Beştepe'de Öğretmenler Günü programı

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (4) - "Gerek PKK, DHKP-C gibi etnik ve mezhebi farklılıkları kaşıyan örgütlerin, gerekse DEAŞ ve FETÖ gibi dini kavramların arkasına saklanan yapıların en büyük istismar alanı, eğitim ve öğretim alanındaki hatalardır" - "Bu ülkenin yüzlerce yıllık tarihi ve kültürel birikimine yabancı eğitim-öğretim politikaları, maalesef çatışmacı, hastalıklı, çift kişilikli nesillerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle FETÖ, zamanın gerisinde kalan, toplumun temel değerlerinden uzak, jakoben, baskıcı bir eğitim politikasının ürünüdür" - "Görevden alınanlar vesaire, bunları da tabii ki alacağız. Mümkün olduğunca da istiyoruz ki 'at izi it izine karışmasın' ama bu tür şeyler de olur mu...Tabii o kadar da olur. Çünkü A'dan Z'ye kendilerini acayip saklıyorlar. 'Ağlarım ağlatamam, hissederim söyleyemem, dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım.' diyor şair. Şu anda bildiklerimi tabii söyleyemeyecek durumdayım ama günü geldiğinde inşallah onlar da belki kaleme dökülecektir" - "Teröristle mücadele güvenlik birimlerinin, terörle mücadele ise tüm toplumun görevidir. Bir tek evladımızın dahi bu tür insanlık düşmanı yapıların eline düşmesine gönlümüz razı gelmez"

Beştepe'de Öğretmenler Günü programı

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gerek PKK, DHKP-C gibi etnik ve mezhebi farklılıkları kaşıyan örgütlerin, gerekse DEAŞ ve FETÖ gibi dini kavramların arkasına saklanan yapıların en büyük istismar alanı eğitim ve öğretim alanındaki hatalardır." dedi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Öğretmenler Günü programında yaptığı konuşmada, "Bizler Batı'ya öykünen, kendi milletinden tiksinen sömürge ajanları değiliz" ifadesini kullanarak, kendini bilen, tarihini bilen, medeniyet değerlerini özümsemiş fikir işçileri yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Marjinal ideolojilerin kalıplarına sıkışmış, zihni formatlanmış, at gözlüğüyle dünyaya bakan gençlerin, hangi okulu bitirirse bitirsin, ne bu ülkeye ne de bu millete sunacağı bir katkı olduğunu vurgulayan Erdoğan, milli ve manevi değerlere yabancı, evrensel olmaktan uzak bir eğitim anlayışının, toplumda ne tür sıkıntılara sebep olduğuna herkesin şahit olduğunu belirtti.

Gerek PKK, DHKP-C gibi etnik ve mezhebi farklılıkları kaşıyan örgütlerin, gerekse DEAŞ ve FETÖ gibi dini kavramların arkasına saklanan yapıların en büyük istismar alanının eğitim ve öğretim alanındaki hatalar olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bu ülkenin yüzlerce yıllık tarihi ve kültürel birikimine yabancı eğitim öğretim politikaları, maalesef çatışmacı, hastalıklı, çift kişilikli nesillerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle Fetullahçı Terör Örgütü, Feto zamanın gerisinde kalan, toplumun temel değerlerinden uzak, jakoben baskıcı bir eğitim politikasının ürünüdür" diye konuştu.

Erdoğan, FETÖ mensubu bir profesörün "O bize şah damarından daha yakın" sözlerini hatırlatarak, sözlerine şöyle devam etti:

"Senin her yerin profesör olsa ne olur ya. Kalkıp da Pensilvanya'dakini kendine şah damarından daha yakın görürsen, sen zaten bitmişsin, tükenmişsin. Sen bir ilim erbabı olamazsın, sorgulayan da olamazsın. Bize şah damarımızdan daha yakın olan, bir Müslüman olarak bunu söylüyorum ki bunlar böyle geçiniyorlar, o da Rabbimizdir. Ayet-i Kerime'de de ifade edildiği gibi 'Ben size şah damarınızdan daha yakınımdır' diyor Rabbimiz. Ondan başka yok, hiç bir güç yok. Ve bu, bizim dinimize göre kim ki Allah'tan başka bir gücü şah damarından yakın olarak ilan ederse, o bir defa kesinlikle küfürdedir, bu ifade şirktir, biz buna evet diyemeyiz."

