Bugün 24 Kasım 2014 Pazartesi
  • İstanbul9 °C
  • Ankara2 °C
  • İzmir6 °C
  • Erzurum-9 °C
  • Konya1 °C
  • IMKB
    80.549
    %0.65
  • Altın
    86,019
    %0.95
  • Dolar
    2,2225
    %-0.04
  • Euro
    2,7535
    %-1.26
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İşte Şike Davasının gerekçeli kararı!
10 Ağustos 2012 Cuma 16:11

İşte Şike Davası'nın gerekçeli kararı!

Futbolda şike davasının gerekçeli kararı açıklandı.

'FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR'

* 682 sayfalık gerekçeli karar açıklandı

* Karardan; 


“Alan hakimiyeti bakımından dünyada olduğu gibi Türkiye'de de büyük bir yaygınlık kazanan futbolda söz sahibi olma yarışı özellikle çıkar amaçlı suç örgütleri açısından dikkate değer bir boyut kazanmıştır"

“Çıkar amaçlı suç örgütleri özellikle futboldaki transferlerden kolay ve yüksek miktarda para kazanma avantajı yanında futbol camiasında yer almak suretiyle legal alanda faliyet gösteriyor görüntüsü verme, bu vesileyle kamu oyunda iş adamı kimliğine bürünme şansına sahip olmakla kamu görevlileri nazarında da saygınlık kazanmayı amaçlamaktadırlarö

“Çıkar amaçlı suç örgütlerinin bir şekilde taraftar gruplarını içerisine sızarak yada yönetimini elegeçirerek geniş bir tabanı olan taraftar gruplarını kontrolleri altında tutmaları engellenmelidir."

“Özetle, Simon Kuper'in dediği gibi, 'Futbol Asla Sadece Futbol Değildir'"

Futbolda şike davasının gerekçeli kararı açıklandı. 'Örgüt, şike ve teşvik' suçlarından 6 yıl 3 ay hapis cezası alan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın aralarında bulunduğu 48 sanık ile beraat eden 44 sanık hakkındaki gerekçeler İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlandı. 682 sayfalık gerekçeli kararda Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci ile üye hakimler Hikmet Şen ve Bülent Kınay'ın imzası bulunuyor.

-SORUŞTURMANIN NASIL BAŞLADIĞI ANLATILDI-

Sanıkların isimlerinin ve kimlik bilgilerinin yazılı olduğu ilk 30 sayfanın ardından başlayan gerekçeli kararda ilk olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda şike operasyonun nasıl başlatıldığı anlatıldı. Gerekçeli kararda, iddianamedeki bazı delillerin, sanık savunmalarının ve duruşma savcısının verdiği mütalanın ardından “Delillerin değerlendirilmesi ve Gerekçe“ bölümü 231. sayfadan itibaren yer aldı.


“İLGİ ARTINCA SPORDAKİ SORUNLAR ORTAYA ÇIKTI"

21. Yüzyıldı hem ulusal alanda hem de uluslararası alanda insanların sosyal yaşamlarında spora daha çok zaman ayırmaya başlamışladığının ve günlük yaşamda sporun daha çok alan kapsaması ile birlimte sporda ortaya çıkan sorunları daha çok arttığının belirtildiği kararda,“ Sporun profesyonel olarak icra edilmesine başlanmasıyla birlikte, spor sadece zevk için yapılan bir faaliyet olmaktan çıkıp meslek olarak değerlendirilen ve kazanç elde etme amacı güdülen bir uğraş haline de dönüşmüştür“ denildi.

