Kılıçdaroğlu'dan Erdoğan'a 'geçmiş olsun' dileği

Ankara'dan başlattığı yürüyüşü 11'inci gününe giren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Sabah öğrendim Adalet ve Kalkınma Partisinin Sayın Genel Başkanı bir rahatsızlık geçirmiş, bu vesileyle kendisine geçmiş olsun dileklerimi de iletmek isterim" dedi. Kılıçdaroğlu, ayrıca açlık grevinde olan iki eski akamisyene de "Grevi bırakmaları" çağrısında bulundu.

Kılıçdaroğlu'dan Erdoğan'a 'geçmiş olsun' dileği
25 Haziran 2017 Pazar 11:49

Sonhaberler | Haber Merkezi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bozkurt işareti yapan birisi bana destek veriyorsa, beni alkışlıyorsa benim de ona destek vermem lazım, onu alkışlamam lazım. Ben de adalet istiyorum, o da adalet istiyor. Farklı partilerden olabiliriz ama samimi olarak bu ülkeye adaletin gelmesini istiyoruz." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından başlattığı tepki yürüyüşü kapsamında ulaştığı Bolu'daki Karacaağaç köyü civarında gazetecilerle bayramlaştı. Tüm vatandaşların Ramazan Bayramı'nı kutlayan Kılıçdaroğlu, terörün, gerginliğin, kutuplaşmanın olmadığı, sevgi, saygının egemen olduğu bir bayramın geçirilmesi temennisinde bulundu. "Sabah öğrendim Adalet ve Kalkınma Partisinin Sayın Genel Başkanı bir rahatsızlık geçirmiş, bu vesileyle kendisine geçmiş olsun dileklerimi de iletmek isterim" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, bayramların toplum değerlerinde önemli yerinin olduğunu belirtti.

Yürüyüşüne bayram süresince de devam edeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Adaletin özünde birlikte yaşama, sevgi, saygı, hoşgörü, adaletli davranma var. Aile içinde de çocuklarımıza karşı da adaletli davranırız, topluma karşı da adaletli davranmak zorundayız. Bu bayram umarım adaletin de Türkiye'de egemen olduğu bir süreci başlatmış olur." diye konuştu.

Çok sayıda mağdurun, haksız yere cezaevlerinde yatanların olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Yaşanan atmosfer nedeniyle düşüncesini açıklayamayan belki binlerce kişi var, bunlar da düşüncelerini açıklayamıyorlar dolayısıyla onların da adalete ihtiyacı var. Biz yürüyüşümüzü kararlılıkla, sevgiyle, hoşgörüyle bayramın da amacına uygun olarak sürdüreceğiz. Adaletin ne kadar önemli olduğunu toplumun her kesimi biliyor." ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin sorularını yanıtladı

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, yürüyüşü sırasında farklı kesimlerden vatandaşların da kendisine eşlik ettiği belirtilerek etkilendiği bir anın olup olmadığının sorulması üzerine, "Gerede çıkışında yaşlı bir kadın gelmek istiyor, korumalar engel oldular. Ben, 'Gelsin' dedim. 'Ben 5 saattir onu bekliyorum, gözlerinden öpeceğim' demesinden gerçekten duygulandım. Yaşlı bir kadının adalet için yürüyen bir genel başkanı 5 saat beklemesi ve kucaklaması benim için çok önemliydi." diye konuştu.

Herkesin bu ülkede huzura ihtiyacının olduğunu, milletin 'terör olmasın' dediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Pek çok şey ortaya koydular, 'Şöyle yapacağız' diye. Biz de her seferinde destek verdik ama devam ediyor. O zaman nerede eksiklik var diye sorgulamamız, düşünmemiz lazım. Bu bizim en temel görevlerimizden birisidir." dedi.

