CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)

- "MHP Genel Başkanı Devlet Bey'in muhalefete değil de iktidara yakın olduğunu biliyoruz zaten, kendileri de ifade ediyorlar bunu. Geçmişte Devlet Bey'in başkanlık sistemine yönelik oldukça sert açıklamaları vardı, ben bugün için de o sert açıklamaların geçerli olduğuna şahsen inanıyorum. Çünkü başkanlık sistemi Türkiye'yi daha ciddi felaketlere sürükleyecek olan bir sistemdir" - "(FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun eski Genelkurmay Başkanı Özel'e daveti) Gelmesi, sorulara yanıt vermesi lazım. Biz neden güçlendirilmiş, demokratik bir parlamentodan söz ediyoruz? Eğer emekli bir komutan, TBMM'nin bir komisyonunun çağrısına 'Ben gelmem.' diyorsa, o parlamento zayıf bir parlamentodur" - "Türkiye kendi güvenliğini sağlamalı ama Suriye'nin içlerine kadar gidip özel bir çatışma alanı kendisi için yaratmamalıdır. Eğer o bataklığa saplanırsa, Ortadoğu bataklığından çıkmak zordur. Ortadoğu bataklığı tarihin her döneminde Türkiye'ye zarar vermiştir"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "MHP Genel Başkanı Devlet Bey'in muhalefete değil de iktidara yakın olduğunu biliyoruz zaten, kendileri de ifade ediyorlar bunu. Geçmişte Devlet Bey'in başkanlık sistemine yönelik oldukça sert açıklamaları vardı, ben bugün için de o sert açıklamaların geçerli olduğuna şahsen inanıyorum. Çünkü başkanlık sistemi Türkiye'yi daha ciddi felaketlere sürükleyecek olan bir sistemdir." dedi.

Kılıçdaroğlu, Rusya'nın Sesi Radyosu'na konuk olarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'na gelmedi. Neden gelmedi? Bu, milli iradeye saygısızlık değil mi?" sorusuna, Kılıçdaroğlu, "Saygısızlıktır. Gelmesi, sorulara yanıt vermesi lazım. Biz neden güçlendirilmiş, demokratik bir parlamentodan söz ediyoruz? Eğer emekli bir komutan, TBMM'nin bir komisyonunun çağrısına 'Ben gelmem.' diyorsa, o parlamento zayıf bir parlamentodur, güçlendirilmiş bir parlamento değildir. Bu sorumluluk aslında parlamentoyu yöneten Meclis Başkanı'na aittir. Meclis Başkanı bu konuda sessiz kalıyorsa, parlamentoya sahip çıkmıyor demektir." yanıtını verdi.

Kurtuluş Savaşını yönettiği için TBMM'ye "Gazi Meclis" denildiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, güçler ayrılığı vurgusu yaptı.

"Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın verdiği siyasi mesajları nasıl değerlendiriyorsunuz? Akar hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Genelkurmay başkanlarının siyasetle ilişkilerinin olmaması gerekir. Gazi Mustafa Kemal'e, bir dönem 'Hem genelkurmay başkanı hem milletvekili olayım.' diye talepler gelmiştir. Atatürk bunu kabul etmemiştir, 'Ya genelkurmay başkanı olacaksın ya da siyasete atılacaksın.' Ordunun siyasete girmesini asla istememiştir ve doğru da bulmamıştır. Bu geleneğin, törenin korunması gerektiğinden yanayım." diye konuştu.

Genelkurmay başkanlarının siyasetçilerle bir arada çok fazla görülmelerinin doğru olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, bunun sadece kendilerini değil, mensubu bulundukları kurumu da yıpratacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu, "ABD Başkanlığına Donald Trump'un seçilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz. CHP'nin Trump ile bir teması olacak mı?" sorusuna, "Amerika'daki seçimlerin sonucunu beğenirsiniz veya beğenmezsiniz, herkesin saygıyla karşılaması gerekiyor. Seçim meydanlarında söylenen sözlerin, iktidara geldikten, başkan olduktan sonra ne ölçüde gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini zaman gösterecek. Hiç kimsenin unutmaması gereken bir gerçek var; Amerika'da kurumlar çok güçlüdür. Dolayısıyla başkanın tek başına Amerika'yı dilediği gibi yöneteceği gibi bir genellemeye kapılmamak gerekiyor." karşılığını verdi.

