2017 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

- Milli Savunma Bakanı Işık: (2) - "Rezerv pilot uygulamasını şimdi ilk kanun hükmünde kararnameye koyuyoruz. Yani rezerv pilot uygulamasını özellikle yapacağız" - "Şu anda Güneydoğu'da askeri tabip olarak görevini yapan arkadaşlarımızın mecburi hizmetini de yapmış sayılmasıyla ilgili bir düzenlemeyi getiriyoruz" - "(Sabiha Gökçen'i değerinde satalım, oradan gelen kaynağı da Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyonuna, yeni projeler için kullanalım) diye düşüncemiz var. Bunu Sayın Başbakanımıza da sunduk" - "Askeri öğrenciler ve harp okulu öğrencilerinin tutukluluk durumuyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın da bizzat talimatı oldu, 'Bir an önce bu araştırmaları yapın ve hiç kimsenin mağdur olmaması için gerekli tedbirleri alın.' diye. Bizdeki bilgileri Adalet Bakanlığına aktarıyoruz. Bu noktada elimizden gelen gayreti gösteriyoruz"

2017 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda

TBMM (AA) - Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "Rezerv pilot uygulamasını şimdi ilk kanun hükmünde kararnameye koyuyoruz. Yani rezerv pilot uygulamasını özellikle yapacağız." dedi.

Işık, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Akaryakıt İkmal ve NATO Pol Tesisleri İşletmesi Başkanlığının bütçelerine ilişkin görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Işık, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaşanan moral bozukluğunun, Fırat Kalkanı Harekatı ile iç güvenlik harekatıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) üzerinden büyük oranda kalktığını belirtti.

Son birkaç günde Fırat Kalkanı Harekatı ile yüzlerce kilometrelik alanın terör örgütü DEAŞ'tan temizlendiğine dikkati çeken Işık, "Bunu, bizim ordumuzun desteğiyle Özgür Suriye Ordusu yapıyor. Burada emir komuta zincirinde bir kopma yok ama takdir edersiniz ki askerin asli işi olmayan konularda da biz emir komuta diye bir şeye saplanıp kalmayalım. Bu, bizim sistemik zaaflarımızı örtmesin. Bütün endişemiz, bütün hassasiyetimiz bu. Bu konuyla ilgili gerçekten samimi olarak eleştirilerin hepsini dikkate aldık. Gerek yüz yüze gerekse basından okuduğumuz veya değişik vesilelerle bize ulaşan bütün eleştirileri dikkate aldık." diye konuştu.

- "Yazık günah, bu da milletin malı"

Türkiye'de hastane hizmeti veren en iyi kurumun Sağlık Bakanlığı olduğunu dile getiren Işık, şöyle devam etti:

"Askeri hastanelerimizi de Sağlık Bakanlığı işletsin hem de tam kapasiteyle işletsin. Çünkü bizim askeri hastanelerimizin önemli bir kısmı yüzde 20 kapasitenin altında çalışıyor. Yazık günah, bu da milletin malı. Ama askeri tabip ihtiyacımızı da göz ardı etmedik. Bunu Sağlık Bilimleri Üniversitesi kendine misyon edinecek, GATA'nın gördüğü işlevi tamamen yerine getirecek hatta bu konuda çok daha ileri adımlar atacak. Bunlar sistemde bir boşluk oluşmaması için gösterdiğimiz gayretler. Askeri tabip olarak öğrencileri alacağız, okutacağız ve kışlalarımıza, gemilerimize, üslerimize göndereceğiz. Burada hiçbir şekilde boşluk olmayacak. İhtiyaç duyduğumuz anda da Sağlık Bakanlığı bize gerekli doktoru vermek zorunda olacak. Şu anda Güneydoğu'da askeri tabip olarak görevini yapan arkadaşlarımızın mecburi hizmetini de yapmış sayılmasıyla ilgili bir düzenlemeyi getiriyoruz."

- Rezerv pilot uygulaması

"Savaş uçağı uçuracak pilot kalmadı." eleştirilerine ilişkin Işık, "Rezerv pilot uygulamasını ilk kanun hükmünde kararnameye koyuyoruz. Yani rezerv pilot uygulamasını özellikle yapacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Darbe girişimine toplam kaç askerin katıldığına yönelik soruya Işık, "Bu noktada kesin bir rakam vermek mümkün değil ama Türk Silahlı Kuvvetlerinin çok büyük bir kısmının darbe girişimine hem katılmadığını hem de karşı olduğunu bilmek bizim için çok önemli. Bunu biliyoruz. Ama bunu özellikle bütün yargı süreçleri sonuçlandıktan sonra ancak rakamlandırabileceğimizi de düşünüyoruz." yanıtını verdi.

Bir soru üzerine Bakan Işık, "Milli Savunma Bakanı olarak söylüyorum, Savunma Sanayii Müsteşarlığından sorumlu bir bakan olarak söylüyorum, 'Biz bu Sabiha Gökçen'i değerinde satalım, oradan gelen kaynağı da Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyonuna, yeni projeler için kullanalım.' diye düşüncemiz var. Bunu Sayın Başbakanımıza da sunduk." ifadelerini kullandı.

