Darbe teşebbüsü, kanser hastası kızın tedavisini aksattı

- FETÖ'nün 15 Temmuz'da gerçekleştirdiği darbe teşebbüsü sırasında tankın önüne geçip "Benim şu anda hastanede kanserli kızım yatıyor, yanına gidemiyorum sizin yüzünüzden!" diyerek tepki gösteren İbrahim Gülçiçek'in 5 yıldır yumuşak doku kanseri tedavisi gören 12 yaşındaki kızı Sevdenur Gülçiçek, o gece korkudan kan değerleri düştüğü için ilik nakli tedavisi alamadı - Sevdenur Gülçiçek: - "O akşam ilik nakli olamadığım için şu an hala burada onun acısını çekiyorum, hala bu yataklarda yatıyorum" - Anne Emine Gülçiçek: - "Kızım zaten bu hastalık ve verilen ilaçlar sebebiyle çok yorgun düşüyor, hassaslaşıyor. Böyle bir zamanda o sesler ve stres kızımı perişan etti"

Darbe teşebbüsü, kanser hastası kızın tedavisini aksattı

İSTANBUL (AA) - HİKMET ORÇUN ÜRESİNLER - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'da gerçekleştirdiği darbe teşebbüsü sırasında Fatih'te bir tankın önüne geçerek, tank komutanına "Benim şu anda hastanede kanserli kızım yatıyor, yanına gidemiyorum sizin yüzünüzden!" şeklinde gösterdiği tepki kameralara yansıyan İbrahim Gülçiçek'in hastanede tedavi gören kızı Sevdenur Gülçiçek, jetlerin sesinden korkup kan değerleri düşünce o gece ilik nakli tedavisi alamadı.

Türkiye'de 240'ın üstünde kişinin ölmesine, 2 bini aşkın kişinin yaralanmasına neden olan darbe girişimi, kanser hastası bir kızın tedavisini de aksattı.

Halen Bahçelievler Medikal Park Hastanesi'nde tedavi gören 12 yaşındaki Sevdenur Gülçiçek'in babası İbrahim Gülçiçek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kızının 5 yıldır yumuşak doku kanseri ile mücadele ettiğini belirtti.

Darbe girişiminin yaşandığı gece Fatih'ten kızının bulunduğu hastaneye gitmek üzere yola koyulduğunu ancak yolun iki kamyonla kesildiğini aktaran Gülçiçek, şunları kaydetti:

"Yolumuza birdenbire 2 kamyon çıktı ve bizi durdurdu. Eğer son anda fark etmeseydik, kamyona çarpacaktık. Etraf birden polislerle doldu. Aracımızın arkasında onlarca araçlık bir trafik oluştu. Herkes şaşkın bir şekilde birbirine bakıp ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Yolun karşı tarafındaki yokuştan 7-8 tankın indiğini görünce 'Eyvah darbe olacak.' dedik. Hemen yolun diğer tarafına geçip, tankları durdurmak istedik. Bir tankın önünde durduk ve tankın içindekilere 'Komutan! Benim şu anda hastanede kanserli kızım yatıyor, yanına gidemiyorum sizin yüzünüzden! Yazıklar olsun size! Sen nereyi koruyorsun, kimi koruyorsun? İn o tanktan, bu millet kurtarır seni.' dedim. Bir yandan üstümüzde askeri helikopter tur atıyordu. Daha sonra bu helikopter emniyet müdürlüğünün üzerine gitti. Tam o anda çatışmalar şiddetlendi. Neyse ki polisimiz bu helikopterin yara almasını sağladı ve oradan uzaklaşmak zorunda kaldı. Bu olaylar biraz durulduktan sonra aklıma sadece ailemi, eşimi aramak geldi."

Eşini arayıp, "Şehit olabilirim hakkınızı helal edin." dediğini aktaran Gülçiçek, Türkiye'nin büyük bir badire atlattığını dile getirdi.

- "Kendimizi çaresiz hissediyorduk"

Darbe gecesi kızına hastanede refakat eden anne Emine Gülçiçek ise uçak sesleri nedeniyle hastaların büyük bir panik yaşadığını dile getirdi.

Anne Gülçiçek, "Kızım zaten bu hastalık ve verilen ilaçlar sebebiyle çok yorgun düşüyor, hassaslaşıyor. Böyle bir zamanda o sesler ve stres kızımı perişan etti. 15 Temmuz gecesi ben, kızım Sevdenur, diğer hasta çocuklar ve onların anneleri çok korkmuştuk. Hemşireler ne aşağı inmemize ne de yukarı çıkmamıza izin veriyordu. Kendimizi çaresiz hissediyorduk. Çocuklarımızın tedavisi devam edecek miydi? İlaçlarını alabilecekler miydi? Bir yandan bu düşünceler aklımda dolaşırken diğer yandan kızımı korumaya, sakinleştirmeye ve çalışıyordum." ifadelerini kullandı.

- "Çok korktum"

Küçük Sevdenur ise yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Benim için 15 Temmuz'da diğer günler gibi başladı. Sabah kemoterapi tedavisi gördüğüm için öğleye doğru yorgun düştüm ve uyudum. Akşam 8 sularında uyandım ve annemle sohbet etmeye başladık. Televizyondaki son dakika haberlerini görünce merak edip izlemeye başladım. Tam da o sırada çok şiddetli sesler duymaya başladık. Ben bomba sanmıştım ama karşıdan hastanenin camına doğru gelen uçağı görünce sesin uçaktan geldiğini anladım ve çok korktum. Uçaklar o kadar yakından geçiyorlardı ki, bir an için bana hastanenin camından içeri girecekler gibi geldi. Annem sesten rahatsız olmayayım diye başımı göğsüne bastırdı ve bir eliyle de kulağımı kapattı. Bu korkunç seslerin ardı arkası kesilmiyordu. Kaldığım odadan Atatürk Havalimanı'nı görebiliyordum. O gece havaalanındaki tüm ışıkların söndüğünü gördüm. Kapkaranlıktı ve ters bir şeyler olduğunu anlamıştım. O zamana kadar darbe nedir bilmediğim için anlamaya çalışıyordum. Televizyonda Recep Amcama (Recep Tayyip Erdoğan) suikast yapılacağını duyunca çok korktum. 'İşte o zaman Türkiye biter.' dedim kendi kendime."

Korktuğu için kan değerlerinin düştüğünü, bu nedenle ilik nakli tedavisinin o akşam yapılamadığını aktaran Sevdenur, "O akşam ilik nakli olamadığım için şu an hala burada onun acısını çekiyorum, hala bu yatakta yatıyorum." dedi.

Küçük kızın doktoru Prof. Dr Tunç Fışkın ise "Sevdenur'un tedavisi memleketi Samsun'da başladı. Zaten buradan da gelişmeleri takip ediyorduk. Tümör henüz kök hücresine ulaşmadığı için tedavisini kendi kök hücresini alıp gerekli koşullar sağlandıktan sonra yine kendisine geri vererek tedavi ediyoruz. Gelişmeler iyi yönde." şeklinde konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×