FETÖ'nün darbe girişimini araştırma komisyonu

- Eski Jandarma İstihbarat Başkanı emekli Tümgeneral Aydın: - "Darbe, Cumhurbaşkanımız kendisini kurtarmış olsa bile, gerçekleşseydi bugün Türkiye'de iç savaş vardı" - "Bu yapının Cumhurbaşkanına düşmanlığı kullanılmış olabilir ama temel husus Türk ordusunun, Türk milletine boğdurulmak istenmesidir" - "Sayın Hakan Fidan'ın yaptığı yerinde bir şeydir. Hakan Bey, benim 15 yıllık dostum. Ne kendisinde ne de başkan yardımcılarında bir zafiyet görmedim" - "Tüm ve korgeneral seviyesinde bu işe girişenler FETÖ'ye sonradan dahil olmuştur, onların organik bağı yoktur, sonradan devşirilmiştir. Güçten dolayı girenler de son birkaç yıla isabet eder. Ondan önceki süreçtekiler Türk ordusuna sızma planı dahilindedir"

FETÖ'nün darbe girişimini araştırma komisyonu

TBMM (AA) - Eski Jandarma İstihbarat Başkanı emekli Tümgeneral İbrahim Aydın, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin, "Darbe, Cumhurbaşkanımız kendisini kurtarmış olsa bile, gerçekleşseydi bugün Türkiye'de iç savaş vardı. Bu yapının Cumhurbaşkanına düşmanlığı kullanılmış olabilir ama temel husus Türk ordusunun, Türk milletine boğdurulmak istenmesidir." dedi.

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini, darbelerin ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek başkanlığında toplandı.

Komisyon, bugün 15 Temmuz tarihinde Ankara Jandarma Bölge Komutanlığı görevini yürüten eski Jandarma İstihbarat Başkanı emekli Tümgeneral İbrahim Aydın'ı dinledi.

Emperyalist güçlerin Ortadoğu'da yeni bir dizayn çalışması içerisinde olduğunu, liderlerin devrildiğini, iç savaşlar yaşandığını belirten Aydın, FETÖ'nün darbe girişiminin de bundan bağımsız düşünülmesinin hata olacağını ifade etti.

- "Orduyla milletin arasına kan soktular"

FETÖ'nün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaşadığı problemin, bir üst akıl, küresel emperyalist güçler tarafından kullanıldığını ve "Toptan Türk milletini hedefleyen bir hamlede bulunulduğunu" kaydeden Aydın, "Bu yapının Cumhurbaşkanına düşmanlığı kullanılmış olabilir ama temel husus Türk ordusunun, Türk milletine boğdurulmak istenmesidir. Çünkü ordu devletin temel taşıdır, devletin bekasının temel güvencesidir. Ordu, gönderdeki bayrağın, minaredeki ezanın, evimizdeki ırzımızın teminatıdır. Orduyu ortadan kaldırdığımızda bütün bunlar tehlikeye düştü demektir." diye konuştu.

Emekli Tümgeneral Aydın, darbe girişimini jeopolitik bir saldırı olarak gördüğünü vurgulayarak, "Ne yaptılar? Şunu yaptılar, Türk ordusuyla milletin arasına kan soktular. Türk ordusuyla siyasetin arasına kan soktular. Türk ordusuyla, polisimizin arasına kan soktular. Bütün milli güç unsurları hepsi aynı şeytana taş atmadığı müddetçe, hiçbir milli projemizi sonlandırma imkanınız yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

Gölbaşı'ndaki özel harekat polislerinin, TBMM'nin ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin bu amaç doğrultusunda özel olarak hedef seçildiğini anlatan Aydın, 14 Temmuz gününe kadar polisin, askerin, jandarmanın ve MİT'in ortak hareket ettiğini, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde birçok başarılı operasyona ortak imza attığını, bu birliktelik ruhunun sabote edilmek istendiğini bildirdi.

Aydın, 1997 yılında Türk ordusunun yönlendirilmesiyle 28 Şubat sürecinin yaşandığını, aynı ordunun bu sefer 20 yıl sonra dini yapılanma iddiasında bulunan terör örgütünce darbe girişimine kalkıştığını ifade ederek, "20 yıl dolmadan laiklikte, üniter yapıda hassasiyet içinde olan, aynı orduda 'irticacı' diye nitelendirilen bir yapıyla darbe girişiminde bulunabiliyor. Bu, ordu ve millet üzerinde ne kadar oynandığının net, somut bir işaretidir." dedi.

- "Darbecilere karşı 48 uçak kaldırıldı"

Emekli Tümgeneral Aydın, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını, Akıncı Üssü'nde, Kara Havacılık Okulu'nda ve Beştepe'deki Jandarma Genel Komutanlığı karargahında darbecilere nasıl müdahale ettiklerini vurgulayarak, 16 Temmuz'da öğle saatlerine kadar bu üç yerin de darbecilerden temizlendiğini anlattı.

15 Temmuz gecesi darbecilerin 31 uçak kaldırdığını, darbe karşıtlarının da 48 uçak kaldırarak, darbecilere müdahale ettiğini belirten Aydın, jandarma özel harekat birliklerinin görev yeri olmayan Kara Havacılık Komutanlığına da müdahalede bulunduğunu kaydetti.

Milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Aydın, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde FETÖ ile bağlantılı olduğunu düşündükleri kişileri tahmin edebildiklerini, ancak darbe girişimine kalkışabileceklerini tahmin edemediklerini ifade etti.

