Dünden bugüne yeni CHP'de değişmeyen ne varsa, sırıtarak el sallıyor bize. Kısa bir karşılaştırma yapalım mı?
Yeni CHP, ne yazık ki eskisini aratıyor. Mazide bıraktıklarını sandığımız alışkanlıklar erken nüksetmeye başladı. Cemaziyelevvellerinden kalkıp bugüne geliyorlar bir bir. Korkarım CHP başa dönüyor, aslına rücu ediyor.
Dünden bugüne yeni CHP’de değişmeyen ne varsa, sırıtarak el sallıyor bize. Kısa bir karşılaştırma yapalım mı?
Hem 12 Eylül’e karşı olduklarını söylediler hem de 12 Eylül nizamına son verip darbecilere yargı yolunu açan anayasa reformuna ‘Hayır’ dediler.
Cumhuriyet tarihinin en köklü anayasa değişiklikleri yapılırken, vesayet rejiminin direkleri yıkılırken Meclis’teki görüşmeleri boykot ettiler. MHP ve BDP ile birlik olup ret cephesi kuranlar kendileri değilmiş gibi seçim kampanyasında sivil bir anayasa sözü verdiler.
Ergenekon sanıklarını aday gösterip kazandırdılar, sonra da tutukluluk hallerini sona erdirmeyen yargıya gözdağı vermek için Meclis’te yemin etmediler.
Yeni bir anayasa yapmak için diğer partilerle uzlaşı arama çabası vaat ettiler, daha yolun başında iktidar kanadıyla köprüleri atıp Meclis çalışmalarını kilitlediler.
Reformlara karşı
12 Eylül yadigârı yüksek yargı rejimine demokrasi getirecek reformlara canhıraş bir şekilde karşı çıktılar. O yargı düzeniyle açıktan siyasi işbirliği yapmakta hiçbir beis görmediler, değişime karşı omuz omuza birlikte direniş sergilediler. İktidara karşı siyasal mücadelelerini yargıyla birlikte verdiler, şimdi de siyasallaştığı için yargı kararlarına güvenmediklerini söylüyorlar.
“İktidar yargıyı ele geçiriyor, güçler ayrılığı ilkesi ihlal ediliyor” diyerek koparmadıkları yaygara bırakmadılar, şimdi işlerine gelmeyen mahkeme kararlarını değiştirtmek için siyasi iktidardan yargıya müdahale etmesini istiyorlar.
Sonuna kadar statükodan ve yasaklardan yana olan eski siyasetlerini ‘eski CHP’ye yükleyip onu da güya geçmişe gömdüler, ‘artık değişimin partisi olduk’ diye ortaya çıktılar. Yeni CHP ile değişen sadece tabelaları oldu, eski yoldan gitmeye devam ediyorlar.
Tutarsızlıkta tutarlı
CHP’nin gelgitleri daha saymakla bitmez. Tutarsızlıkta tutarlı, demokrasiyi istikrarsızlaştırmada bu kadar istikrarlı davranan başka bir siyasi parti olmamıştır. Değişim ve demokratikleşme taahhütleri üzerinde iki gün üst üste sebat ettikleri daha görülmedi. Yasakçılık ve statükoculuğu terk etme iddialarını icraata geçirmek bir yana, söylem düzeyinde bile kırılma yaşamadan aynı çizgide iki defa yürüdükleri vaki değil.
CHP siyasetinin sebepleri ile sonuçları, gerekçeleri ile kararları arasında illiyet bağı kurmak neredeyse imkânsız. O sebeplerden bu sonuçlara ulaşmak, öyle gerekçelerden böyle kararları türetmek her siyasi aklın marifeti değil.
Kılıçdaroğlu yönetiminde makulleşmesi beklenirken, CHP’nin siyasi aklını okumak giderek daha da güçleşiyor. Mantıksal çelişkilerinden kurtulmadıkça CHP’nin siyasi mihverinin düzelmesini, demokrasi eksenine oturmasını beklemek beyhude! Kabul edelim ki yeni CHP’nin doğrultusu hâlâ eski CHP’ye ayarlı.
Bir ara ciddi ciddi umutlanmıştım, AK Parti’ye soldan sahici bir meydan okumaya nihayet kavuşuyoruz diye. Seçimlerin hemen ertesinde istikamet yine şaştı. Kılıçdaroğlu’nun inandırıcılık sorunu müzminleşiyor üstelik. Özgürlükçülük ve değişimcilikte iktidarı zorlayacak bir yarış çıkaracaklarına dair umutlarım ertelenmeye mahkûm görünüyor.
Bu yazı toplam 1128 defa okunmuştur.