AK Parti TBMM Grup Toplantısı

- Genel Başkan ve Başbakan Yıldırım: (2) "Sayın Cumhurbaşkanımızın altını çizdiği, 'Operasyonda da olacağız masada da olacağız.' sözünün arkasındayız. İşte şu anda operasyonda ön saflarda olanlar, bizim Başika'da eğittiğimiz milislerdir. Ninova mücahitleridir. Peşmergelerle birlikte operasyona katılmışlardır. Ayrıca koalisyon güçleri içerisinde havadan müdahalede bizim Hava Kuvvetlerimiz de yer almıştır. 'Musul'da Türkiye'nin işi yok.' diyenler, cevabını almıştır" - "Kimse kusura bakmasın, sınırlarımızın hemen dibinde bir oldu bittiye asla müsaade etmeyiz. Irak'ta yeni Yezitlere de yeni Kerbela'lara da asla göz yummayacağız"

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

TBMM (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Musul'u kurtarma operasyonuna ilişkin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın altını çizdiği, 'Operasyonda da olacağız masada da olacağız.' sözünün arkasındayız. İşte şu anda operasyonda ön saflarda olanlar, bizim Başika'da eğittiğimiz milislerdir. Ninova mücahitleridir. Peşmergelerle birlikte operasyona katılmışlardır. Ayrıca koalisyon güçleri içerisinde havadan müdahalede bizim Hava Kuvvetlerimiz de yer almıştır. 'Musul'da Türkiye'nin işi yok.' diyenler, cevabını almıştır." dedi.

Yıldırım, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul Finans Merkezi'nin dünyada, yatırımcı ve girişimciye her türlü yatırım için hizmet edecek en önemli merkezlerden biri olacağını belirten Yıldırım, "Biz dostlarımıza buradan çağrı yapıyoruz, uzun vadeli geleceğe, bölgeye yatırım yapma planlarınız varsa İstanbul Finans Merkezi sizin için en güvenli limandır." diye konuştu.

Suriye'nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı Harekatı'nın 56 gündür sürdüğüne işaret eden Yıldırım, harekatın başlangıcından bu yana bin 250 kilometrekarelik alanın güvenli hale getirildiğini, terör örgütü DEAŞ ve YPG unsularından temizlendiğini vurguladı.

Cerablus ve civarında yaşayan köylülerin, bölgeye gelerek tekrar yerleşmeye başladığını aktaran Başbakan Yıldırım, "Önce Cerablus'u ardından Rai ve nihayet Dabık'ı da DEAŞ örgütünden temizledik. Böylece üzerine efsaneler uydurulan Dabık da güvenli bir yer haline geldi. Dabık'ta kontrolün sağlanmasıyla birlikte büyük ölçüde DEAŞ teröristleri tarafından ülkemize, Kilis'e yönelik roket saldırılar önlenmiş oldu. Büyük ölçüde önledik ama başka silahlar ele geçirirlerse daha uzun menzilli, o da ayrıca bir tehdit olmaya devam eder. Ama ellerindeki mevcut silahlarla atacakları füzeler menzilin dışında kalmış oldu." ifadelerini kullandı.

- "Hiç kimsenin iznine, icazetine ihtiyacımız yok"

Türkiye'nin amacının, bölgede barışı, güvenliği ve istikrarı sağlamak olduğunun altını çizen Yıldırım, "Bunun dışında hiçbir amacımız, hiçbir hedefimiz yok. Herkes şunu bilsin ki Türkiye'ye, ülkemize yönelik her türlü tehdide karşı gerekeni anında, gözümüzü kırpmadan yaparız. Bunun için de hiç kimsenin iznine, icazetine ihtiyacımız yok. Türkiye, hudutlarının güvenliğini her şart altında korumaya devam edecek." dedi.