Amerika'nın kendi çıkarlarını düşüneceğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, bu kapsamda bazı politikaların gözden geçirilebileceğini belirtti. ABD'nin alacağı her kararın dünyayı da etkileyebileceğine işaret eden Kılıçdaroğlu, ülkelerin, buna göre ülkelerin kendilerini yeniden konumlandırmak durumunda olduğunun altını çizdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Trump ile doğrudan ya da dolaylı bir ilişkilerinin bulunmadığını dile getirdi.

- "Türkiye dış politikada en ciddi yenilgiyi yaşadı"

"Türkiye'nin Suriye konusundaki politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Esad gitmeli mi kalmalı mı sizce?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Dış politikada Türkiye, tarihinin en ciddi yenilgisini yaşadı. Suriye politikası baştan sona yanlıştı, uyarılarımız dikkate alınmadı." dedi.

Gelinen noktada, Türkiye'nin kendi ulusal güvenliğini sağlamak için Cerablus'a gittiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Türkiye kendi güvenliğini sağlamalı ama Suriye'nin içlerine kadar gidip özel bir çatışma alanı kendisi için yaratmamalıdır. Eğer o bataklığa saplanırsa, Ortadoğu bataklığından çıkmak zordur. Ortadoğu bataklığı tarihin her döneminde Türkiye'ye zarar vermiştir. Türkiye'nin bütün Arap ülkeleriyle sıcak, geçmişe, tarihe dayanan ilişkileri var o ilişkileri geliştirmesi, barış eksenli bir politika izlemesi lazım." ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Esad kazandı mı sizce?" sorusuna, "Hayır, oraya doğru gidiyor." karşılığını verdi.

"Cumhuriyet gazetesindeki tutuklamaları nasıl değerlendirdiğinin" sorulduğu Kılıçdaroğlu, gazetecilerin hapse atılmasını asla doğru bulmadıklarını, medya özgürlüğünü her ortamda savunduklarını söyledi.

- "Aldatılması engel değil"

"Görüşümüz, inancımız, yaşam tarzımız ne olursa olsun medya özgürlüğüne saygı göstermemiz gerekir." diyen Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bugün Altan kardeşlerin, Nazlı Ilıcak'ın, Murat Sabuncu'nun hapse atılmasını doğru bulmuyoruz. Gazetecileri hapse atarak, Türkiye'yi bir anlamda susturmak, onların yazmalarına engel olmak, demokrasiye ihanettir, ben öyle görüyorum. Ergenekon, Balyoz davalarının tamamının düzmece olduğunu iddia eden CHP'ydi. Orada soruşturulan kişilerin haksız yere hapse atıldıklarını söyleyen yine bizdik. Ama eğer bir kişi yargılanacaksa davaların savcısı olarak Cumhurbaşkanının yargılanması lazım. Çünkü, 'ben o davaların savcısıyım' demişti. Gazetecilerden önce açık ve net bu davaların savcılığını üstlenen kişinin yargılanması lazım. O yargılamadan kurtulmak için 'biz aldatıldık' dedi. Böyle bir şey olmaz ki. Aldatılması onun yargılanmasına engel değil ki. Zekeriya Öz'e kurşun geçirmez arabayı kim verdi? Dönemin başbakanı verdi. Heykelinin dikilmesini kim istedi? Dönemin başbakanı istedi. Ana faili bırakıp da tali işlerle uğraşmak doğru değildir, ana fail bellidir."

