banner379

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bozdağ: (2)

- "Şu çok net. Bir defa PYD/YPG ve bölgede bir terör koridoru oluşturulması, terör devleti yapılandırılması ve buna gidecek bütün süreçler konusunda Türkiye kapalıdır. Bu konularda istedikleri kadar konuşsunlar, bizim bir milim geri gitmemiz mümkün değildir" - "PYD/YPG, terör örgütüdür. Bu terör örgütüne Türkiye'nin dostu ve müttefiki olan ABD'nin destek vermesi, silah vermesi, mühimmat vermesi, eğitim donatım yapması, askerlerinin onlarla beraber oturup kalkması Türkiye'ye karşı yapılan en büyük yanlışlıktır. Bu kabul edilemez bir durumdur. Bu destekler kesilmeli, verilen silahlar geri toplanmalı. Bundan sonra herhangi bir destek kesinlikle verilmemeli" - "DEAŞ'a karşı da mücadeleyi dünyada en iyi yapan tek ülke vardır, o da Türkiye'dir. Bunu da biz ABD ile pekala yapabiliriz ama burada bir terör devleti yapılanmasına, PKK terör örgütünün yavrularının serpilip büyümesine Türkiye'nin göz yummasını kimse beklememelidir"

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bozdağ: (2)
15 Şubat 2018 Perşembe 17:22

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, "Şu çok net. Bir defa PYD/YPG ve bölgede bir terör koridoru oluşturulması, terör devleti yapılandırılması ve buna gidecek bütün süreçler konusunda Türkiye kapalıdır. Bu konularda istedikleri kadar konuşsunlar, bizim bir milim geri gitmemiz mümkün değildir." dedi.

Bozdağ, Kanal 24 televizyonunda katıldığı programda, gündeme ilişkin değerlendirme ve açıklamalarda bulundu.

Zeytin Dalı Harekatı ve ABD ile ilişkilerle ilgili bir soru üzerine Bozdağ, şu değerlendirmede bulundu:

"Şu çok net. Bir defa PYD/YPG ve bölgede bir terör koridoru oluşturulması, terör devleti yapılandırılması ve buna gidecek bütün süreçler konusunda Türkiye kapalıdır. Bu konularda istedikleri kadar konuşsunlar, bizim bir milim geri gitmemiz mümkün değildir. Biz bunu kendimizin varoluşsal bir sorunu olarak görüyoruz. Devletimiz ve milletimizin bugünü ve geleceği için çok büyük tehdit ve saldırı olarak görüyoruz. Ülke, millet ve hükümet olarak bu saldırıyı bedeli ne olursa olsun bertaraf etmek için elimizi taşın altına koyacağız, mücadelenin en büyüğü ne ise onu yapacağız. Bu tehlike ve tehditi ortadan kaldırana kadar da bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bizim bu noktada laf cambazlığına veya yıldızlı laflara veya başka başka tür söylemlere karnımız tok. Bizim söze artık ihtiyacımız yok. Çünkü bize ne söyledilerse arazide hep tersi oldu. Sayın Trump, 'Silah vermeyeceğiz bundan sonra.' dedi, silahlar devam ediyor hala. Başka şeyler söylendi, Fırat'ın batısına geçmeyecek, geçti. Menbiç'te olmayacaklar, oldu. Baktığınız zaman arazide ne varsa hep söylenenlerin tersi oluyor. Biz nasıl inanacağız?"