Aydın, "Taktik konusu asıl baskın yediğimiz alandır. 'Bunların darbe yapacağını biliyordum' diyenin samimiyetinden şüphe ederim. Darbe girişiminden 15 gün önce bir arkadaşım 'bunlar darbe yapabilir mi?' diye sordu. Ben de 'asla, bu yapı darbe yapamaz. Sadece girişimde bulunabilir, onu da aynı gece boğarız' dedim. Dediğim gibi de yaptık, bir gecede boğduk." diye konuştu.

İbrahim Aydın, geçen yapılan Yüksek Askeri Şura toplantısında, FETÖ ile irtibatlı olanların emekliye sevk edildiğini düşündüğünü aktardı.

Jandarma Genel Komutanlığının Ankara'da 14 generali bulunduğunu, bunların 10'unun darbecilere direndiğini, 2'sinin izinde, diğer 2'sinin de darbeciler tarafından derdest edildiğini anlatan Aydın, Jandarma Teşkilatı'ndaki generallerin çoğunun darbenin karşısında yer aldığını kaydetti.

FETÖ mensuplarının 1989 yılında Harp Okulu'ndan mezun olmaya başladığını ve bu sürece kadar general rütbesine geldiklerini vurgulayan Aydın, "Tüm ve korgeneral seviyesinde bu işe girişenler FETÖ'ye sonradan dahil olmuştur, onların organik bağı yoktur, sonradan devşirilmiştir. Güçten dolayı girenler de son birkaç yıla isabet eder. Ondan önceki süreçtekiler Türk ordusuna sızma planı dahilindedir." değerlendirmesinde bulundu.

- "MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanının kıymetini bilmeliyiz"

Darbe girişimi öncesinde MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile görüşmesinin doğru bir davranış olduğuna işaret eden Aydın, konuşmasına şöyle devam etti:

"Sayın Hakan Fidan'ın yaptığı yerinde bir şeydir. Hakan Bey, benim 15 yıllık dostum. Benim, Sayın Müsteşarla 15 yıllık hukukum var, 3 yıl kendisiyle çalıştım. Ne kendisi ne de başkan yardımcılarında bir zafiyet görmedim. Darbe, Cumhurbaşkanımız kendisini kurtarmış olsa bile, gerçekleşseydi bugün Türkiye'de iç savaş vardı. Sayın Cumhurbaşkanımızın mücadelesi olmasaydı, millet Sayın Cumhurbaşkanının arkasında yer almamış olsaydı, sanıyorum bugün Türkiye'de başka şartlarda, başka şeyleri konuşuyor olurduk."

İbrahim Aydın, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sayın MİT Müsteşarımız ve Sayın Genelkurmay Başkanı ile aynı düşüncedeyim. Çok net söylüyorum, bu evrakın altında Sayın Genelkurmay Başkanımızın imzası olsaydı, bugün Türkiye başka bir durumdaydı. Bu kişilerin kıymetini bilmeliyiz. Sayın Müsteşar yardımcısını gönderiyor, yetinmiyor kendi gidiyor. MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanı'nın darbenin önlenmesinde tarihi rol oynadıklarını düşünüyorum. Küresel, emperyalist güçler tarafından 22 ülkenin sınırlarının değişeceği bizatihi ifade edildi. 22 ülkeden bir tanesinin Türkiye olduğu ifade edildi. Küresel güçlerin bölgeyi kendi kurdukları plan, refah imparatorluğu sürdürülebilsin diye bu coğrafyada petrol musluğunun başına oturmak, güzergahını güvenliğe almak, seçilmiş yönetimlerinin kendi güdümlerinde hareket edebilmelerini sağlamak, İsrail'in güvenliğini de sağlamak gibi hepimizin bildiği kırmızı çizgileri var. Büyük Ortadoğu Projesi asla barış projesi değildir."

Emekli Tümgeneral Aydın, 2012-2015 yıllarında Jandarma İstihbarat Başkanlığı yaptığını ve toplam 10 yıl süreyle bu dairede görev yaptığını anımsatarak, kendi başkanlığı döneminde daire başkanlarının dördünü kendisinin atadığını, bu dört kişinin de yanında darbecilere karşı çatıştığını, bunlardan birinin gazi olduğunu, birinin de darbeciler tarafından rehin alındığını aktardı.

Aydın, kendisinin başkanlığı öncesinde, daire başkanlığı yapan 4 kişinin de şu an tutuklu bulunduğuna işaret etti.

- "MİT tırları kumpası"

MİT tırları olayının da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yurt içinde ve dışında zor durumda bırakmak için FETÖ tarafından organize edildiğini belirten Aydın, MİT tırları olayının jandarma içinde de bir kumpasa dönüştürülmek istendiğini vurguladı.

MİT tırları hadisesinde, gizli tanık suçlamaları nedeniyle, yaklaşık 1,5 ay hapis yattığını hatırlatan Aydın, FETÖ tarafından eşinin ve kendisinin telefonlarının dinlendiğini, internet üzerinden hakaretlere uğradığını ve istihbarat başkanlığından çıkarılmasında bu yapının etkili olduğuna inandığını bildirdi.

İbrahim Aydın, şu görüşlerini paylaştı:

"TIR çukuruna da bu yapı tarafından itildiğimi düşünüyorum. Bütün darbeler bağıra bağıra gelir tabiri caizse. Sessiz sedasız bir gecede darbe olmaz. Onu hazırlayan birçok şartlar vardır. Onları da herkes bilir, değerlendirir. Bu bir darbe girişimi. 143 general alınmış, 140-130 general bile darbe yapmayı başaramamıştır. Demek ki 'tuğgeneral, korgeneral, tümgeneral darbe yapar' diye bir şey yoktur. Bu yapının bir şey yapacağını biliyorduk, bunu herkes söyledi ama bunların bu kadar çılgınlık yapabileceğini bilmiyorduk. Darbenin oluş şeklini algılayamadık."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×