Yeni yasama yılı açılış resepsiyonu

- Milli Savunma Bakanı Işık: "Bir kalkışma ihtimali görmüyorum, bireysel girişimler her zaman ihtimal dahilinde olabilir" - "Bütün Suriye ve Irak'ta yapacağınız mücadele DEAŞ ile mücadelede biz koalisyonun bir parçasıyız ve elimizden gelen tüm desteği veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Çünkü DEAŞ, ABD'den daha fazla Türkiye'ye tehdit" - "Avrupa'ya göç arttıkça Avrupa'da radikal unsurlar, aşırı uçlar güçleniyor. Bu sadece Türkiye'nin veya bölgenin güvenliği meselesi olmaktan çıktı. Avrupa'nın demokratik değerlerinin tehdit altına girmesi gibi bir sonuca doğru gidiyor. Burada artık daha fazla gecikmeden bu güvenli bölgenin oluşması ve insanların kendi toprakları içerisinde huzur içinde yaşamasının sağlanması lazım"

Yeni yasama yılı açılış resepsiyonu
01 Ekim 2016 Cumartesi 21:36

TBMM (AA) - Milli Savuna Bakanı Fikri Işık, ikinci darbe iddialarına ilişkin,"Bir kalkışma ihtimali görmüyorum, bireysel girişimler her zaman ihtimal dahilinde olabilir." dedi.

Işık, TBMM'nin 26. Dönem 2. Yasama Yılı açılış resepsiyonunda, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rakka konusunda ABD ile görüş ayrılığı içinde olduklarını dile getiren Işık, Türkiye'nin sorunun PKK ve PYD unsurlarıyla değil, bölge halkıyla çözülmesinden yana olduğunu ifade etti. Rakka'da yaşamayan PYD ve PKK unsurları bölgeye taşındığında, bölge DAEŞ'ten temizlendikten sonra büyük bir kavganın fitilinin ateşleneceğine dikkati çeken Işık, "Bu bölgenin insanıyla bu operasyonu yaparsanız hem DEAŞ'ı temizlemiş oluruz. O zaman Türkiye olarak biz de belli katkıları veririz, onun sınırını askerler konuşurlar ama bu temizlik yapıldıktan sonra DEAŞ ile ilgili orada huzur ve sükunet sağlanır. Yoksa bunu PYD, PKK, YPG unsuruyla yapmaya kalktıktan sonra orada siz bir sorunu çözmüş olmazsınız, bir sorunu çözerken daha büyük bir sorunu çok daha karmaşık sorunu tetiklemiş olursunuz." diye konuştu.

- İncirlik Üssü'nün kullanılması

Bir gazetecinin, "Bu konuda ısrar ederlerse İncirlik Üssü'nün kullanılmasında bir sınırlama getirilir mi?" sorusuna ise Bakan Işık, İncirlik'in şu anda DAEŞ'e karşı koalisyon güçlerinin kullanımına açık olduğunu belirtti. İncirlik Üssü'nün kullanımının belli kriterler çerçevesinde gerçekleştiğine dikkati çeken Işık, "Çizdiğimiz çerçeveden dışına çıkılırsa İncirlik'in kullanımına kısıtlama getirilebilir. Yapılan anlaşmanın dışına çıkılmadığı sürece İncirlik'in kullanılmasına kısıtlama getirilmesi Türkiye gibi bir ülkenin bu noktadaki güvenilirliğini zedeler." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin askerlerini başka bir yere götüreceği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Işık, kendilerinde böyle bir bilginin olmadığını vurguladı. Bakan Işık, "Kimseyi burada zorla tutmuyoruz. 'Öyle aman ha gitmeyin, sizin arkanızdan çok ağlarız' gibi şeyimiz de yok. Sonuçta İncirlik, ABD ihtiyaç duyduğu için özellikle DEAŞ'la mücadelede ihtiyaç duyduğu için kullanıyor. Bizim DEAŞ koalisyonu da buradan İncirlik'i ihtiyaç duyduğu için kullanıyor. Yoksa 'Topraklarımıza illa gelin, buraya kullanın, burası siz olmazsanız olmaz' gibi bir anlayışımız zaten yok." ifadelerini kullandı.

Rakka konusunda ABD'nin YPG ve PYD gibi unsurların bölgede olması noktasında ısrarcı olduğuna işaret eden Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu da bizde ABD'nin daha sonrası için bir planı olduğuna yönelik kuşkular oluşturuyor. Biz bunu her fırsatta ABD'ye söylüyoruz. Aynı şey Musul için de geçerli. Rakka ve Musul operasyonunda, operasyonun başarısı ve operasyon sonrası bu iki şehrinde güvenliğinin, huzurun, istikrarın temin edilmesi ve sürdürülebilir olması için o bölgenin kendi güçlerinin Musul'da o bölgenin yerlisi olan Sünni aşiretlerin yoğunluk olarak kullanılması ki biz ona çok yoğun destek veririz. Rakka'da da özellikle o bölgeyi insanı olan Arapların kullanılması ve o Suriye Demokratik Güçleri gibi bazı aldatmacalara da biz çok fazla itibar etmiyoruz. Yani PYD, YPG unsurlarını kamuflajı gibi kullanılmasını da kesinlikle kabul etmiyoruz. O konudaki hassasiyetimiz sürüyor. Ama bunun dışında özellikle bir sorunu çözerken daha büyük bir sorunu oluşturmamak stratejik aklın gereğidir. Biz ABD'ye bunu özellikle söylüyoruz. Bir sorunu çözerken daha büyük bir sorunu oluşturmayın, daha büyük bir sorunun fitilini ateşlemeyin."

