Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (6) - "15 Temmuz artık 'Demokrasi ve Özgürlükleri Anma Günü' olarak dün Milli Güvenlik Kurulu toplantımızda hükümete tavsiye edilmiştir ve her 15 Temmuz artık şehitlerimizi, gazilerimizi anma günü olarak, o gün tatil edilecektir" - "Muhtarı, halkı, ülkesini küçümseyen bir siyasi parti liderinin ne kendi partisine ne de bu millete hayrının dokunması mümkün müdür? Ondan sonra diyorlar ki 14 yıldır bu ülkede iktidar niye değişmiyor? Anamuhalefetin her gün yatıp kalkıp halka hakaret ettiği, halkı ve temsilcilerini küçümsediği bir yerde iktidar nasıl değişecek? 'Kader, gayrete aşıktır' derler. Bunlarda gayret yok ama kaderlerine isyan had safhada"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "15 Temmuz artık 'Demokrasi ve Özgürlükleri Anma Günü' olarak dün Milli Güvenlik Kurulu toplantımızda hükümete tavsiye edilmiştir ve her 15 Temmuz artık şehitlerimizi, gazilerimizi anma günü olarak, o gün tatil edilecektir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan "27. Muhtarlar Toplantısı"nda Adıyaman, Ankara, Artvin, Bitlis, Bolu, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Hatay, Isparta, Karabük, Kastamonu, Kırşehir, Niğde, Ordu ve Samsun'dan gelen muhtarlara hitap etti.

Erdoğan, kredi derecelendirme kuruluşunun Türkiye'nin notunu düşürmesi konusunda, sanayici ve tüccarlara çağrıda bulunarak, "Siz de bir haykırın be... Ne ürettiğinizi, ne sattığınızı bilen siz değil misiniz? Dünya piyasalarında sizin malınızı, bu kredi derecelendirme kuruluşları mı satıyor? Bunlar mı sizin fabrikaları kuruyor? Size krediyi bunlar mı veriyor? Öyleyse dimdik durun. Her şeyden önce siz Türksünüz, Türk. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir evladısınız bunu gösterin." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin aynı Türkiye olduğunu vurgulayan Erdoğan, notu verenlerin kafasındaki hesabın başka olduğunu bildirdi. Notun ekonomik verilere değil de siyasi saiklere dayalı olarak verildiğini dile getiren Erdoğan, iç piyasada ve dış piyasalarda not düşürmeden kaynaklanan ciddiye alınacak bir dalgalanmanın görülmediğini bildirdi.

Erdoğan, "Bu kuruluşların işi çobana hakaret olmasın da... Hani var ya bir fıkra yalancı çobanın işi hani onun hikayesine dönmeye başladı biz bunu yutmayacağız. Türkiye ile ilgili o kadar çok yalan yanlış adımlar attılar ki kimse artık onları artık ciddiye almıyor. Bizim ölçümüz bu raporların kuruluşların ölçüleri değil, biz reel ekonomiye bakıyoruz. Üretimi, istihdamı, ihracatı artıracak yatırımları artıracak markalaşmayı yüksek teknolojiyi, kaliteyi teşvik edecek önlemleri alıyoruz, almaya devam edeceğiz." dedi.

- "Kredi derecelendirme kuruluşu gelsin tünelden geçsin"

Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprülerinin açıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, paralı geçişler başladığı andan itibaren her ikisinde de iki kat artış olduğuna değindi. 20 Aralık'ta da Avrasya Tüneli'nin açılacağını belirten Erdoğan, "Kredi derecelendirme kuruluşlarına tavsiyem, buyursunlar gelsinler özel misafirimiz olsunlar tünelden geçiversinler. Onların tavsiyesi ile bunu yapmadık. Bu millet kendi iradesi ile kendi imkanları ile bunu yaptı." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç aşamalı bir plan hazırladıklarını belirterek, birinci aşamanın meclis kapanmadan hemen önce görüşülüp kabul edildiğini söyledi. Özellikle geri kalmış bölgelerdeki yatırımlara çok ciddi teşvikler içeren yerli ve yabancı yatırımcılara yeni destekler getiren bu düzenlemeyi yenilerinin takip edeceğinin altını çizen Erdoğan, ihracatta geriye gidişin durduğunu hatta yavaş da olsa yukarıya doğru bir yükselişin başladığını gördüklerini belirti.