- "Türkiye'nin göz yummasını kimse beklememelidir"

ABD'ye "Şimdiye kadar 'a' dediniz oldu 'b', 'c' dediniz oldu 'd'. Türkiye bu kadar söylenen sözlerin arazide tersinin yapıldığı pratiği yaşadıktan sonra sizin bu noktada söyleyeceğiniz sözler Türkiye'yi tatmin etmez." diyen Bozdağ, özlerini şöyle sürdürdü:

"PYD/YPG terör örgütüdür. Bu terör örgütüne Türkiye'nin dostu ve müttefiki olan ABD'nin destek vermesi, silah vermesi, mühimmat vermesi, eğitim donatım yapması, askerlerinin onlarla beraber oturup kalkması Türkiye'ye karşı yapılan en büyük yanlışlıktır. Bu kabul edilemez bir durumdur. Bu destekler kesilmeli. Verilen silahlar geri toplanmalı. Bundan sonra herhangi bir destek kesinlikle verilmemeli. DEAŞ'a karşı da mücadeleyi dünyada en iyi yapan tek ülke vardır, o da Türkiye'dir. Bunu da biz ABD ile pekala yapabiliriz ama burada bir terör devleti yapılanmasına, PKK terör örgütünün yavrularının serpilip büyümesine Türkiye'nin göz yummasını kimse beklememelidir. Eğer Türkiye'nin göz yumacağını düşünüyorlarsa Türkiye'yi hiç tanımamışlar demektir."

Bozdağ, DEAŞ terör örgütünün Suriye ve Irak'ta büyük terör eylemleri yaptığını söyledi.

Örgütün en büyük eylem yaptığı ülkelerden birinin de Türkiye olduğunu belirten Bozdağ, en büyük bedeli Türkiye'nin ödediğini vurguladı.

DEAŞ'ın, Suriye'nin pek çok yerini işgal edip Irak'a girdiğini ve her tarafı ele geçirdiğini dile getiren Bozdağ, ama PYD/YPG'nin olduğu yerlerde Rakka ve birkaç yer hariç onun dışında oralara önce girdiklerini, oradaki nüfusu yerinden, yurdundan edip göçe zorladıklarını, sonra da herhangi bir çatışma olmadan oraların PYD/YPG'nin eline geçtiğini aktardı.

Sonra oralara teröristlerin yerleştirildiğini anlatan Bozdağ, başka yerlerden nüfus aktararak demografik yapının değiştirildiğini ve buralarda PYD/YPG terör örgütlerinin bir hakimiyeti olduğunu dile getirdi.

DEAŞ terör örgütünün, PYD/YPG'nin o alanı temizleyip, kendisi için hem etnik hem de ideolojik temizliğin yapıldığı korunaklı bir alana dönüştürülmesi için büyük bir destek sunduğunu anlatan Bozdağ, şöyle konuştu:

"Şimdi buralarda DEAŞ terör örgütü var mı? Yok. Rakka'da operasyon yapıldı, hangi çatışma oldu? Kaç tane PYD/YPG'li hayatını kaybetti? Ne oldu en sonunda? YPG, PYD, PKK teröristleri koridor oluşturdu, güvenliğini aldı. DEAŞ'lı teröristler oradan çıktılar, gittiler. O zaman soruyorum, bu nasıl bir mücadele? Siz bu teröristleri niye etkisiz hale getirmediniz? Niye teslim almadınız, silahlarına, araçlarına neden el koymadınız? Oradan geçip gitmelerine izin verdiniz. Çok net söylüyorum, DEAŞ terör örgütü bölgedeki siyasal hedeflerin, projelerin hayata geçirilmesi için kullanılan bir alettir. Onu kullanıyorlar şu anda."

- "Yeni bazı senaryolar ortaya çıkabilir"

Bozdağ, DEAŞ ile sadece ABD'nin değil dünyanın mücadele ettiğini, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Fırat Kalkanı Harekatı sırasında 3 bin DEAŞ'lı teröristi etkisiz hale getirdiğini söyledi.

TSK'nin Başika kampını DEAŞ'a karşı kurarak orada bin civarında teröristi etkisiz hale getirdiğini aktaran Bozdağ, bugüne kadar en fazla DEAŞ'lı teröristi etkisiz hale getiren kuvvetin TSK olduğunu vurguladı.