“OYNANAN OYUNUN ARTIK FUTBOL“

Kararda, futbolun içinde bulunduğumuz dönemin en etkili iktidar nesnelerinden bir tanesine dönüşdüğü belirtilerek, “Bir oyun olmanın ötesinde futbol, toplumsal yaşam içerisinde bir 'minyatür' model olarak işlev görmekte ve onun üzerinden toplumsal yaşama bir takım rol ve değer transferleri gerçekleştirilmektedir. İşte bu yüzden futbolun 'endüstriyel futbol' olarak adlandırılması sonrasında oynanan oyunun artık futbol olmadığının net bir biçimde dile getirilmesi büyük önem arz etmektedir. Futbol, günümüzde sadece var olan statükonun korunmasına katkı sağlamamakta fakat aynı zamanda yeni dönemin ekonomik değerlerinin geniş kitlelere ulaştırılması ve benimsetilmesinde de etkili bir ajan konumunda bulunmaktadır.“ ifadeleri kullandı.

“FUTBOLA SUÇ ÖRGÜTLERİNİN İLGİSİ"

Futbol kulüplerinin tüm Dünya'da yarattığı gelirin yıllık 24 milyar dolara ulaştığı, ülkemizdeki futbol pastasının büyüklüğünün 820 milyon dolara yükseldiğinin belirtildiği gerekçeli kararda, “Alan hakimiyeti bakımından dünyada olduğu gibi Türkiye'de de büyük bir yaygınlık kazanan futbolda söz sahibi olma yarışı özellikle çıkar amaçlı suç örgütleri açısından dikkate değer bir boyut kazanmıştır. Nitekim soruşturma ve kovuşturma aşamasında elde edilen deliller ve yine soruşturma ve kovuşturmaya tabi olmamakla birlikte bağlantı sebebiyle bir şekilde dosyaya intikal eden bilgi ve belgelerden çıkar amaçlı suç örgütü yönetici ve üyelerinin bu sahayada el atmaya çalıştıklarını gözlemlenmiştir" denildi.

“MAFYA FUTBOLUN İÇİNDE YER ALIYOR"

Olgun Peker ve Sedat Şahin gibi kamu oyunda mafya olarak tabir edilen çıkar amaçlı suç örgütlerinin futbol camiası içerisinde yer aldıklarının vurgulandığı kararda, şöyle denildi; “Çıkar amaçlı suç örgütleri özellikle futboldaki transferlerden kolay ve yüksek miktarda para kazanma avantajı yanında futbol camiasında menajer olarak yada yönetici olarak yer almak suretiyle kamu oyunda tanınmış medyatik futbolcu-spor adamlarıyla ilişki kurmak suretiyle kamu oyuna kendilerini kabul ettirme ve legal alanda faliyet gösteriyor görüntüsü verme, bu vesileyle kamu oyunda iş adamı kimliğine bürünme şansına sahip olmakla kamu görevlileri nazarında da saygınlık kazanmayı amaçlamaktadırlar. Nitekim daha sonra bu saygınlık olası problemleri aşmada bir bağlantı kurma yolu olarak değerlendirilebilecektir. Burada asıl önemli olan boyut çıkar amaçlı suç örgütlerinin çok para kazanmasından ziyade özellikle hitap ettiği taban itibariyle yönlendirilmeye açık futbol seyircileri, özellikle taraftar gruplarının bu çıkar amaçlı suç örgütlerinin kontrolüne girmesidir." 

“FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR"

Kararda, "Işte tam bu noktada idari ve adli tedbirlerle spor camiasında faaliyet yürüten menajer, futbolcu ve yöneticilerin bu faaliyetleri sonucu kazandıkları gelirleri ciddi bir kontrolden geçirilmesi sağlanmalı, yine çıkar amaçlı suç örgütlerinin bir şekilde taraftar gruplarını içerisine sızarak yada yönetimini elegeçirerek geniş bir tabanı olan taraftar gruplarını kontrolleri altında tutmaları engellenmelidir. Işte bu takdirde şiddetten, küfürden, kara paradan uzak, çıkar amaçlı suç örgütü üyelerinin boy gösteremediği temiz futboldan söz edilebilir. Özetle, Simon Kuper'in dediği gibi, “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir'"ifadeleri kullanıldı.

