TBMM 26. Dönem 1. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı

- TBMM Başkanı Kahraman: (2) - "(FETÖ'nün darbe girişimi) Hepimizin gözü önünde cereyan eden, üzücü bir hadise; Türkiyemizin karşılaşmaması gereken bir hadiseydi. Maske takmış bir insanın uzun yıllar meydana getirdiği bir yapı. Bir meczupla karşı karşıyayız" - "Ayıklanma zaten kendiliğinden oluyor. Bütün bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkan tabloya rağmen hala devam edenleri zaten toplum bir tarafa atacaktır, itecektir" - "Bütün işlemler adalet üzerine yapılacaktır. Adil bir şekilde, evrensel hukuk normlarına, Anayasa ve mevzuata uygun çalışmalarla yürünmelidir. Öyle olursa kalıcı ve doğru olur" - "Seçimler zamanında yapılmalıdır. Sebep şu ya da bu, erken seçime gidileceğini zannetmiyorum"

TBMM 26. Dönem 1. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı

TBMM (AA) - TBMM Başkanı İsmail Kahraman, FETÖ'nün darbe girişiminin herkesin gözü önünde cereyan ettiğini anımsatarak, "Maske takmış bir insanın uzun yıllar meydana getirdiği bir yapı. Bir meczupla karşı karşıyayız. Ayıklanma zaten kendiliğinden oluyor. Bütün bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkan tabloya rağmen hala devam edenleri zaten toplum bir tarafa atacaktır, itecektir." dedi.

Kahraman, TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen 26. Dönem 1. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı'nda gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

"Yeni anayasa" ile ilgili soru üzerine, Kahraman, yeni anayasanın toplumun bütünüyle özümsediği bir anayasa olması gerektiğini söyledi. İsmail Kahraman, şöyle konuştu:

"Elbette herkes bütünüyle hemfikir olmayabilir ama çok büyük çoğunluğun iştiraki gereklidir. Bendeniz 4 parti diyorum. Hepimizin gönlü bütün partilerimizin müşterek olarak kabulü istikametinde. Nitekim daha önce kurulan Uzlaşma Komisyonu uzlaşamadı, orada her parti eşit sayıda temsil edilmişti, bu dönemde ikinci defa kurulan Mutabakat Komisyonu, her parti, 3'er kişiden eşit sayıda temsil edildi. Demek ki her seferinde gönlümüz, bütünüyle bir araya gelerek çözüme gitmek istiyor.

1961 ve 1982 Anayasaları, olağanüstü şartlarda hazırlanan anayasalardandır. 1921 hariç diğer anayasalar bir ithal anayasa gibidir, cebri anayasa gibidir. 1876 Anayasası Belçika Anayasası'nın, 1924 Anayasası Fransa Anayasası'nın esaslarını almıştır. 1921 millidir. 1961 Anayasası Alman Anayasası'nın esaslarına göre tanzim edildi. 1982, askeri idarenin anayasası şeklinde oldu. Sivil bir anayasa... O yüzden sivil deniyor; bizim şartlarımıza uygun, toplumumuza uygun bir anayasa. Bu olmadığı içindir ki anayasalar kısa aralıklarla değişiyor, birçok madde değişiyor, insicamı da ortadan kalkıyor. Anayasalar ilaç prospektüsü değil, uzun nizamnameler değil, özlü olarak yapılması gereken hususlardır. Kaba bir şekilde ele alınma değil, özünü ortaya koyma tarzında olmalı ve yaşayan hayata göre de anayasa uygulamada, gerekli şekilde değişiklik yapılabilen bir metin olmalıdır."

TBMM Başkanı Kahraman, anayasaların dokunulmaz metinler olmadığını vurgulayarak, "Meclis bunu ele almalı, Türkiyemize uygun, darbe önleyici, vesayet kaldırıcı, ferdi merkeze alan bir anayasa olmalıdır. Bu istek bütün partilerde olduğu için, bütün partilerimiz - Meclis'te olsun olmasın - hepsinin seçim beyannamesinde yeni anayasa hedef olarak alınmıştır. Ben inanıyorum ki toplum da bunu istiyor ve bu istekler doğrultusunda 26. Dönem, güzel bir anayasa yaparak, siyasi tarihe taçlanmış olarak geçecektir." diye konuştu.

- "Anayasaya ilişkin mini paket, ön çalışma"

Anayasaya ilişkin mini paketi geçici, ön çalışma olarak gördüğünü kaydeden Kahraman, bu paketin yargıdaki tekliği sağlamaya yönelik bir çalışma olduğunu bildirdi. Kahraman, "Kısa zamanda anayasanın bu noktasının değişeceğini görüyoruz." dedi.