Bozdağ, şöyle devam etti:

"Belki bundan sonra DEAŞ'lı teröristleri birileri örgütleyip 'Bak Türkiye Afrin bölgesine girdi, DEAŞ'a odaklanalım dedik ama odaklanma zayıfladı, DEAŞ bak yeniden Rakka'ya doğru, yeniden şuraya doğru gidiyor.' diye yeni bir tiyatroyu önümüzdeki günlerde bütün dünyanın önüne koyabilirler ama biz şunu çok net görüyoruz. Bu bölgede kim ne yapıyor, ne yapmak istiyor bunların hepsini çok iyi biliyoruz. DEAŞ üzerinden yeni bir algı operasyonu Türkiye'ye karşı yapılmak istenebilir. 'Türkiye Afrin bölgesine girdi, PYD/YPG terör örgütlerine karşı mücadeleyi başlattı. Öte yandan DEAŞ yeniden palazlandı, semirdi. Bak işte onlar yok, DEAŞ yeniden piyasaya çıktı.' demek için, önümüzdeki günlerde yeni bazı senaryolar ortaya çıkabilir. Şimdiden söylüyoruz. Bu tür şark kurnazlıklarıyla Türkiye'nin bu haklı mücadelesini haksız hale hiç kimse getiremez. DEAŞ terör örgütü ile bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en güçlü mücadeleyi Türkiye vermeye devam edecektir."

- Menbiç'e olası harekat

Bozdağ, Suriye'de olup bitenler konusunda Türkiye'nin, ABD yönetimini bugüne kadar hiç aldatmadığını, ne düşündüyse söylediklerini, bugüne kadar söylediklerinin tersini hiç yapmadıklarının altını çizdi.

Türkiye olarak bugün atılan ve bundan sonra atılacak hiçbir adımın ABD için sürpriz olamayacağına işaret eden Bozdağ, bunları muhataplara ve kamuoyuna her defasında söylediklerini ifade etti.

Dünyayı ve ABD'yi aldatmadan iş yaptıklarını belirten Bozdağ, ABD ile karşı karşıya gelmeyi arzu etmediklerini ama aynı arzunun ABD'de de olması gerektiğini vurguladı.

Bölgede terörle etkin mücadele ederken teröristlerin eğitilmesi, desteklenmesi, silah ve mühimmat aktarılmasının müttefikliğe sığan bir yaklaşım olmadığını aktaran Bozdağ, şunları kaydetti:

"O nedenle ABD Türkiye ile karşı karşıya gelmemek için Türkiye'nin gösterdiği hassasiyeti göstermesi gerekir. Bizim derdimiz ABD ile karşı karşıya gelmek değil. Bizim muhatabımız ABD değil. Bizim derdimiz ve mücadele ettiğimiz muhatap terör örgütü PKK, PYD, KCK, YPG ve DEAŞ'tır. Biz bunlarla mücadele ediyoruz. Bunların içerisine ABD askerlerinin de girmemesi lazım. Bunların içerisine girdiğinde o mücadele sırasında kimseye kimlik sormuyoruz. Mücadele teröristle, terör örgütleriyle yapılıyor. Bu noktada Türkiye ile ABD arasında bir karşı karşıya gelmenin olacağına ihtimal vermiyorum. Böyle bir şey söz konusu değildir. Orada bazı ABD'li askerlerin yaptığı açıklamaları da önemsemiyorum. Çünkü bizim muhatabımız ABD yönetimidir. Bu konuda kararları verecekler de onlardır. Biz çok netiz. Türkiye'nin bu konuda duruşu nettir. ABD'li muhataplarımıza da bugüne kadar söylediklerimiz ortadadır, yapacaklarımız bellidir. Şu anda bir kısmını yapıyoruz, yarın da kalanını yapacağız. Yani bu çok net ortada. O yüzden biz kimseyi oyalamıyoruz, aldatmıyoruz. Yapacağımızı açık açık söylüyoruz. Onun için de ABD Türkiye'nin karşı karşıya gelmesinin söz konusu olacağını düşünmüyorum."

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×