"Mark Andre"nin besteleri Bilkent'te seslendirildi

- Genç besteciler için yaz döneminde düzenlenen uluslararası bir eğitim ve atölye çalışması olan "Bilkent Kompozisyon Akademisi"nin açılış konserinde, Hezarfen Topluluğu, besteci Mark Andre'nin eserlerini seslendirdi - Hezarfen Topluluğu Müdürü Mertin: - "Ben, 8 yaşındayken İstanbul'a gelmiştim ve o yaşlarda okuduğum kitaplardan da tanıdığım için 'Ben İstanbul'da yaşamak istiyorum' demiştim. Yani ben, 'kalbim Türkiye'ye ait' diyebilirim"

20 Haziran 2017 Salı 22:17

ANKARA (AA) - Bilkent Üniversitesince yaz döneminde genç besteciler için düzenlenen "Bilkent Kompozisyon Akademisi"nin açılış konserinde, Hezarfen Topluluğu, modern müziğin önde gelen isimlerinden besteci Mark Andre'nin eserlerini seslendirdi.

Bilkent Üniversitesi Merkez Kampüsü Ahmed Adnan Saygun Merkezi Konser Salonu'nda gerçekleştirilen "Portre-Mark Andre" isimli konser, öğrenci ve müzikseverlerle buluştu.

Modern müziğin önemli isimlerinden besteci Mark Andre, konser öncesinde müzikseverle sohbet etti.

Hezarfen Topluluğu'nun sahne aldığı konserin şefliğini Ivan Arion Karst üstlenirken, fagotta Berke Hitay, trompette Volkan Coşar, vurmalı çalgılarda Amy Salsgiver, piyanoda Müge Hendekli, kemanda Özcan Ulucan, viyolada Ulrich Mertin, çelloda Ozan Tunca ve kontrbasta Bade Bayazıtoğlu sahne aldı.

- "Kalbim, Türkiye'ye ait"

Almanya doğumlu, viyola sanatçısı ve Hezarfen Topluluğu Müdürü olan Ulrich Mertin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2010'da Hezarfen Topluluğu'nu kurduklarını, uluslararası pek çok etkinlik düzenlediklerini söyledi.

Mertin, müziğin duygusal bir dile sahip olduğunu aktararak, "Müziğin dili, dini, ırkı yok çünkü müzik, evrensel bir yapıya sahip. Bizler de Bilkent'te müzik öğrencileri ve bestecilerle aynı dili konuşuyoruz. Notalar, birikim ve herkesin sahip olduğu notları birleştirip, hep birlikte özel bir lezzet yakalıyoruz." dedi.

Türkiye'de yaşamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mertin, şunları kaydetti:

"Ben, 8 yaşındayken İstanbul'a gelmiştim ve o yaşlarda okuduğum kitaplardan tanıdığım için 'Ben İstanbul'da yaşamak istiyorum' demiştim. Yani ben, 'kalbim Türkiye'ye ait' diyebilirim. Dünyayı geziyorum ama İstanbul gibi güzel bir yer yok. Türkiye'de yaşamaktan duyduğum memnuniyetin temelinde ise aşk, yemek ve hava var. 10 senedir Türkiye'de yaşıyorum ve kültürünü biliyorum artık. Aynı zamanda Avrupa'ya da gidip geliyorum ama İstanbul Beykoz'da yaşamaktan duyduğum mutluluğu bana yaşatamıyor. İstanbul'u ve Türkiye'yi çok seviyorum çünkü bir müzisyen olarak değerlendirdiğim zaman görüyorum ki Türkiye, sahip olduğu kültür ve tarihiyle kulağıma çok farklı nağmeler fısıldıyor."

Hezarfen Topluluğu olarak 2015-2020 arasında uluslararası bir projeye dahil olduklarını ve böylece Türk müziğini dünyaya tanıttıklarını ifade eden Mertin, bu kapsamda 2016'da İKSV İstanbul Müzik Festivali'nde "Yaşar Kemal Operası"nı yaptıklarını hatırlatarak, çalışmalara hızla devam edeceklerini belirtti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×