'ŞİKENİN SAHAYA YANSIMAMIŞ OLMASI' TESPİTİ GÖRECELİ"

*Karardan;
 

“Fenerbahçe Spor Kulübü yönetiminin bir örgüt olarak gösterilip kabul edildiği iddiaları, tamamen gerçek dışıdır" 

"Bir kısım sanıkların spor kulübünün temsil ettiği büyük toplumsal kitlenin desteğini almaya ve tümüyle kendilerini suçtan kurtarmaya dönük çaba olarak değerlendirilmiştir"

"Mahkememizce yapılan yargılama ve verilen hüküm; spor kulüpleri ve yönetimleri değil, tüm spor camiasına yönelik suç işleyen sanıklar ve onlara yüklenen teşvik ve şike suçlarına yöneliktir"

Futbolda şike davasının gerekçeli kararı açıklandı. 'Şike ve teşvik' başlığının yer aldığı kararda, iki şuçun da tanımı yapıldı. TBMM'nın 2005 tarihli 'şike araştırmasından' bölümlerinde yer verildiği gerekçeli kararda, TBMM çatısı altında çalışarak rapor hazırlayan Şike ve Teşvik Primine İlişkin Komisyon'un "Ülkemiz sporunda özellikle futbolda şike ve teşvik primine ilişkin çok sayıda iddianın ortaya atıldığı, çok azının kanıtlanabildiği, pek çoğunun kanıtlanamadığı için sonuca ulaşılamadığı ortadadır. Türkiye'de şike ve teşvik priminin varlığı şüphesizdir" değerlendirilmesi alıntılandı.

“FENERBANÇE YÖNETİMİ ÖRGÜT OLARAK KABUL EDİLDİ İDDİALARI GERÇEK DIŞI"

Fenerbahçe Spor Kulübü yönetiminin bir örgüt olarak gösterilip kabul edildiği iddialarının gerçek dışı olduğunun ifade edildiği kararda; “Bir kısım sanıkların spor kulübünün temsil ettiği büyük toplumsal kitlenin desteğini almaya ve tümüyle kendilerini suçtan kurtarmaya dönük çaba olarak değerlendirilmiştir.“denildi.

“20 YÖNETICIDEN SADECE 4'Ü YARGILANDI“

Kararda, Fenerbahçe Spor Kulübü'nde 15 asil ve 5 yedek olmak üzere toplam 20 yönetici bulunduğunun ancak bu yöneticilerden yalnızca suçla ilişkili oldukları belirlenen sanıklar Aziz Yıldırım, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Mehmet Şekip Mosturoğlu ile Alaeddin Yıldırım hakkında kamu davası açılıp, ceza verildiği ifade edildi.

“YILDIRIM SUÇLARINI PERDELEMEK İSTİYOR“

Gerek soruşturma aşamasında ve gerekse kovuşturma aşamasında anılan sanıklar dışında Fenerbahçe Spor Kulubü Yönetim Kurulu Üyesi olan kişilerin suç örgütü kurma ve üye olma ile şike ve teşvik suçlarını işlediklerine dair herhangi bir delil ve emare elde edilemediğinin belirtildiği kararda, “Bu durum dahi sanıkların, Fenerbahçe Yönetim Kurulu'nun yargılandığı yönündeki savunmalarını çürüttüğü gibi suç işleyen bir kısım sanıkların, özellikle sanık Aziz Yıldırım'ın suçlarını perdelemek amacıyla diğer savunmalar yanında bu yöndeki savunmaları da dile getirdiklerini göstermektedir. Demokratik bir hukuk devletinde suç isnadı altında bulunan bir kişinin, işgal ettiği makamlar ile temsilcisi olduğunu iddia ettiği toplumsal yapıların büyüklüğünün, adeta suçsuzluğuna karine olması gerektiğini savunması kabul edilebilir bir durum değildir “ ifadeleri yer aldı.

