AK Parti TBMM Grup toplantısı

- Genel Başkan ve Başbakan Yıldırım: (4) - "AB'nin son açıkladığı rapor bizi hem üzmüş hem de rahatsız etmiştir. Bugüne kadar AB ile yürüttüğümüz müzakerelerde yapıcı eleştirileri hoşgörüyle karşıladık ve gereğini yaptık. Ancak son ilerleme raporu maksadını oldukça aşan ifadelerle dolu ve bunları Türkiye olarak asla kabul etmiyoruz" - "(Bazı HDP milletvekillerinin tutuklanması) Ortada ciddi suçlamalar varken, 'Yargı görevini yerine getiriyor' diye yaygara koparıyorlar. Bu haksızlığı, bu çifte standardı asla kabul etmiyoruz" - "Milletten aldığı yetkiyi hiçbir vekil, terörü besleyip, halka düşmanlık etmek için kullanamaz. Bunlar yargının önünde ya aklanacaklar ya da yaptıklarının hesabını verecekler. Bundan başka da üçüncü bir yol yoktur" - "Türkiye'de hukukun nasıl işleyeceğine AB büyükelçileri karar veremez. Milletimiz AB büyükelçilerinin, HDP grubunda verdikleri o trajikomik fotoğrafı asla unutmaz"

AK Parti TBMM Grup toplantısı

TBMM (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, AB'nin ilerleme raporunun kendilerini hem üzdüğünü hem rahatsız ettiğini belirterek, "Bugüne kadar AB ile yürüttüğümüz müzakerelerde yapıcı eleştirileri hoşgörüyle karşıladık ve gereğini yaptık. Ancak son ilerleme raporu maksadını oldukça aşan ifadelerle dolu ve bunları Türkiye olarak asla kabul etmiyoruz." dedi.

Yıldırım, AK Parti TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ya da özgürlüklerin hiçbir şekilde tehlike altında olmadığını söyledi.

Milletin 15 Temmuz'da, hiçbir gücün Türkiye Cumhuriyeti üzerinde bir vesayet kuramayacağını bütün dünyaya açık bir şekilde gösterdiğinin altını çizen Yıldırım, "O zaman AB'li dostlarımızın güçlü desteğini ne yazık ki göremedik ama bugün görüyoruz ki bu çevrelerde terör örgütlerinin algı operasyonlarında kullandıkları birtakım iddiaları gündeme getiriliyor." diye konuştu.

Yıldırım, Türkiye'nin terör örgütlerine karşı kararlı mücadelesini sürdüreceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkemizin barış ve istikrarına, insanımızın can güvenliğine kastedenler kim olursa olsun, asla müsamaha görmeyecektir. Haklı, hakkaniyetli her eleştiriye açığız. Ancak maksatlı ve tutarsız yaklaşımları da asla kabul etmeyiz. Şimdi Avrupa Birliği tutturmuş; 'Terör yasasını değiştirin'. Nereden çıktı kardeşim? Türkiye, terörle amansız mücadele veriyor. Bir darbe geçirmiş. Bütün terör unsurlarıyla mücadele ederken terör yasasını değiştirmek neyin nesi? Terör örgütlerinin telkini ile bunu bize söylüyorlar. Kusura bakmasınlar."

- Dokunulmazlığı kaldıran ülkelerden örnekler

Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin çeşitli eleştirilerle karşı karşıya kaldıklarını anlatan Yıldırım, AB ülkeleri de dahil olmak üzere bugüne kadar çok sayıda ülkede zaman zaman milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırıldığını anımsattı.

Yıldırım, Almanya, Belçika, Danimarka, Avusturya, İsveç, İtalya, Fransa, İspanya, İsviçre, İzlanda, Lüksemburg, Norveç, Portekiz, Yunanistan'da sayısız örnekler olduğuna işaret ederek, bu ülkelerde suçüstü yakalanan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırıldığını söyledi.