"Fetullah Gülenci generalleri oraya Altan kardeşler mi yerleştirdi yoksa siyasi irade mi yerleştirdi? Gülen cemaatine ait 17 üniversiteyi YÖK'ten geçirip, TBMM'ye getiren o gazeteci arkadaşlar mı yoksa o gün ve bugün ülkeyi yöneten AKP'mi? Kim bu?" diye soran Kılıçdaroğlu, asıl fail bırakılıp, yan kulvarlara girilmesi durumunda hedefin saptırılmış olacağını savundu.

- "Biz istihbarat örgütü değiliz"

"CHP'de Fetullah Gülen cemaatine üye kimse var mı?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Biz bir istihbarat örgütü değiliz. Kim Gülenci'dir, değildir bilmiyoruz ama iktidar derse ki şu Gülenci'dir, belgesini, dokümanını getirir, mesele biter. Şu veya bu Gülenci'dir diye elimizde belge, bulgu yok." yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin ilkelerinin ve ortamının Gülencilerin yaşamasına uygun olmadığını belirterek, "Tam demokrasi vardır, insanlar düşüncelerini özgürce söylerler burada. O iklimi nerede bulurlar? AKP'de bulurlar o iklimi. Neden? Orada bir kişi söyler, herkes ona uyar." diye konuştu.

"MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Başbakan Binali Yıldırım arasındaki hukuku nasıl değerlendiriyorsunuz? MHP, başkanlık sistemine onay verecek mi? Devlet Bahçeli muhalefete mi yakın iktidara mı?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Devlet Bey'in muhalefete değil de iktidara yakın olduğunu biliyoruz zaten, kendileri de ifade ediyorlar bunu. Geçmişte Devlet Bey'in başkanlık sistemine yönelik oldukça sert açıklamaları vardı, ben bugün için de o sert açıklamaların geçerli olduğuna şahsen inanıyorum. Çünkü başkanlık sistemi Türkiye'yi daha ciddi felaketlere sürükleyecek olan bir sistemdir."

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin Türkiye'nin bekasından, birliğinden, bütünlüğünden sorumlu olduğunu ifade ederek, MHP'nin de bundan sorumlu olduğunu düşündüğünü dile getirdi. Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin bekasını ben nasıl düşünüyorsam, Sayın Bahçeli'nin de en az benim kadar düşündüğünü varsayıyorum. Bahçeli, 'Başkanlık sistemini biz savunuyoruz.' demedi." açıklamasında bulundu.

- "Kim Atatürkçü, kim değil eylemlerle belli olur"

"Atatürk, laiklik ve cumhuriyet vurgusu bugünlerde arttı, bunun nedeni nedir? CHP yeniden Kemalist parti çizgisinde midir?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Atatürkçülük üretim, bağımsızlık, özgürlük demektir. Bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü Kurtuluş Savaşı ile kazandık, üretimi ise 1923'te İzmir İktisat Kongresi'ni toplayarak üretmeye başladık." dedi.

CHP'nin kendi plan ve programlarından en ufak bir sapma yapmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, Mustafa Kemal Atatürk'ün sadece CHP'nin değil, Türkiye'nin ortak paydası olduğunun altını çizdi.

"Mustafa Kemal Atatürk bu ülkeye ne kötülük yaptı? Eğer bugün ezanlar okunuyorsa günde beş vakit, dönüp bakmak lazım kimin sayesinde bu." diyen Kılıçdaroğlu, Ortadoğu bataklık içindeyken Türkiye laik demokratik sosyal hukuk devletiyse bunun Atatürk ve arkadaşları sayesinde olduğunu hatırlattı.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bugün Atatürkçülüğü suistimal edenler, Gazi'yi anlamayanlar var.' dedi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Kim Atatürkçü, kim değil bu eylemlerle belli olur. Siz, Atatürk'ün adını pek çok yerden silmeye kalkıyorsunuz. Siz, kalktınız, Merkez Bankası'nın bastığı paralardan Atatürk'ü kaldırdınız, yerine Fetullah Gülen'i koydunuz. Allah aşkına bunlar çocuk mu kandırıyorlar? Herkesin kendileri gibi rahat kandırılabileceğini düşünüyorlar, yok öyle bir şey." yanıtını verdi.

(Bitti)



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×