“YARGILAMA SPOR KULÜPLERINE YÖNELİK DEĞİL“

Yapılan yargılama ve verilen hükümün spor kulüpleri ve yönetimlerine yönelik olmadığını dikkat çeken mahkeme kararında,“ Yargılama ve hüküm, centilmenlik ve sportmenlik çerçevesinde sürmesi gereken rekabet ortamını, sözde kulüpleri lehine avantaj sağlama çabası içerisine girerek, başta kendi kulüp taraftarları, alınlarının teriyle sahada mücadele eden sporcular, teknik heyet olmak üzere tüm spor camiasına yönelik suç işleyen sanıklar ve onlara yüklenen teşvik ve şike suçlarına yöneliktir“ dedi.

“ŞİKENİN SAHAYA YANSIMAMIŞ OLMASI" TESPİTİ GÖRECELİ

Sanık savunmalarında dile getirilen, “sahanın içinde şike yoksa dışında da yoktur", “şikenin sahaya yansımamış olması" gibi tespitlerin göreceli olduğunun belirtildiği gerekçeli kararda, “Ceza yargılaması yönüyle bir anlam ifade etmediğinin öncelikle bilinmesi gerekmektedir. Yasa koyucu; 6222 SY'nın 11. Maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde, belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin eden ya da kendisine menfaat temin edilen kişi için suçun, kazanç veya menfaatin temin edildiği anda oluşacağını kabul etmiştir. Suçun oluşması için faillerin bu amaçla hareket etmeleri yeterli olup, müsabakanın sonucunun anlaşma doğrultusunda gerçekleşmesi şart değildir. Bir başka ifadeyle, şike suçunun oluşması için, faillerin amacına ulaşmaları gerekmez. Önemli olan müsabakanın sonucunu etkilemek amacıyla menfaatin sağlanması veya bu hususta anlaşmaya varılmış olmasıdır.“ denildi.

Futbolda şike davasının gerekçeli kararı açıklandı. Şike ya da teşvik suçunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için tarafların mutlaka bir araya gelmeleri gerekmediğinin belirtildiği kararda,“Bu anlaşmanın bir şekil şartına bağlı olduğu da düşünülemez. Belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkileme noktasında etkin olabilecek aktörlerden birisi ile bu amaca yönelik kazanç veya sair menfaat temin/vaat eden kişi/kişilerin şike ya da teşvik konusunda fikir birliği içinde olmaları anlaşmanın yapılmış sayılması için yeterlidir. Zira hukuka aykırı ve kanunun suç olarak tanımlayıp ağır yaptırıma bağladığı bir fiilin (şike/teşvik anlaşmasının), hukuken korunan bir şekil şartına bağlanması, izahı kabil bir düşünce değildir.“ denildi.

“TELEFON KAYITLARI TEK BAŞINA DELIL OLAMAZ ITIRAZI“

Soruşturma safhasında sanıkların dinlenilmesi ile elde edilen iletişim tespitine ilişkin tutanaklara mahkemece itibar edildiğinin ifade edildiği gerekçeli kararda, telefon görüşmelerinin tek başına delil olamayacağı hususundaki savunmalar dikkate alındığı belirtildi.