Avusturya Ulusal Meclisi muhalefet liderinin, Neonaziler tarafından düzenlenen bir baloya Savunma Bakanlığı tarafından yasaklanmış askeri kıyafetle katıldığı için dokunulmazlığının kaldırıldığını anımsatan Yıldırım, Danimarka'da 2006 yılında trafik kazasına sebep olan Adalet Bakanının, 2010 yılında Müslümanlar hakkında ırkçı ifadelerde bulunan milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırıldığını ve hakkında dava açıldığını kaydetti.

Yıldırım, bunun gibi çok sayıda örneklerin bulunduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

"Ortada ciddi suçlamalar varken, 'Yargı görevini yerine getiriyor' diye yaygara koparıyorlar. Bu haksızlığı, bu çifte standardı asla kabul etmiyoruz. AB ülkelerinin kendilerine hak gördüklerini, Türkiye de kendisine hak görüyor. Meselenin tartışılacak hiçbir yanı yoktur. Kaldı ki AB ülkelerinde dokunulmazlıkların kaldırılması bırakın terörle ilişkili bulunmayı, vaka-i adiyeden şeylerle bile gerçekleşiyor.

AB'nin son açıkladığı rapor bizi hem üzmüş, hem de rahatsız etmiştir. Bugüne kadar AB ile yürüttüğümüz müzakerelerde yapıcı eleştirileri hoşgörüyle karşıladık ve gereğini yaptık. Ancak son ilerleme raporu maksadını oldukça aşan ifadelerle dolu ve bunları Türkiye olarak asla kabul etmiyoruz. Biz AB'yi terörle mücadelede hep yanımızda görmek istedik, terörün, teröristlerin arkasında değil."

Başbakan Yıldırım, PKK propagandasına itiraz etmeyenlerin Türkiye'ye demokrasi dersi vermeye devam ettiklerini söyledi. Terörün küresel bir insanlık sorunu olduğunu ifade eden Yıldırım, "Bizim terörle mücadeleden vazgeçmemiz ya da geri adım atmamız asla beklenmemelidir. Bu kararlılığı gösteremeyen ülkeler, korkarım ki bir gün kendileri de yaptıkları yanlışla acı bir şekilde yüzleşecektir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Milletimiz, bu trajikomik fotoğrafı asla unutmaz"

HDP'li bazı milletvekillerinin tutuklanmasına da değinen Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

"Biz kez daha altını çiziyorum; bazı milletvekillerinin yargı kararıyla ifade vermeye getirilip, bir kısmı hakkında tutuklama kararı verilmesi tamamen hukukun işidir, yargının işidir, yapılan işlemler de hukuk çerçevesinde yürümektedir. Haklarında teröre destek vermek, terör propagandası yapmak, terör örgütü üyesi olmak gibi ağır iddialar vardır. Milletten aldığı yetkiyi hiçbir vekil, terörü besleyip, halka düşmanlık etmek için kullanamaz. Bunlar yargının önünde ya aklanacaklar ya da yaptıklarının hesabını verecekler, bundan başka da üçüncü bir yol yoktur. Türkiye'de hukukun nasıl işleyeceğine AB büyükelçileri karar veremez. Milletimiz AB büyükelçilerinin, HDP grubunda verdikleri o trajikomik fotoğrafı asla unutmaz. HDP bütün çağrılara rağmen terör örgütü ile maalesef arasına mesafe koyamayan bir parti olmuştur. Sözcüleri tarafından binlerce insanın ölümünden sorumlu bir terör örgütüyle ilişkisi birçok kez açıkça ilan edilen bir partiye destek herhalde AB büyükelçilerinin işi olmamalıdır."

Milletin canına, malına, kardeşliğine, birliğine ve beraberliğine kastedenlerin hakettikleri cezayı göreceklerini vurgulayan Yıldırım, milletin birliği, dirliği ve huzurunun düşmanı olan terör örgütü PKK'ya, DEAŞ'a ve diğer terör örgütlerine yurt içinde ve yurt dışında operasyonların süreceğini söyledi.

Yıldırım, bölücü terör örgütünün alçakça bir saldırı ile Mardin'in Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk'ü şehit ettiğini de hatırlatarak, şehide Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi. Yıldırım, şehit Safitürk'ün kanının yerde kalmadığını, katillerin yakalandığını ve hesap verdiklerini dile getirdi.

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×