Işık, 15 Temmuz gecesi hayatını kaybeden erbaş ve erlerin şehit sayılıp sayılmayacağına ilişkin şunları söyledi:

"Şöyle bir olay gelişmiş, Mürted'de o gün darbecilerle beraber olan askerlerden biri. Subay. Bakıyor ki bunlar vatandaşa ateş ediyorlar, Meclisi bombalıyorlar, 'Bu sizin yaptığınız yanlış.' diye bunlardan ayrılıyor. Bunlardan ayrılınca 'Bu konuşur, bizi ele verir.' diye arkadan vuruyorlar bunu. Başlangıçta darbecilerle beraber ama darbecilerin bu tavrını görünce ayrılıyor. Ayrıldığı için de vuruluyor. Şimdi bunlar şehit mi, değil mi konusu. Bunlar ne yapacak? Sonuçta yargı bir süreçten sonra ortaya koyacak. Ama bu konuda 8 erimiz var, bunların durumunu tek tek inceleyip sonuçlandıracağız. Eğer gerçekten bu yavrularımız, askerlerimiz darbeciler tarafından vurulduysa elbette ki onlara şehit unvanını vereceğiz ve itibarlarını iade edeceğiz."

- "Hangisi FETÖ'cü hangisi değil, belirlemek çok kolay değil"

"Askeri okullarla ilgili seri kararlar alındığı" şeklindeki eleştirilere yanıt veren Işık, askeri liseler, harp okulları, kurmay okulları yani Harp Akademilerinin çok uzun yıllardır FETÖ'nün denetiminde olduğunu bildirdi.

Özellikle 7 Şubat MİT krizinden sonra o güne kadar hükümetin TSK'nın iç işleyişine çok fazla müdahale etmediğine dikkati çeken Işık, şunları kaydetti:

"Bu sadece AK Parti hükümeti için değil, daha önce iktidar olan bütün partilerde genel eğilim buydu. Ama 7 Şubat ve özellikle 17-25 Aralık'tan sonra bu konulara eğilince ne kadar vahim bir tablo olduğunu gördük ve ona göre bazı tedbirler almaya çalıştık. Ama ne oldu, şimdi düşünün bu öğrencilerin hangisi FETÖ'cü hangisi değil, belirlemek çok kolay değil. Sonuçta biz insanların ellerine yarın silah vereceğiz. Onun için dedik ki bu risk ülke açısından alınmaz. Bu bir vatan savunması meselesidir. Bu arkadaşlarımızdan bir hak kaybına uğramamaları için tazminat istemedik. Durumlarına uygun sivil okullara gönderdik. Bunu devletin bekası için yapmak zorundaydık. 'Burada yüzde 90'ı FETÖ'cü, yüzde 10'u FETÖ'cü değil. O yüzde 10'u belirlemek için yüzde 90'ı, hepsini değerlendirelim' demeye ne imkanımız var ne de böyle bir risk alma durumumuz var."

- "Gazilikle ilgili Sayın Başbakanımız bir talimat verdi"

Gazilik konusunda Başbakan Binali Yıldırım'ın talimat verdiğini dile getiren Işık, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yakın bir zamanda bir araya geleceklerini, gaziliğin tanımı, gazilikle ilgili sağlık yönetmeliği ve diğer konuları gözden geçireceklerini anlattı.

Bakan Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bir defaya mahsus olmuş 15 Temmuz gibi bir olayı genelleyerek bir kıyaslama konusu yapmayı hakperestlik olarak görmüyorum. Bakın 15 Temmuz'da sokağa çıkan hiç kimse 'Ben buradan bir kurşun yersem veya burada işte ölürsem bana devlet şunu verecek, bunu verecek.' diye sokağa çıkmadı. Size soruyorum, hangi gazi bir uzvunu 'Bana şu haklar verilsin' diye kaybetmek ister. Bu tamamen vatan sevgisinden kaynaklanan ve hiçbir hesabı olmayan bir davranıştır. Dolayısıyla bunlara pozitif ayrımcılığın yapılması bir polemik konusu olmamalı. Bu, 'gazilerle ilgili sorunları göz ardı edelim' anlamı taşımıyor. Elbette onları oturacağız, konuşacağız. Daha önceden aslında bu konuyla ilgili bir çalışma yapma kararı almıştık ama süreç öyle bir gelişti ki hani şeytan taşlamaktan tavaf etmeye zaman bulamadığımız bir dönemi yaşadık. Dolayısıyla gazilikle ilgili, gazilerin sorunlarıyla ilgili konuları baştan aşağı düzenleyeceğiz."

Işık, askeri öğrenciler ve harp okulu öğrencilerinin tutukluluk durumu konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimat verdiğine işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Askeri öğrenciler ve harp okulu öğrencilerinin tutukluluk durumuyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın da bizzat talimatı oldu, 'Bir an önce bu araştırmaları yapın ve hiç kimsenin mağdur olmaması için gerekli tedbirleri alın.' diye. Bizdeki bilgileri Adalet Bakanlığına aktarıyoruz. Bu noktada elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Zaaflarımızı göreceğiz ama Türk Silahlı Kuvvetlerini zayıflatacak hiçbir adımı da atmayacağız. Aksine attığımız bütün adımlar Türk Silahlı Kuvvetlerini daha da güçlendirecek. Çok daha güçlü, çok daha çevik, çok daha dinamik bir yapıyı inşallah oluşturacağız."

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı kuruluşların 2017 yılı bütçesi komisyonda kabul edildi.

(Bitti)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×