- "Milletimizin zeki ve başarılı evlatları adeta bu örgütün kollarına zorla itilmiştir"

Uzun dönem belli okulların, makamların ve mesleklerin, bu ülkenin asli evlatlarına adeta kapatılmış olmasının, FETÖ'ye beklediği fırsatı sunduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu çarpıklık, meydanı, kapıdan alınmayınca bacadan girmeye çalışan FETÖ gibi simsarlara bırakmıştır. 12 Eylül darbesinden sonra özellikle 28 Şubat müdahalesinin akabinde, milletimizin zeki ve başarılı evlatları adeta bu örgütün kollarına zorla itilmiştir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınav kazandırma, iyi eğitim, başarılı kariyer gibi göz boyayan sloganlarla, ailelere nüfuz eden FETÖ yüzünden bugün kayıp bir nesil oluştuğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

"Kopya, kopyacılık, işte bunlarda var. Bakın şimdi hepsi tek tek ortaya çıktı, çıkıyor. Ve bunlar işte o kopyacı bir nesli, devletin belli makamlarına yerleştirmek suretiyle, oralarda da ne yazık ki böyle bir ele geçirme operasyonunu, bir işgal hareketini gerçekleştirdiler. Devletimizin imkanlarıyla okumuş binlerce FETÖ militanı bilhassa yurt dışında edindikleri tüm yetenekleri, tüm mesailerini Türkiye'yi karalamaya sarf ediyor. Milletimizin rızkından keserek verdiği hayır hasenatla okuyanlar, 15 Temmuz'da milletin kanını dökmekte hiçbir beis görmediler. F-16 uçaklarıyla bu milleti bombalayanlar, şu Külliye'yi bombalayanlar, bunun eğitimini öğretimini mi aldılar? İşte o Feto'yu tabulaştırmak suretiyle böyle bir eğitim öğretim aldılar ve şu gördüğünüz Külliye'nin çevresinde 29 şehidimiz var, 36 yaralımız var. Özel Harekat'ta 56 şehidimiz var, aslanlar gibi orada polislerimiz, orada kız polislerimiz şehit oldu. Aynı şekilde TBMM'yi bunlar bombaladı, İstanbul'da şimdi adı artık 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olan Boğaz Köprüsü'nü bunlar insafsızca bombaladılar ve 36 şehidimiz orada var."

- "Bedelini ödüyorlar, ödemeye devam edecekler"

Bir Müslümanın kendi vatanında, kendi milletinin fertlerine karşı böyle bir şey yapmasının mümkün olmadığını dile getiren Erdoğan, "Tabii ki Silahlı Kuvvetlerimizin içine sızmış olan bu bir grup FETÖ'cü terörist, işte bu adımları attılar. Şimdi de bedelini ödüyorlar, ödemeye devam edecekler. Görevden alınanlar vesaire, bunları da tabii ki alacağız. Mümkün olduğunca da istiyoruz ki 'at izi it izine karışmasın' ama bu tür şeyler de olur mu? Tabii o kadar da olur. Çünkü A'dan Z'ye kendilerini acayip saklıyorlar. 'Ağlarım ağlatamam, hissederim söyleyemem, dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım.' diyor şair. Şu anda bildiklerimi tabii söyleyemeyecek durumdayım ama günü geldiğinde inşallah onlar da belki kaleme dökülecektir. Çünkü her doğruyu her yerde, her zaman söylemek doğru değil. Onun için sabır gerekiyor." dedi.

Bütün bu acı tablodan herkesin çıkartacağı önemli dersler olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Öncelikle şu gerçeğin farkına hep birlikte varmalıyız; teröristle mücadele güvenlik birimlerinin, terörle mücadele ise tüm toplumun görevidir. Bir tek evladımızın dahi bu tür insanlık düşmanı yapıların eline düşmesine gönlümüz razı gelmez. Hangi terör örgütü tarafından devşirilirse devşirilsin, hiçbir evladımızın kaybolmasına, vatanına, milletine, devletine, anne babasına ihanet etmesine gönlümüz razı değil. Bu şer odaklarına karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz. Öğretmenlerimiz, sorumlulukları ve meslekleri itibarıyla bu mücadelenin en ön safında yer almalıdır, zaten yer alıyorlar. Şahsen yaptığı işin bilincinde olan bir öğretmenin herhangi bir terör örgütüne sempati duyabileceğine asla ihtimal vermiyorum."

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×