"Büyük ihtimalle kilo vermişimdir"

Kılıçdaroğlu, gazetecilerin, toplam kaç adım attığının sorulması ve vatandaşların "Sürekli yürüyor mu" sorusunun iletilmesi üzerine şunları kaydetti: "Kaç adım attığımı bilmiyorum. Kilometreyi üç aşağı beş yukarı tahmin ediyoruz üçte birini biraz aştık. Üçte ikisi daha henüz var, yolumuza devam edeceğiz. Şöyle bir düşünce var, 'Gerçekten Kılıçdaroğlu yürüyor mu yoksa arada bir otobüse binip yola devam edip sonra tekrar mı yürüyor' Ankara- İstanbul yolunun her santimini yürüterek götüreceğim. Arabaya binmek yok. Çünkü her santimini yürüdüğünüz zaman aslında hedeflediğiniz ya da düşündüğünüz adaletin gerçekleşebileceğine inanıyorsunuz. Çünkü siz gösteriş için bunu yapmıyorsunuz, bireysel çıkarınız için de bunu yapmıyorsunuz, bu bir partinin da meselesi değil. Ama ülkenin buna ihtiyacı var. İster sağcı ister solcu ister ortacı olsun ülkenin buna ihtiyacı var. Biz bu ihtiyacı dile getiriyoruz. Aslında gönül isterdi ki farklı partilerden hatta iktidar partisinden olanlar da bize eşlik etsinler, onların içinde de mağdur olanlar var, onların içinde de haksızlığa uğradığını düşünenler var. Belki cesaret edemiyorlar belki daha farklı pozisyonları var ama ortada bir gerçek var. Ankara-İstanbul yolunun her santimini yürüyerek bitireceğim."

Yürüyüşü sırasında kilo verip vermediği sorulan Kılıçdaroğlu, "Terazi olmadığı için kilo aldım mı kaybettim mi bilmiyorum ama şöyle bir gerçek var büyük bir ihtimalle kilo vermişimdir ama öyle çok bariz bir kilo değil onu hissetmiyorum. Belki vücut da biraz toparlandı." yanıtını verdi.

Zaman zaman kaslarında hafif aksamalar olduğunu, doktorların müdahale ettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, bu süreçteki beslenmesine ilişkin soruya, "Hekim arkadaşlarımızın önerilerini dikkate alıyorum. Dolayısıyla şimdilik ve inşallah bundan sonra da herhangi bir sorun çıkmaz ve biz Ankara-İstanbul yolunu sorunsuz bitirmiş oluruz" karşılığını verdi.

"Yapılan işlemlerin bir kısmında haksızlık olduğunu onlar da biliyorlar"

Kılıçdaroğlu, "Terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla tutuklanan ve açlık grevi yapan Nuriye Gülmen ile Semih Özakça'ya da seslenerek, şu ifadeleri kullandı: "Lütfen açlık grevini bırakın. Toplumun büyük bir kısmı aslında sizi destekliyor. Siz sadece ve sadece uğradığınız haksızlığın giderilmesini istiyorsunuz, görevinize dönmek istiyorsunuz. Biz de destekliyoruz. Sorgusuz sualsiz görevine son verilen yüz bini aşkın kişi var. Belki bazı işlemler doğru bazı işlemler yanlış olabilir. Zaten 'At izi it izine karıştı' deniyor iktidar kanadından. Yapılan işlemlerin bir kısmında haksızlık olduğunu onlar da biliyorlar. Umarım kısa süre içerisinde sizin haksızlığınız giderilmiş olur. Dolayısıyla bu iki arkadaşımızın açlık grevini sonlandırmasını talep ederim, arzu ederim. Onlardan rica ediyorum, hayatınızı karartmayın. Çok ağır bir yük üstlendiniz. Çok ağır bir görev üstlendiniz. Ama artık bunu sonlandırın, hayatınıza kıymayınız diyorum."