Musul'da uzun süredir konuşulan operasyonun başladığına işaret eden Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Olan biteni yakından takip ediyoruz. Her gelişmeye uygun planlarımız, hesaplarımız yapılmıştır. Hazırlıklarımız tamamlanmıştır. Türkiye'nin aleyhine herhangi bir durum ortaya çıkarsa gereken adım anında atılacak, misliyle karşılık verilecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın altını çizdiği, 'Operasyon da olacağız, masada da olacağız.' sözünün arkasındayız. İşte şu anda operasyonda ön saflarda olanlar, bizim Başika'da eğittiğimiz milislerdir, Ninova mücahitleridir. Peşmergelerle birlikte operasyona katılmışlardır. Ayrıca koalisyon güçleri içerisinde havadan müdahalede bizim Hava Kuvvetlerimiz de yer almıştır. 'Musul'da Türkiye'nin işi yok.' diyenler cevabını almıştır."

- "Sınırlarımızın hemen dibinde bir oldubittiye asla müsaade etmeyiz"

ABD'nin 2003 yılında Irak'a girdiğini, Saddam'ı devirdiğini ve Irak'ta yeni bir dönem başlattığını hatırlatan Yıldırım, "Baştan itibaren hem Amerika'ya hem Birleşmiş Milletler'e, Avrupa Birliği'ne bölgenin hassasiyetini sürekli anlattık. Etnik hassasiyeti konusunu sürekli işledik. Terör örgütleri konusunda uyarılarımızı yaptık. İnanın bütün uyarılarımız da ne yazık ki dikkate alınmadı. Sonunda haklı çıktık. Özellikle DEAŞ terör örgütünün, bu müdahaleden sonra ortaya çıktığını bugün bütün dünya biliyor. Eğer uyarılar o günler dikkate alınmış olsaydı, Irak'ta milyonlarca masum insan hayatını kaybetmeyecek, Irak bugünkü gibi istikrarsız, terör örgütlerinin cirit attığı bir ülke olmayacaktı." diye konuştu.

Bugün Irak'ın yaklaşık yarısının PKK, YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin kontrolüne geçtiğini, diğer yarısının da uluslararası güç sayesinde korunduğunu vurgulayan Yıldırım, "Bunu görmeyenler, ülkelerini teröre teslim edenler, terör karşısında diz çökenler, çıkmışlar bize koca koca laflar ediyorlar. Neden? Çünkü hesap başka. Kimse kusura bakmasın, sınırlarımızın hemen dibinde bir oldubittiye asla müsaade etmeyiz. Irak'ta yeni Yezitlere de yeni Kerbela'lara da asla göz yummayacağız. Türkiye tarihi boyunca hep mazlumun yanında oldu. İşte Suriyeli 3 milyon kardeşimize kucak açtık, bağrımıza bastık, misafir ediyoruz. Bu coğrafyada Türkiye'yi hesaba katmadan adım atanlar büyük bir yanılgı içinde olurlar." değerlendirmesinde bulundu.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimini hatırlatan Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:

"15 Temmuz neden oldu? Amaç, Türkiye'yi hem Irak'ta hem de Suriye'de bir yandan devre dışı bırakmak, bizi içeride meşgul ederek bölgede Türkiye'nin olmadığı emperyalist planları gerçekleştirmek. Ancak bu aziz millet sadece FETÖ'cü teröristleri durdurmadı, aslında bu millet kendi ülkesinin ve komşu milletlerin beka mücadelesini de gerçekleştirdi. PKK ile FETÖ ortak hareket ettiler. Çünkü ikisi de maşa, bu iki maşayı aynı el tutuyor. Bunların ne dinle alakaları var, ne milletle alakaları var. PKK da FETÖ de tek bir amaca, kendi sahiplerine, kendi efendilerine hizmet ediyorlar. İşte bu aziz millet, bu kirli, bu alçak, bu hain oyuna 15 Temmuz'da geçit vermedi.

Türkiye'nin bekası için, istiklal ve istikbalimiz için içeride ne gerekiyorsa yapacağız, dışarıda da ne gerekiyorsa aynen yapacağız. Bunları yaparken adaletten, uluslararası hukuktan ve meşruiyetten ayrılmadan terörle mücadele devam edecek hem de bölgenin barışı için Türkiye olarak katkı sunmayı sürdüreceğiz. Kimsenin toprağında gözümüz yok. Derdimiz tektir; akan kan dursun, zulüm son bulsun. Bunu sağlamak için de tarihimizin bize yüklediği sorumluluk ve cesaretle hareket edeceğiz."

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×