“SADECE TELEFON GÖRÜŞMELERI YOK, PARA TRANSFERI VE BULUŞMALAR VAR“

Mahkeme telefon kayıtlarının delil olamayacağı yönündeki itirazlara ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı;“Evet Yüksek Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarından da anlaşılacağı üzere telefon görüşmeleri tek başına delil olamaz, telefon görüşmelerinin delil olarak değerlendirilmesi için görüşmelerin yanında bu görüşmelere ilişkin bir suç olgusunun bulunması gerekir. Bu bağlamda davaya konu olay ve olaylara değinmek gerektiğinde dosyada sadece telefon görüşmeleri bulunmamaktadır. Şike ve teşvik girişimlerine ilişkin telefon görüşmeleri, buluşmalar ve para nakli sözkonusu olup, sözkonusu görüşmelerin (şike ve teşvik anlaşmalarının ya da teşebbüslerinin) maç öncesinde vuku bulduğu, bu görüşmelere konu maçların yapıldığı, dolayısıyla telefon görüşmelerine konu olguların dosyada bulunduğu açık ve nettir. Dolayısıyla burada yalnızca telefon görüşmesi yapılmamıştır. Örneğin iki şahıs arasında şike ve teşvik konusunda görüşme yapmalarına rağmen bu telefon görüşmelerine konu herhangi bir spor karşılaşması bulunmamakta ise doğal olarak bu taktirde tek başına telefon görüşmelerinin şike ve teşvik eylemlerinin suç olarak vasıflandırılıp mahkumiyetle neticelendirilmesi mümkün olmayacaktır. Burada mahkememizce cezalandırılma yoluna gidilirken telefon görüşmelerine konu şike veya teşvik anlaşması ya da teşebbüsü anlamında yapılacak bir spor karşılaşmasının varlığı mahkememizce zorunlu bulunmuştur. Yine örgüt üyeliği suçu bakımından da yalnızca telefon görüşmeleri baz alınmayıp örgütsel faaliyetin vuku bulduğu hususundaki eylemler gözönüne alınmıştır.“

“YASA DEĞIŞIKLIĞI SANIKLARIN LEHINE“

Soruşturma devam ederken 6222 sayılı kanunda değişiklik yapıldığının ve cezalarda indirime gidildiğinin yer aldığı kararda, “Yasa ile yaılan değişikliğin lehe olduğu izahtan varestedir. Aziz Yıldırım'ın tek maç için cezası 11 yıl 3 ay hapis olacaktı. Sanığa bu suçtan hükmolunan ceza, 3 yıl 9 ay hapis olduğuna göre 6259 sayılı yasa ile yapılan değişikliğin, sanığın lehine olduğu açıktır.“denildi. Mahkeme diğer sanıkların da eski yasaya göre alacakları cezayı hesaplayarak karara yazdı.

Futbolda şike davasının gerekçeli kararı açıklandı. Sanık Aziz Yıldırım'ın 1998 yılından itibaren Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlığı'nı yaptığının belirtildiği kararda, son şampiyonluğunu 2006-2007 yılında elde eden Fenerbahçe'nin 2005-2006 ve 2009-2010 sezonlarında ise şampiyonlukları son maçlarda dramatik bir şekilde kaybettiğine vurgu yapıldı. Kararda, Fenerbahçe'nin son maçlarda şampiyonlukları kaybetmesinin kulüp yönetimine aday kesimlerde de olumsuz etkilere neden olduğu, şüphesiz üst üste 3 yıl şampiyonluk vaadi ile yönetime gelen Aziz Yıldırım için, şampiyonluğun üçüncü kez, üstelik yine kendi başkanlığı döneminde kaybedilmesinin, akıllara dahi getirilmemesi gereken bir olay olduğu belirtildi.

“BAŞKANLIĞI BIRAKMAK İSTEMEYEN YILDIRIM, ŞİKE VE TEŞVİK FAALİYETLERİNE BAŞLADIö

Soruşturmanın yürütüldüğü sezondaki ligin ilk yarısında oynanan müsabakalar sonunda lider Trabzonspor'la oluşan puan farkının şampiyonluk ihtimalini azalttığının ifade edildiği kararda, “Bu da Fenerbahçe camiası içerisinde sezon sonu yönetimin değişebileceği söylentilerine yol açmaktadır. Ülkemizdeki futbol pastasının büyüklüğünün 820 milyon Dolar'a yükseldiği ve büyükçe bir diliminin Fenerbahçe'ye ait olduğu bir ortamda, Fenerbahçe Spor Kulübünün yönetimini bırakmak istemeyen ve bu gücü elinde tutmak isteyen Aziz Yıldırım, 2010-2011 sezonunun ikinci yarasında şike ve teşvik faaliyetlerine başlamıştır. Sanık Aziz Yıldırım bu amacı gerçekleştirmek için Fenerbahçe Spor Kulübünün resmi yönetiminde görev yapan diğer üyelerin (İlhan Yüksel Ekşioğlu, Alaeddin Yıldırım ve Şekip Mosturoğlu hariç) bilgi ve rızaları dışında illegal bir yapı/örgüt kurmuştur.“diye belirtildi.