"Ben de adalet istiyorum, o da adalet istiyor"

Bir basın mensubunun, dün yaptığı bozkurt işaretiyle ilgili MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin değerlendirmesini anımsatması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Benim yaptığım her hareket emin olun samimi. İçten pazarlıklı bir adam değilim. Hayatım boyunca da olmadım. Neye inanıyorsam, doğrusu neyse onu yapmaya çalışıyorum. Belki tam yapamıyorum, eksiğim olabilir, yanlışım da olabilir. Ben bayram sabahı ikircikli, yapmacık bir tavır içerisine girmek istemem. Bozkurt işareti yapan birisi bana destek veriyorsa, beni alkışlıyorsa benim de ona destek vermem lazım, onu alkışlamam lazım. Ben de adalet istiyorum, o da adalet istiyor. Farklı partilerden olabiliriz ama samimi olarak bu ülkeye adaletin gelmesini istiyoruz. Siyasette eleştiri olabilir. Onlar beni ben de onları eleştiriyorum. Eleştirinin de belli bir düzeyde olması lazım. Bir ahlaki zemininin olması lazım. Her söylediğim sözün, her kurduğum cümlenin samimi olduğuna herkesin inanmasını isterim."

"Bir siyasetçi olarak size minnet borcum var"

Diğer bir basın mensubunun, Başbakan Binali Yıldırım'ın Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki yürüyüşünü FETÖ'nün ayakta alkışladığı yönündeki açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorması üzerine Kılıçdaroğlu, "Demek ki izliyorlar Pensilvanya'yı. Kalkıp ayakta alkışladığını banda almışlardır herhalde. Almışlarsa biz de görelim bakalım, niye ayakta alkışlıyorlar." karşılığını verdi.

Kılıçdaroğlu, bir başka gazetecinin tutuklu gazetecilerle ilgili düşüncelerini sorması üzerine, şöyle konuştu: "Hapiste yatan pek çok gazeteci arkadaşımız, haksız yere tutulduklarını gayet iyi biliyorlar. Onların yüksek morale sahip olmalarının temel nedeni de haklı olduklarına inanmalarıdır. Haksız yere hapse atıldılar, haksız yere suçlandılar. Haksız yere suçlanmaya devam ediyorlar. Ama sizler basın mensubusunuz. Sizler bir kamu görevi yapıyorsunuz, halkı bilgilendiriyor ve aydınlatıyorsunuz. Siyasileri eleştiriyorsunuz veya övüyorsunuz, o konuda da siyasilerin size şükran borcu var. Çünkü bir sıradan bir vatandaşın söylemekte zorluk çektiği bir eleştiriyi haber olarak sizler dile getiriyorsunuz. O açıdan da bir siyasetçi olarak size minnet borcum var. Hapisteki bütün gazetecilerin bayramını kutluyorum. Öğrenciler var onların bayramı kutluyorum, haksız yere yatanlar var onların bayramını kutluyorum, kader mahkumu dediğimiz insanlar var onların da bayramını kutluyorum."

Güzel bir ülke olan Türkiye'yi cennete dönüştürmenin herkesin ortak görevi olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Ama üzülerek ifade edeyim zaman zaman cehenneme döndürüyoruz bu güzel ülkeyi. Siyaseti biraz insani değerler üzerine kurmak, hırslardan, kin duygularından biraz arındırmak gerekiyor. Dolayısıyla umarım bu adalet yürüyüşü amacına ulaşır, daha sağlıklı daha sağduyulu eleştiriler yaparız birbirimize karşı. Türkiye daha iyisini hak ediyor." dedi.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından basın mensuplarıyla bayramlaşıp karanfil dağıttı.

Beyaz güvercin uçurdu

Partililerle bayramlaşmak üzere hazırlanan alana gelen Kılıçdaroğlu, buradaki hitabında kavga, gerginlik, dövüş, terör istemediklerini ifade etti. Adalet vurgusu yapan, adaleti bulana kadar yürüyüşüne devam edeceğini belirten Kılıçdaroğlu, yürüyüşe katılanlara şükranlarını iletti. Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile beyaz güvercin uçurdu, partililerle tek tek bayramlaştı. Bayramlaşma sırasında bir vatandaş Kılıçdaroğlu'na, "adalet terazisi" armağan etti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×