- "Rusya'dan 60 bin turist geldi"

Erdoğan, turizmde de ciddi bir kıpırdanmanın başladığını belirterek, özellikle Rusya'dan charter seferlerinin başlaması ile hemen bir patlamayı getirdiğine işaret etti. Rusya'dan bir ay içerisinde 60 bin turistin Türkiye'ye geldiğini, gelecek sezon için de çok daha ümitli olduklarını ifade etti. Okulların açılması, yaz tatilinin sona ermesi, kriz senaryolarının çökmesi ile piyasada yaşanan durgunluğun da ortadan kalkacağına inandığını vurgulayan Erdoğan, ülkesini, milletini seven ve çocuklarının geleceğini düşünen herkesin ekonominin canlanmasına, üretimin, yatırımın, istihdamın artmasına destek vermesi gerektiğini dile getirdi.

Herkesin aynı gemide olduğuna işaret eden Erdoğan, geminin bir tarafı su alırken diğer tarafındakilerin kendilerini güvende hissetme imkanının olmayacağına dikkati çekti. Erdoğan, Türkiye'yi siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik, diplomatik her alanda hızlı kalkınma sürecine sokmak mecburiyetinde olduklarını belirtti.

Erdoğan, "2016'nın ilk altı ayında yüzde 3,4'lük büyüme oranı elbette önemlidir ama ülkemizin gerçek potansiyeli yanında hiçbir şeydir. Türkiye yüzde 5'in altında büyümeyi hak eden bir ülke kesinlikle değildir. Bu oranı yakalamak kesinlikle elimizde. Hep birlikte çalışır gayret gösterirsek 2016'yı da kurtarırız. 2017'yi de tarihi bir sıçrama yılı haline de dönüştürebiliriz. 2023 hedeflerine ulaşabilmemiz için bunu başarmak zorundayız. Bu millete, bu ülkeye bu topraklara ecdadımıza ve daha önemlisi gelecek nesillere borcumuzu ancak bu şekilde ödeyebiliriz." ifadesini kullandı.

Geçen hafta Türkiye adına Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna gittiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, orada yaptığı konuşmada küresel ve bölgesel gündeme ilişkin görüşlerini dile getirdiğini aktardı. Genel Kurulda yaptığı konuşmada Türkiye ile faaliyet gösteren bu noktada 193 ülkenin katıldığı oturumda FETÖ tehdidini, Suriye krizini, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin yapısına ilişkin görüşlerini ifade ettiğini anlatan Erdoğan, konuşmalarının çok ilgi uyandırdığını bildirdi.

Erdoğan, BM Genel Kurulunda "Dünya 5'ten büyüktür" dediğini hatırlatarak, Birleşmiş Milletler yapısının kurulduğu günle aynı şekilde durmasının doğru olmadığını ifade ettiğine değindi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyindeki 5 üyenin aynı inanç dünyasını temsil ettiğini vurgulayan Erdoğan, bunların üç tanesinin Avrupa, birinin Asya, birinin de Amerika olmak üzere üç kıtayı temsil eden ülke olduğuna işaret etti. Bu beş ülkeden birinin bir şeye "hayır" demesi durumunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden bunun geçirilemediğine dikkati çeken Erdoğan, adaletli olmadığını belirtti.

Geçici üyelerin bir hükmü olmadığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"İkinci Dünya Savaşı'nda onlara verilmiş bir hak bu. Bunları kullanıyorlar. Şimdi bunların bizzat çıkıp demesi lazım ki, 'Dünya bu şartlarda yaşamıyor.' 193 ülkenin de temsil yetkisine sahip olduğu bir BM Güvenlik Konseyi kurmalıyız. Ne olabilir bu? Diyelim ki 20 üyeyse, 20'si de asil üye olacak. Bu iki yılda bir değişebilir. Bunun 10 tanesi bir yıl görev yapar toplamda yine iki yıl yapacak. Bu şekilde değişmek suretiyle, 193 ülkenin 193'ü de BM Güvenlik Konseyinde daimi üye olarak görev alır. Bu ne demektir her kıta kendini temsil eden ülkeleri BM Güvenlik Konseyinde görür. Her inanç grubu, BM Güvenlik Konseyinde kendini temsil eden ülkeler görür. Şu anda BM Güvenlik Konseyi'nde daimi üyeler içerisinde Müslüman olan bir tane ülke yok. Dünya'da 1 milyar 700 milyon Müslüman var. Orada halkının Müslüman olduğu bir ülke olmadığı sürece buna 'adalet var' diyebilir miyim? Nitekim çıktığımda cesareti olanlar yanıma gelip, 'biz de aynı şeyi düşünüyoruz' diyor. Sadece halkı Müslüman olanlar değil, diğerleri de aynı şeyi düşünüyor ama birçoğu sesini çıkaramıyor, korkuyor. Bakıyorsun şuradan, buradan oradan bağlı."

Almanya, Hindistan ve Japonya'nın daimi üye olmak istediğinin altını çizen Erdoğan, "Daimi üye olmak istiyorsanız, hadi gelin yüklenelim, bu işi bitirelim. Ama yok sesleri çıkmıyor. 'Bizi zaten 5+1'le monte ediyor' diyorlar. Ne yapıyorlar? Onlarla arada sırada bir görüşüyorlar. Böyle bir durum var." dedi.

- "Yatıp kalkıp halka hakaret ettiği bir yerde iktidar nasıl değişecek?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmaları üzerine yapılan değerlendirmelere değinerek, şu görüşlere yer verdi:

"Bakıyorum, ülkemizde bir siyasi parti genel başkanı, bu konuşmamız üzerine kalkıyor o da bir değerlendirme yapıyor. Ne diyor, biliyor musunuz? Bakın bu çok önemli. 'Birleşmiş Milletlerde, dünya liderlerine mi yoksa muhtarlara mı konuşuyorsun belli değil.' Bilmiyor ki benim her muhtarım, kendi mahallesinin lideridir. Bilmiyor ki benim her muhtarım bir dünya lideri seviyesinde bilgiye, birikime, kabiliyete, dirayete sahiptir çünkü seçilmiştir. Muhtarı küçümseyen, halkı küçümseyen, ülkesini küçümseyen bir siyasi parti liderinin ne kendi partisine ne de bu millete hayrının dokunması mümkün müdür? Ondan sonra diyorlar ki '14 yıldır bu ülkede iktidar niye değişmiyor?' Ana muhalefetin her gün yatıp kalkıp halka hakaret ettiği, halkı ve temsilcilerini küçümsediği bir yerde iktidar nasıl değişecek? 'Kader, gayrete aşıktır' derler. Bunlarda gayret yok ama kaderlerine isyan had safhada."

Muhtarların her şeyi gördüğünü, duyduğunu ve en güzel şekilde değerlendirdiğini belirten Erdoğan, "Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda biz 14 yıldır hitap ediyoruz ve Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitap etmekten nasibini almamış olan bir kişinin bu konudaki değerlendirmesini zaten kale almaya gerek yok" ifadesini kullandı.

Erdoğan, muhtarlara güvendiğini, inandığını, onlarla birlikte olmaktan, yürümekten ve adının muhtarlarla anılmasından şeref duyduğunu bildirdi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"15 Temmuz artık 'Demokrasi ve Özgürlükleri Anma Günü' olarak dün Milli Güvenlik Kurulu toplantımızda hükümete tavsiye edilmiştir ve her 15 Temmuz artık şehitlerimizi, gazilerimizi anma günü olarak, o gün tatil edilecektir."

- Notlar

Muhtarlar Toplantısı'na Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişime karşı koyduğu sırada şehit olan muhtarlar, Ali Anar ve Mete Sertbaş ile muhtar kardeşi şehit Erkan Yiğit'in yakınları da katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından konuk ettiği muhtarlarla birlikte öğle yemeğine geçti.

Programa, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da katıldı.

(Bitti)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×