AB Bakanı Çelik: Gülen, Ladin ve IŞİD'den daha tehlikeli

AB Bakanı Ömer Çelik, Fetullah Gülen'in Bin Ladin ve IŞİD'den daha tehlikeli olduğunu söyledi

AB Bakanı Çelik: Gülen, Ladin ve IŞİD'den daha tehlikeli
23 Temmuz 2016 Cumartesi 15:38

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Bu söz konusu terör örgütünün başı olan Fetullah Gülen, Usame Bin Ladin'den daha tehlikeli bir şahıstır. Çünkü Bin Ladin, doğrudan terör tehdidinden bahsederek terör eylemleri gerçekleştirmiştir. Bu şahıs ise sürekli olarak hoşgörü, diyalog gibi birtakım yumuşak kavramların arkasına sığınarak son derece tehlikeli bir terör organizasyonunu yönetmektedir." dedi. 

Bakanlıkta gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Çelik, sapık bir dini anlayışa dayanan askeri diktatörlük hevesinin, Türk demokrasine karşı terör eylemi gerçekleştirdiğini söyledi.

Çelik, "Bu sapık dini anlayış kendisinin her konuda karar verme merciinde gören, her konuda hakikatin merkezine yerleştiren, kendisine teolojik bir çerçeve çizen ve bu temelde de Türkiye'yi bir askeri diktatörlüğe dönüştürmeye çalışan, demokrasimize de düşmanca saldırı gerçekleştiren bir odaktır." diye konuştu.

Türk demokrasinin, demokrasi tarihinin en ağır tehdidiyle karşı karşıya kaldığını belirten Çelik, "Halk hareketlerinin yaklaşık olarak 200 yıllık bir tarihi var. Halkın iradesine dönük olarak bu derece vahşi bir saldırı dünya demokrasi tarihinde görülmemiştir. Tabii büyük milletimizin bu vahşi saldırıya verdiği tepki de dünya demokrasi tarihinin yeniden yazacak bir kudrettedir." ifadesini kullandı.

Bakan Çelik, 15 Temmuz darbe girişimin, bütün demokratik yönetimlere dönük tehditler içerisinde değerlendirildiğinde devletin yapısını dışarıdan ele geçirmeye çalışmış, silahlı kuvvetlerine, güvenlik bürokrasine bu kadar sızmış bir yapıyla tarihte başka bir şekilde karşılaşmanın mümkün olmadığını dile getirerek şöyle devam etti:

"Diktatörlük hevesini, teolojik bir çerçeveye oturmuş, diktatörlük hevesini istismar ettiği dini kavramlarla temellendirmeye çalışmış bu terör örgütünün başı olan şahıstan doğrudan emir alan asker üniforması giymiş darbeci seri katiller milletimize ateş açmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızı öldürmeye çalışmış, TBMM'yi bombalamış, milletvekillerini öldürmeye çalışmış, Türkiye Cumhuriyeti'nin meşru Başbakanına saldırıda bulunmuş, bakanları ölüm tehdidi ile karşı karşıya bırakmışlardır."

Çelik, söz konusu terör örgütünün elebaşı Fetullah Gülen'in, Usame Bin Ladin'den daha tehlikeli biri olduğunu belirterek şunları kaydetti:

"Çünkü Bin Ladin, doğrudan terör tehdidinden bahsederek terör eylemleri gerçekleştirmiştir. Bu şahıs ise sürekli olarak hoşgörü, diyalog gibi birtakım yumuşak kavramların arkasına sığınarak son derece tehlikeli bir terör organizasyonunu yönetmektedir.

Terör örgütü olan DAEŞ'ten daha tehlikeli bir yapıyla karşı karşıyayız çünkü DAEŞ devlet yapılarını terör vasıtasıyla doğrudan hedef almaktadır. Bu Fetullahçı terör örgütü ise devleti içeriden ele geçirerek içeriden bir takım unsurları vasıtasıyla devleti çeşitli kollarla sararak devletin altyapı ve demokratik düzenini, kurumlarını, halkın milli iradesini imha etmeye çalışmaktadır. Karşımızda hiç kimsenin birtakım yorumculara bakarak mazur göstermeye çalışacağı gibi bir şahıs söz konusu değildir. Karşımızda Usame Bin Ladin'den daha tehlikeli bir şahıs ve yumuşak kavramların arkasına sığınarak en sert terör eylemlerine imza atmaktan çekinmeyen halkın üzerine kitleler halinde kurşun yağdırmaktan çekinmeyen vahşi bir terör organizasyonu ile karşı karşıyayız."

"DÜNYA DEMOKRASİ TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞ ŞEY"

15 Temmuz darbe girişiminin bir diğer boyutuna dikkati çeken Çelik, "Türkiye'yi Irak ve Suriye'deki istikrarsızlığın bir parçası haline getirmek, Türkiye'yi DAEŞ, PKK, DHKP-C gibi terör örgütleriyle mücadele edemez hale getirmek ve uzun yıllar kaos içerisine sokacak birtakım eylemleri ortaya koymak gibi bir amaçları olduğu açık ve net şekilde görülüyor." değerlendirmesinde bulundu.
Çelik konuşmasına şöyle devam etti:

"Türkiye'ye istikrar çağrısı yapanların, Türkiye'ye bundan sonra şiddetten uzak durulması çağrısı yapanların öncelikle Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaya çalışan, ülkeyi bir şiddet sarmalına sokmaya çalışan, Ortadoğu'daki istikrarsızlık yapısının vahim bir parçası haline getirmeye çalışan bu yapıyla açık ve net şekilde mücadele içinde olmaları gerekir.

Cumhurbaşkanımızın ve ailesinin hayatı tehdit edilmiştir. TBMM bombalanmış, hükümet binalarına saldırılmış, sivil vatandaşlarımız çeşitli şekillerde devletin verdiği üniformayı giymiş katiller tarafından öldürülmüştür. Kendi silah arkadaşlarını şehit etmişlerdir. Kahraman polisleri şehit edip masum kadın ve erkeklere silah sıkmışlardır. Yakın arkadaşlarımızın da şehit olduğu bu süreçte vatandaşlarımızın da meydanlara çıkarak demokrasiye sahip çıkmaları tüm dünya demokrasi tarihini temize çekmiştir. Bir halkın topyekun ölmeyi göze alarak tankların, F16'ların üzerine yürümesi o halkın demokrasiye bayraklaşarak (darbeye) karşı çıkması dünya demokrasi tarihinde görülmüş şey değildir."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×