Laik - Anti Laik


Mina ilter

Mina ilter

05 Ocak 2017, 05:38

Maalesef 31 Aralık gecesi acı bir olay yaşandı ve yılbaşı kutlaması yapan 39 kişiyi DAEŞ militanı adice öldürdü. Bela okumak bile az bunlara, bu şerefsizler İslam adı altında Allah’ın haram kıldığı cana kıyabilen canilerdir. Teröristleri anlamaya çalışmak imkânsızdır. Beyinleri yıkanmış değil, beyinsiz grupların toplandığı örgütlerdir. Allah’ın laneti üzerlerinedir ve büyük bir azap onları beklemektedir. 

Acı bizim acımız, can bizim canımız, Milletimizin başı sağolsun.

Laik/Anti laik kışkırtması

Ekmeklerine yağ sürülmüş provokatörler bu durumdan elbette istifade etmeliydi. Yakında başkanlık sistemi oylaması olacaktı ve olası senaryo belliydi. 330 oy ile meclisten geçen anayasa teklifi halka sunulacak ve halk evet diyecekti.

’Müslüman Noel kutlamaz’ diyen insanlara karşı Reina katliamı kullanılabilecek en güzel doneydi. Kahvehanede yaptıkları propaganda ile insanlara ayaklanma çağrısında bulundular. Yaptıkları kışkırtma sonucu tutuklanan şahısların ardından laiklik tutuklanamaz, gençlik laiklik istiyor, yaşasın laik Türkiye gibi hastagler ile tutuklananların masum olduklarını savunup özgürlük laiklik gerektirir dediler.

Tutuklananlar masum değil çünkü bizi birbirimize kırdırmak için faaliyette bulundular, böylesine acı bir olayı kendilerine kalkan yaptılar. Hepimiz özgürlüğümüzü yaşayabildiğimiz halde onlar bir grubun özgürlüğünün elinden alınması için çağrıda bulundular. Hedefleri başkanlık sistemiyse, meclisten çıkacak olan kararı beklemeleri gerekirdi, meclisten geçtiği takdirde cevaplarını sandık başında vermeliydiler. Demokratik bir ülkede yaşıyoruz sonuçta.

Konuşma metnini biraz açalım ve kime özgürlük vaat edildiğini ele alalım

-‘Gericiye, mahallelerimizden geçit vermeyeceğiz’

Dinine bağlı yaşamayı tercih eden bir topluluk için gerici ithamında bulunup, geçit vermeyeceğini vurguluyorsun. Hani o gerici dediğin insanların özgürlüğü?

-‘Gericilerden, faşistlerden, başkanlık sevdalılarından hesap sormaya çağırıyoruz.’

Baskıcı bir düzene hesap sor elbette fakat ortada baskıcı bir düzen yok. Zorla şalvara mı girdi, çarşafa mı büründü. Varsa öyle bir şey biz de yanlarında saf tutalım çünkü dinde zorlama yoktur. Saf tutalım dedim, dinde zorlama yoktur dedim, yine dünya işine dini karıştırdım benden laik olmaz.

-‘Barışın, laikliğin ülkesini kuracağız.’

Sen bana laiklik düşüncesine sahip olmadığım için gerici damgasını vurup benimle savaşacağını ilan et ve sonra barıştan özgürlükten nameler fısılda. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.

Sirke / Limon derken

Sirke, limon derken birbirimizi yemeyelim. Özgürüz işte kabul edelim. İkimizde bu turşuya birlikte yakışırız. Herkesin aynı görüşte olduğu bir dünya imkânsız, birbirimize tahammülümüz olsun. Yapma kardeşim, ayrıştırıcı söylemlere başvurma. Ben seni olduğun gibi kabul ediyorum sende beni böyle kabul et. Benden laik olmaz, senden de senin lafın ile gerici. Biz böyle güzeliz renkli renkli.

Güldürmeyelim dünyayı kendimize. İstedikleri; kardeşi, kardeşe kırdırmak. Irktan denediler olmadı, mezhepten denediler tutmadı, şimdi de laik-anti laik deniyorlar dolduruşa gelip kendimizi alevlendirmeyelim. Ülkeyi bölüp parçalama faaliyetlerinde piyon görevi görmeyelim.

Piyon demişken zeka geliştiren ve insana bir çok özellik katan satranç oyununu oynamayı da sakın ola bırakmayalım.  Belki o zaman çoban matı olmadan ülkemiz üzerinde oynanan oyunların farkına varabilecek bir kapasiteye erişiriz, bir sonraki hamleyi ön görüp, strateji belirleyip, şah ve mat diyerek kardeşçe bu oyundan galip geliriz.

Beşiktaş’ta ölen de biziz, Reinada ölen de.

Ne güzel söylemiş şairlerimiz;

"Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız,

Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız.

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader." 

Necip Fazıl Kısakürek

"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine,

Bu hasret bizim…" 

Nazım Hikmet

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×