Türkiye'nin bu bölgenin ülkesi olduğunu, bölgedeki dengeleri çok daha iyi bildiklerini dile getiren Işık, "ABD'nin bu bölgede bir adım atacaksa, bir hareket yapacaksa bunu Türkiye'den habersiz yapmasının ABD açısından da telafisi imkansız sonuçlar doğuracağını, neticeler doğuracağını kendilerine söylüyoruz." dedi.

Bakan Işık, Rusya ve ABD ile sürekli temas halinde olduklarını aktardı.

Rakka ve Musul operasyonlarına ilişkin Türkiye'nin ilkesinin başından itibaren belli olduğunu anlatan Işık, şu değerlendirmede bulundu:

"Bütün Suriye ve Irak'ta yapacağınız mücadele DEAŞ ile mücadelede biz koalisyonun bir parçasıyız ve elimizden gelen tüm desteği veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Çünkü DEAŞ, ABD'den daha fazla Türkiye'ye tehdit. Şu ana kadar DEAŞ nedeniyle hayatını kaybeden ABD'liden fazla Türk insanı var. Dolayısıyla bu bizim için daha fazla tehdit. Buna karşı mücadele edelim, bu mücadelemiz bir stratejik akılla yürüsün. Bu mücadele başka daha büyük bir problemlere kapı açmasın. Şimdi bunu ABD'lilere özellikle anlatmaya çalışıyoruz. Benim ABD Savunma Bakanı ile üç defa görüşmem oldu, ilk görüşmemdeki tavrı ile ikinci görüşmemdeki tavrı ve son özellikle Londra'daki görüşmemiz daha farklıydı, olumlu anlamda farklıydı. İlk görüşmelerde 'Biz sizden farklı düşünüyoruz', diyorlardı, şimdi 'Sizi anlıyoruz' demeye başladılar. Bu tabi onların kararlarında ne kadar etkili olacak bunu uygulamada göreceğiz."

Fikri Işık, Başika ile ilgili bir sorun görmediklerini, Irak'ın kendi yerel unsurlarının eğitiminin yapıldığını ve bölgenin güvenliğine ciddi katkı sağlandığını söyledi.

- Güvenli bölge oluşturulması

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın DEAŞ'tan temizlendikten sonra güvenli bölge ilan edilmesi talebi talep karşılık bulmazsa yeni bir adım söz konusu olacak mı?" sorusu üzerine de Işık, Türkiye'nin şu anda kendi içerisinde 2 milyon 700 binden fazla Suriyeliyi, 300 bin civarında Iraklıyı barındırdığının, sınırın hemen ötesinde de 300 bine yakın mülteci bulunduğunun altını çizdi .

Güvenli bölge oluşturulmadığı takdirde Suriye'de en küçük hareketlenmede Türkiye'ye ve Avrupa'ya yeni bir göç dalgası olacağını ifade eden Işık, şunları kaydetti:

"Güvenli bölgenin oluşturulması hem Türkiye'nin sınır güvenliği, hudut güvenliği, hem DEAŞ'ın o bölgede barınamaması hem insanların kendi topraklarında, kendi ülkelerinde güven içerisinde hayatlarını idame ettirebilmesi hem de bu PYD, YPG unsurlarının hayalinden vazgeçmeleri son derece önemli. Biz bunu ısrarla savunuyoruz. Müttefiklerimize diyoruz ki 'Gelin bunu hayata geçirin.' Biz bunu 3-4 sene önce hayata geçirmiş olsaydık, DEAŞ karşısındaki koalisyon, bugün belki bu kadar büyük problemler yaşamayacaktık. Avrupa'nın siyaseti etkileniyor. Avrupa'ya göç arttıkça Avrupa'da radikal unsurlar, aşırı uçlar güçleniyor. Bu sadece Türkiye'nin veya bölgenin güvenliği meselesi olmaktan çıktı. Avrupa'nın demokratik değerlerinin tehdit altına girmesi gibi bir sonuca doğru gidiyor. Burada artık daha fazla gecikmeden bu güvenli bölgenin oluşması ve insanların kendi toprakları içerisinde huzur içinde yaşamasının sağlanması lazım. Türkiye bunu savunuyor ve bunu savunmaya devam edeceğiz."

Bir gazetecinin, ikinci bir darbe girişimi iddialarını sorması üzerine Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "Bir kalkışma ihtimali görmüyorum, bireysel girişimler her zaman ihtimal dahilinde olabilir." dedi. Gazetecinin "Bireysel derken suikasttı mı kastediyorsunuz?" sorusuna ise Işık, "Bir iki kişinin, birkaç kişinin; bu tip şeyler her zaman ihtimal dahilindedir ama bir ikinci darbe teşebbüsü ihtimalini ben görmüyorum." karşılığını verdi.





İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×