“ETKINLIKLERINI KAYBETMEK ISTEMEDILER“

Kararda, Fenerbahçe Spor Kulübünün büyük bir ekonomik değere sahip olduğu belirtilerek, “Bu değerle birlikte Fenerbahçe Spor Kulübünün yöneticilerinin de sosyal ve ticari hayat içerisinde etkin bir konum kazandıkları, bu nedenle Fenerbahçe kulübünün yönetimini uzun yıllardır elinde bulunduran Aziz Yıldırım ve talimatıyla hareket eden örgüt üyelerinin kulüp yönetimini bırakmak ve elde ettikleri etkinliği kaybetmek istemedikleri izahtan varestedir.“denildi.

“TARLA- INŞAAT IŞÇISI GIZLILIĞI SAĞLAMAK IÇIN“

Kararda, suç örgütünün süreklilik gössteren faaliyetlerinde gizliliği sağlama ve güvenlik güçlerinin takibine takılmamak amacıyla “bir numara, şirket ceosu, rüzgar, şekerli, inşaat işçisi, mağdur, müvekkil, hakim, gram, kahve içme, dava, inşaat, mahkeme, proje, tarla, taş ocaği, mühendis, kuma" gibi ifadeleri içeren jargon geliştirdikleri belirtildi. Kararda söz konusu kelimelerin geçtiği telefon tapelerinin de hepsine yer verildi.

“AMAÇLARI EKONOMIK ÇIKAR ELDE ETMEK“

Liderliğini sanık Aziz Yıldırım'ın yaptığı bu yapılanmanın, bir suç işlemek amacıyla oluşturulmuş basit bir birleşmeden ibaret olmadığının yürütülen faaliyetlerin kapsamından anlaşılacağını belirten mahkeme, “Amaç Fenerbahçe Spor Kulübünün şampiyon yapılması suretiyle haksız ekonomik çıkar elde etmektir. Bu amaca yönelik olarak yapılması gereken, gerek kendi müsabakalarının ve gerekse şampiyonluğa ortak olabilecek rakip takımların müsabakalarının sonucunu etkilemektir. Nitekim Spor Toto Süper Ligin ilk yarısının sonunda Trabzonspor'un 9 puan, Bursaspor'un ise 4 puan gerisinde olan Fenerbahçe, şike ve teşvik eylemlerinden haberdar dahi olmayan teknik adamının ve çoğu futbolcusunun emek ve çabaları yanında, sanıkların üstün (!) gayretleri sonucu Trabzonspor ile aynı puanda olmasına rağmen ikili averaj üstünlüğü ile ligi şampiyon olarak tamamlamıştır. Şüphesiz böyle bir süreç ve sonuç öngörülemeyeceğinden, sanıkların belli bir suç işlemek amacından söz etmek mümkün olmayıp, belirsiz sayıda suçun işlenmesi amacıyla iştirak boyutunu aşan bir yapıda bir araya geldiklerinin kabulü gerekmektedir“dedi. 

Kaynak:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Editörün Seçtiği Haberler
  • Rüyada Uçmak
  • Mumbar Dolması Tarifi
  • A Vitamini İçeren Besinler
  • Ali Nazik Tarifi
  • Yeşil Çay Nedir
GündemdekilerAvrupa BirliğiFilistinİsrail
SiyasetRecep Tayyip ErdoğanMuharrem İnceAhmet Davutoğlu
EkonomiDövizEnflasyonBorsa
SporGalatasaraySpor Toto Süper LigFenerbahçe
Sponsor BağlantılarTakı SetiRutubete Son
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Son Haberler | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : info@sonhaberler.com / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA