Bugün 25 Mayıs 2012 Cuma
  • İstanbul20 °C
  • Ankara16 °C
  • İzmir20 °C
  • Erzurum8 °C
  • Konya19 °C
  • IMKB
    54.885
    %-0.06
  • Altın
    620,35
    %-0.47
  • Dolar
    1,8405
    %-0.11
  • Euro
    2,3075
    %-0.56

Sedat Ergin / Hürriyet

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Obama-Erdoğan görüşmesinden ne çıktı?

30 Haziran 2010 07:24

ABD Başkanı Barack Obama ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında geçen hafta sonu Kanada’da yapılan görüşmeyi değerlendirmek için önce şu noktanın altını çizmemiz gerekiyor.

Görüşme cumartesi akşamı gerçekleşti ama aslında tam bir gün önce Avrupa’dan sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Gordon’un Associated Press’e verdiği ve Türk tarafında soğuk duş etkisi yaratan demeçle çoktan başlamıştı.
OBAMA, GORDON’A KIYASLA DAHA GENEL KONUŞTU
Gordon, bu demecinde Türkiye’nin yönüyle ilgili sorular sorulmaya başlandığını hatırlatıp, “Türkiye’nin NATO ’ya, Avrupa’ya ve ABD’ye olan taahhütlerinin sürdüğünü göstermesini bekleriz” diye konuştu.
Bu, ayaküstü verilmiş, dil sürçmesi ifadelerin yer aldığı bir demeç değildi. Ölçülüp biçilmiş bir hamleydi ve Obama-Erdoğan görüşmesinin çerçevesini çizmeyi, aynı zamanda Amerikan tarafının rahatsızlığının ciddi olduğunu Erdoğan’a hissettirmeyi amaçlıyordu.
Obama, Gordon’un açıklamasındaki mesajı Başbakan’a tekrarladı mı? Amerikan tarafına bakılırsa, Obama “buna yakın ama daha genel bir tutum aldı. Gordon kadar katı bir üslup içinde olmasa da özellikle İran’la ilgili ‘hayır’ oyu konusunda çok açık bir dille konuştu.”
Türk tarafının da görüşmeden sonraki “İki taraf da birbirini çok iyi anladı” şeklindeki açıklamalarına bakılırsa, hem Obama hem Erdoğan’ın rahatsızlık duydukları konulardaki görüşlerini birbirlerine -sözlerini sakınmadan- aktardıkları belirtilebilir.
OBAMA, NETANYAHU’YU İKNA EDEBİLİR Mİ?
Obama’nın görüşmede İran gibi rahatsızlığını duyurduğu bir konu, Türkiye’nin İsrail ile ilişkileri oldu. ABD Başkanı, bu ilişkilerin daha fazla kötüleşmesini istemediklerini, aksine normalleşmesini beklediklerini Erdoğan’a iletti.
Erdoğan da bunun karşılığında İsrail’in Türkiye’den özür dilemesi, ölenlerin ailelerine tazminat ödenmesi, Gazze’deki ablukanın kaldırılması gibi bilinen pozisyonlarını tekrarladı. Obama, Türkiye’nin bu taleplerini destekliyor. Ancak ABD Başkanı’nın bu pozisyonlara olumlu bakması, bu konuda muhakkak sonuç alabileceği anlamına gelmiyor.
Muhtemeldir ki, Başkan Obama, Ankara’nın beklentilerini -kendisinin de desteklediğini vurgulayarak- yakında Washington’a yapacağı ziyaret sırasında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya aktaracaktır. Netanyahu’nun nasıl karşılık vereceği hususunda bugünden tahminde bulunmak zor. Obama Yönetimi’nin de İsrail ile ilişkilerinin çok parlak bir şekilde seyretmediğini belirtmekle yetinelim.
Görüşmenin en kritik maddelerinden birini PKK dosyasının oluşturduğu aşikâr. Yapılan açıklamalardan ABD Yönetimi’nin yakın bir zamanda PKK konusunda bir hareketliliğe gireceği anlaşılıyor. Başbakan’ın da “istihbarat paylaşımının ötesine geçecek bazı adımların atılması noktasına gelindiğini” söylemesi önemli. Önümüzdeki günlerde Mesud Barzani’nin kontrolündeki gruplarının da işbirliğiyle PKK’nın Kuzey Irak’taki hareket serbestisinin, manevra alanının daraltılması anlamına gelecek bazı gelişmelerin yaşanması beklenebilir.
KONTROLLÜ BİR İLİŞKİ YAPISI
Sonuçta görüşme, aralarındaki ciddi anlaşmazlıklara rağmen her iki tarafın da karşılıklı çıkarları nedeniyle Türkiye-ABD ilişkisinin daha fazla zemin kaybetmesini göze alamadıklarını göstermiştir.
Obama Yönetimi, Irak ve Afganistan başta olmak üzere pek çok sorunlu coğrafyada Türkiye ile yakın bir işbirliği içinde olmak durumundadır. Washington, bu nedenle Başbakan Erdoğan’ın İsrail ve İran başlıklarındaki tutumuna içerlemesine rağmen kendisiyle diyalog içinde kalarak ama görüş ve beklentilerini eskiye kıyasla daha kuvvetli bir şekilde kayda geçirerek bu ilişkiyi yürütme seçeneğine yöneliyor. Obama’nın Erdoğan’a bakışında, ilk dönemde geçerli olan naifliğin yerini daha gerçekçi bir bakışın almakta olduğu gözleniyor.
Ankara cephesine baktığımızda da son dönemde ABD ile ilişkilerde yaşadığı bütün yüksek tansiyonun ardından Başbakan Erdoğan’ın da Obama ile diyaloğu zayıflayan lider görüntüsünden hoşnut olmadığını anlıyoruz. Erdoğan’ın, ortaya çıkmış olan hasarın yayılmaması, ilişkilerin daha fazla kötüleşmemesi için ABD karşısında daha dikkatli, daha kontrollü bir çizgiye yönelmekte olduğunu söyleyebiliriz.

Bu yazı toplam 812 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİĞİ HABERLER
  • FLAŞ Kayseri'de 'canlı bomba' saldırısı: 2 şehit
  • Yazıcıoğlu kazasında ŞOK GÖRÜNTÜ
  • Ahmet Kaya Yeniden mi Doğdu?
  • Kayseri'deki Patlamada Son Durum
  • FLAŞ PKK 10 köylüyü kaçırdı
ANKET
Haber Sitemizin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Son Haberler | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 658 88 11 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA