tan konuyla ilgili yapılan açıklamada, 30 Eylül 2013’te açıklanan ‘Demokratikleşme Paketi’nin önemli maddelerinden Mor Gabriel Manastırı konusunda tarihi bir adım atıldığına işaret edilerek, "Hükümetimizin bir hakkın teslimi olarak attığı bu adımı, ülkemizin kardeşlik dokusunun güçlenmesi ve ileri demokrasi hedeflerinin gerçekleşmesi adına önemli bir kazanım olarak değerlendiriyoruz. Hükümet olarak son 12 yıldır her kesime olduğu gibi farklı inanç gruplarına yönelik gerçekleştirdiğimiz devrim niteliğindeki reformlar bir meselenin daha çözümüne imkân sağlamıştır.
Bilhassa Süryani vatandaşlarımızın bu adımdan duydukları memnuniyeti yüksek sesle dile getirmeleri ve Hükümetimize şükran beyanlarında bulunmaları tarafımızca memnuniyetle karşılanmıştır." denildi.

"TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİK SÜRECİNE DE OLUMLU ETKİLERİ OLACAK"

Her zaman ifade ettikleri gibi Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinde gerçekleştirdiği kararlı reformları ve bu reformlarla tanınan hakları vatandaşlar için asla bir lütuf olarak görmediklerini ifade eden açıklama, şöyle devam etti: "Hükümetimizin sebep olmadığı, ancak göreve geldiği günden itibaren çözümü yönünde ciddi gayretler sarf ettiği Mor Gabriel Manastırı ile ilgili sorunun yine Hükümetimiz tarafından kalıcı bir çözüme kavuşturulması da bu hassasiyetimizin bir tezahürüdür. Söz konusu adımın Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecine de olumlu etkilerinin olacağı müşahede edilmektedir. Ülkemizde yerel seçim gündemine rağmen Hükümetimizin reform gündeminden taviz vermemesi de ulusal ve uluslararası ölçekte Hükümetimize karşı yargısız infaz niteliğindeki eleştirilere de anlamlı bir cevap teşkil edecektir.
Ülkemizin istikrar ve huzur atmosferine yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir dönemde Hükümetimizin bu adımı tereddütsüz şekilde atması da önemle not edilmelidir. Hükümetimiz Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik süreciyle şekillenen reform gündeminden sapmadan hedeflerine kararlılıkla ilerlemeye, ülkemizin istikrar ve kardeşlik atmosferini daha da güçlendirecek adımları atmaya devam edecektir."
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×