Kılıçdaroğlu'dan tuhaf Lozan çıkışı

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin zararlı çıktığı Lozan Anlaşması'yla ilgili sözlerine, "Lozan'ı tanımıyorsan biz de seni tanımıyoruz" diyerek ilginç bir çıkışta bulundu. 15 Temmuz şehitleriyle ilgili daha önce yaptığı gafı da sürdüren Kılıçdaroğlu, şehitler arasında ayrım yapıldığını ileri sürdü

Kılıçdaroğlu'dan tuhaf Lozan çıkışı

Sonhaberler | Haber Merkezi 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Şimdi kalktılar başka bir şey yapıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını tartışma konusu yapıyorlar. Lozan'ı tanımıyorlar. Lozan'ı tanımıyorsan biz seni asla tanımayacağız." dedi. Kılıçdaroğlu, Bakırköy'de, belediyenin Cumhuriyet (Özgürlük) Meydanı'nda düzenlediği temel atma töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'de karamsar bir hava olduğunu, düşünen her insanın ülkenin geleceği hakkında kaygı taşıdığını söyledi.

Hangi görüşten olursa olsun hiç kimsenin karamsarlığa kapılmasına gerek olmadığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bu ülkede CHP olduğu sürece, ülkenin aydınlık geleceği için hep birlikte mücadele edeceğiz ama her yurttaşımızın, her vatandaşımızın kendisine soru sorma zamanıdır. Ülke neden bu hale geldi? 2002'de iktidar olanlar, 2014'ün Türkiyesinde neden bir terör batağıyla Türkiye'yi karşı karşıya getirdiler? 2002'de bütün komşularımızla ilişkilerimiz çok iyiyken, 2014'ün Türkiyesi neden bütün komşularıyla kavgalı bir halde? 2002'de Türkiye'de terör yokken neden bugün 1 değil 3 terör örgütüyle mücadele eder noktaya geldi? Herkes şu soruyu da sormalı, FETÖ dedikleri terör örgütüyle kim birlikte paralel yürüdü? Kim 'Ne istediniz de vermedik' dedi? Kim terör örgütünü bir darbe yapar noktaya taşıdı, bu kadar güçlendirdi?" diye konuştu.

Türkiye'de binlerce işsiz bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Onların çocukları işsiz mi? Ankara'da oturan beylerin çocukları işsiz mi? Neden? Bu ülkede fakir fukara çocuklar iş bulamazken onların çocuklarının bir eli yağda, bir eli balda. Bu soruyu sormak zorundayız. Her vatandaşımız sormak zorunda. Diyorlardı ki bir dönem, 'CHP, fakir insanların, yoksul insanların, gariban insanların derdini dile getirecek mi' diye... Her ortamda dile getiriyoruz. Taşeron işçiliği kim dile getirdi? CHP'liler. Emekliye iki maaşı kim dile getirdi? CHP'liler. Orman köylüsünün sorununu kim dile getirdi? CHP'liler. 1 milyona yakın mağdur var, darbe sonrası yaratılan mağdur var... O mağdurların sorunuyla bire bir kim ilgileniyor? CHP'liler. Bakın, biz bu ülkenin sorunu olan her vatandaşıyla birebir ilgileniyoruz. Sorunu olan her vatandaşın sorununu çözmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Suriye'den şehit haberlerinin geldiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "Suriye bataklığını kim yarattı? Suriye'ye kim silah gönderdi? Müslümanı Müslümana kim kırdırdı? Özellikle mevcut iktidarı iktidara getirmek için oy kullanan bütün saygıdeğer yurttaşlarıma sesleniyorum: Senin çocuğunu Suriye'ye gönderiyorlar, senin çocuğunu dağlara gönderiyorlar 'terörle mücadele et' diye, 'Türkiye'nin çıkarlarını savun' diye. Bu Ankara'da oturan beylerin çocukları nerelerde? Onlar gidiyorlar mı? Yeri gelince şehit edebiyatı yapıyorlar. Şimdi şehitler arasında da fark koydular, 15 Temmuz şehitleri ve diğer şehitler. Şehitler için fark olmaz. Söyledim kürsüde, burada da söylüyorum. Şehitler arasında fark yaratanlar bu ülkenin hainleridir. Bu kadar açık, bu kadar net söylüyorum. Şehitler bizim şehitlerimizdir. Şehitler arasında fark olmaz. Şehitlerin tamamı annelerinin kuzularıdır. O çocukları, fidan gibi çocukları eline kına yakıp askere gönderen anneler... Sizlere seslenmek istiyorum. Sevgili anneler, çocuğunuzu gönderirsiniz, arkasından dualar yaparsınız, 'huzur içinde askerliğini tamamlasın, gelsin' dersiniz. Şehit haberi almamak için, her gün Allah'a dua edersiniz, 'çocuğum sağ gelsin' diye. Şehitler arasında farklılık getirmek, o şehitlerimizi ayırmak bizim kitabımızda yoktur, bizim ahlakımızda yoktur, bizim inancımızda yoktur, bizim terbiyemizde yoktur ama onlarda var. Bunu içime sindiremiyorum. Suriye'ye gönderiyoruz askerlerimizi. Suriye'ye eskiden niye giderdi bizim askerlerimiz? Belki olsa olsa turistik geziye giderdi, sivil vatandaş olarak. Şimdi, eline silah verdik ve gönderdik. Neden? Türkiye'nin güvenliği için. Türkiye'nin güvenliğini Ortadoğu'da kim tehlikeye attı? Hangi iktidar tehlikeye attı? Bunun hesabını sormak zorundayız. Bakın Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Refet Bele, Kazım Karabekir... Bunların tamamı Osmanlı paşasıydı. Bunların bütün hayatları savaş meydanlarında geçti ama onlar savaşın bütün acımasızlığını yaşadılar ve dediler ki 'bu ülkenin bekası için ülkenin içinde de dışında da barış olmalı' dediler. Her zaman, her ortamda barıştan yana oldular. Şimdi kalktılar başka bir şey yapıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını tartışma konusu yapıyorlar. Lozan'ı tanımıyorlar. Lozan'ı tanımıyorsan biz seni asla tanımayacağız."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×