Kahraman, "siyasetteki Fethullahçı ayıklanma" ile ilgili soru üzerine, şunları belirtti:

"Bu ayıklama devam ediyor. OHAL Kanunu çerçevesinde çıkartılan 8 KHK var. Kurumlar kendi içlerinde tasfiyelerini yapıyor. İllerde yanlış yapılmış ise onların düzeltilmesi noktasında çalışma yapılıyor. Sayın Başbakanımızın ifadesiyle, 'sapla samanı karıştırmayacağız.' Hakikaten hassas davranılması, adil olunması lazım. Bir tarafta kişinin geleceği, hakkı, hukuku; diğer tarafta devletin bekası, geleceği ve yaşaması var, bu iyi dengelenmeli."

TBMM Başkanı Kahraman, "Siyasetteki FETÖ unsurlarının temizlenmesi için erken seçim yol mudur?" sorusu üzerine, erken seçimin hep konuşulduğunu söyledi.

"1 Kasım'da seçim yapılır, 2 Kasım'da yeni seçim için hazırlıklar başlar; 7 Haziran'da yapılır, 8 Haziran'da başlar." diyen Kahraman, "Seçimler zamanında yapılmalıdır, ikide bir erken seçim denilmemelidir. Sebep şu ya da bu, erken seçime gidileceğini zannetmiyorum. Erken seçim ile değil, ciddi bir inceleme ile bu yapılanmanın üzerine gidilmelidir." sözlerini sarfetti.

- "Yedek milletvekilliği olabilir"

İsmail Kahraman, yedek milletvekilliğinin dünya parlamentolarında, gelişmiş demokrasilerde hep olduğunu, yeni bir şey olmadığını belirtti.

Meclis'e buna ilişkin bir teklifin gelmediğini ifade eden Kahraman, "Olabilir, mümkündür. Tatbikatları da değişiktir, Finlandiya'da başkadır, Norveç'te başkadır. Teklif ortaya çıktığında, incelenip ona göre nihai kararımızı verebiliriz." değerlendirmesini yaptı.

TBMM Başkanı Kahraman, Yenikapı Mitingi'ne 5 milyon kişinin katıldığını, muhteşem olduğunu vurgulayarak, Meclis'e ziyarete gelenlerin ve yurtdışında görüştükleri kişilerin hep bunu dile getirdiğini söyledi.

15 Temmuz gecesi herkesin partisini bir tarafa bırakarak ay yıldızı ile meydanlara gittiğini anımsatan Kahraman, o akşam Meclis'i açtığını, Meclis'te grubu bulunan 3 partinin grup başkanvekillerinin Başkanlık Divanı'nda Katip Üye olarak görev yaptığına işaret etti.

"Yenikapı ruhu hep vardı zaten, milletimizin DNA'sında var." diyen Kahraman, o ruhun hiçbir zaman gitmediğini belirtti.

- "Öyle olursa kalıcı ve doğru olur"

İsmail Kahraman, "Bazı milletvekillerinin cep telefonunda "ByLock programının olduğuna yönelik iddialar var. Bu iddialar size ulaştı mı, bu konuda ne diyorsunuz?" sorusuna yanıt verirken, şunları kaydetti:

"Hepimizin gözü önünde cereyan eden bir hadise; sıkıntı verici, üzücü bir hadise; Türkiyemizin karşılaşmaması gereken bir hadiseydi. Maske takmış bir insanın uzun yıllar meydana getirdiği bir yapı, maalesef insanlar ona inandı. Bir meczupla karşı karşıyayız. Ayıklanma zaten kendiliğinden olmakta, oluyor. 'Organ reddi' diye bir hadise var ya, bünye reddediyor zaten. İyi niyetle yola çıkmış olanlar ayrı. Dün Başbakanımız bu noktada açıklama yaptı. Bütün bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkan tabloya rağmen hala devam edenleri zaten toplum bir tarafa atacaktır, itecektir; siyaset de kurumlar da yargı da askeriye de siyaset de eğitim de buna dahildir. Zaten çıkan KHK'larda bu gözükmektedir. Ama bütün işlemler muhakkak ki adalet üzerine yapılacaktır. Adaleti bir tarafa bırakmaksızın asla tatbikata girilmemelidir, adil bir şekilde, yasalara, evrensel hukuk normlarına uygun, anayasa ve mevzuata uygun çalışmalarla yürünmelidir. Öyle olursa kalıcı ve doğru olur."

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×