AK Parti TBMM Grup Toplantısı

- Genel Başkan ve Başbakan Yıldırım: (3) "Halkın yüzde 52'sinin oyunu almış Cumhurbaşkanı'nın halka karşı siyasi sorumluluğu vardır. Artık her şey cumhurbaşkanının doğrudan, halk tarafından seçilmesiyle değişmiştir. Cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu doğmuştur. İşte bu durumun sistemdeki bu kargaşanın ortadan kalkmasını istiyoruz, istediğimiz budur. Bunun yolu da mevcut durumu anayasadaki durumla uygun hale getirmek" - "Darbe yapan, ülkemizi yıkmaya çalışan hiç kimse ama hiç kimse 'ben mağdurum' edebiyatı yapmasın. Asıl mağdur şehit yakınlarıdır, gazilerdir, millettir. Mağdur algısı yayarak 15 Temmuz'un mağdurlarını gölgede bırakmalarına asla göz yumamayız. Bu konuda zerre kadar tereddüt göstermeyeceğiz. Kimse bu konuda aksi davranışa girmemizi bizden beklemesin" - "Teröre destek veren belediyeleri tek tek tespit ettik, paketledik. Şimdi yeni görevlendirdiğimiz başkanlar teröre değil, halka hizmet ediyor, halka"

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

TBMM (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, "Halkın yüzde 52'sinin oyunu almış Cumhurbaşkanı'nın halka karşı siyasi sorumluluğu vardır. Artık her şey cumhurbaşkanının doğrudan, halk tarafından seçilmesiyle değişmiştir. Cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu doğmuştur. İşte bu durumun sistemdeki bu kargaşanın ortadan kalkmasını istiyoruz, istediğimiz budur. Bunun yolu da mevcut durumu anayasadaki durumla uygun hale getirmek." dedi.

Yıldırım, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz gecesi Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından gerçekleştirilen darbe girişimine değinerek, Türkiye'ye, necip millete yaşatılanların asla unutulmayacağını söyledi.

241 şehidin, 2 bin 194 gazinin daima gönüllerde taşınacağını belirten Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Darbe yapan, ülkemizi yıkmaya çalışan hiç kimse ama hiç kimse 'ben mağdurum' edebiyatı yapmasın. Asıl mağdur şehit yakınlarıdır, gazilerdir, millettir. Mağdur algısı yayarak 15 Temmuz'un mağdurlarını gölgede bırakmalarına asla göz yumamayız. Bu konuda zerre kadar tereddüt göstermeyeceğiz. Kimse bu konuda aksi davranışa girmemizi bizden beklemesin. Devleti tehdit eden, milleti haince esir almak isteyen bu karanlık yapının mensuplarını savunmaya kalkmak bir başka ihanettir. Bunun da bilinmesini isterim."

- "PKK ile mücadele devam edecek"

PKK bölücü terör örgütü ile mücadelenin hız kesmeden devam ettiğini dile getiren Yıldırım, güvenlik güçlerinin, dağlarda yaptığı operasyonlarda örgüte ağır darbeler vurduğunu aktardı. Şehir içindeki yapılanmaya karşı da etkin tedbirleri aldıklarını anlatan Yıldırım, "Köşeye sıkışmış olmanın psikolojisiyle, bölücü terör örgütü siyasi cinayetler işlemeye başladı. Bölgedeki AK Parti yöneticilerine karşı, suikastlar düzenliyor, kahpece cinayetler işliyor. Biz bu mücadeleye başlarken, liderimiz ne dedi: (Kefenimizi giyerek yola çıktık, bu kutlu davaların erlerini hiçbir terör örgütü korkutamaz. Bunun hesabını bu alçak katillerden mutlaka soracağız.)" diye konuştu.

Yöre halkının, aşiret liderlerinin, STK'ların artık terör örgütünün bölgeye Kürt, Türk insanlarına yaşattığı acının son bulmasını istediğini söylediğine dikkati çeken Yıldırım, el birliğiyle bu işin üstesinden geleceklerini ifade etti.

Başbakan Yıldırım, AK Parti olarak bugüne kadar hizmet için çalıştıklarını ve milletten güç aldıklarının altını çizerek, "Teröre destek veren belediyeleri tek tek tespit ettik, paketledik. Şimdi yeni görevlendirdiğimiz başkanlar teröre değil, halka hizmet ediyor, halka." değerlendirmesinde bulundu.

- Yeni anayasa çalışmaları

Anayasa konusuna değinen Yıldırım, Türkiye'nin yeni bir anayasa ihtiyacı olduğunun her zeminde konuşulduğunu belirtti. AK Parti'nin 3 Kasım 2002 yılında yapılan seçimle tek başına iktidara geldiğini hatırlatan Yıldırım, bir yandan ülkenin gecikmiş hizmetlerini yaptıklarının, Türkiye'nin doğusu ile batısı arasındaki kalkınmışlık farklarını ortadan kaldırdıklarının, bir yandan da vesayet örgütleri ile mücadele ettiklerinin altını çizdi.

AK Parti'nin 363 milletvekili ile cumhurbaşkanını seçememesi için çeşitli sıkıntılar çıkarıldığını anlatan Yıldırım, şunları söyledi:

"AK Parti'yi sandıkta alt edemeyenler, vesayet odaklarını kullanarak yeni bir icat çıkardı. Bu işin öncülüğünü de yine ana muhalefet partisi çekti ve bir sistem krizinin başlangıcını yaptı. O sistem krizini, o kördüğümü yine vatandaş aştı. Hatırlayın, bu durum olunca biz sandığa gitme, millete gitme, sorunun millet tarafından çözülmesini istedik. Millet AK Parti'yi daha da güçlendirerek, desteğini daha da artırarak çözümü gösterdi. Bunun üzerine de 'Madem siz seçtirmiyorsunuz, o halde cumhurbaşkanını halk kendisi seçsin' dedik. Vatandaş bir kez daha soruna el koydu, çözümü üretti. 2010 referandumuyla artık cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi anayasamıza bir hüküm olarak girdi."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yüzde 52 oyla halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanı olduğunu dile getiren Yıldırım, şimdi ise mevcut durumu anayasaya uygun hale getirmek istediklerini vurguladı.

Halkın üzerinde başka bir irade tanımadıklarının altını çizen Binali Yıldırım, şunları kaydetti:

"Halkın yüzde 52'sinin oyunu almış Cumhurbaşkanı'nın halka karşı siyasi sorumluluğu vardır. Artık her şey cumhurbaşkanının doğrudan, halk tarafından seçilmesiyle değişmiştir. Cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu doğmuştur. İşte bu durumun sistemdeki bu kargaşanın ortadan kalkmasını istiyoruz, istediğimiz budur. Bunun yolu da mevcut durumu anayasadaki durumla uygun hale getirmek. Bunun başlangıcını yapmış bulunuyoruz."

(Sürecek)


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×