


59.332
1,7650
2,3276
650,62



'Tekel işçilerinin haklı talepleri karşılansın'
Yazılı açıklama yapan Hanefi Bostan, 1.5 aydır Ankara başta olmak üzere birçok ilde Türkiye'ye hiç yakışmayacak, son derece çirkin ve utanç verici sahneler yaşandığını ifade ederek, "Göz göre göre bütün hakları gasp edilerek sokağa fırlatılıp atılan ve kaderlerine terk edilen Tekel işçileri dondurucu soğukların yaşandığı bu kış mevsiminde perişan vaziyetteler. Bir yandan aç-biilaç, ailece, naylondan yapılmış çadırlarda yatıp kalkıyor, bir bardak çay bir kuru simitle karınlarını doyurmaya, sağır kulaklara
dertlerini anlatmaya çalışıyorlar. Diğer yandan haklarını aramaktan başka bir amacı olmayan en masum gösterileri şiddet kullanılarak, biber gazı ile copla bastırılıyor; kadınlar, çocuklar yerlerde sürükleniyorlar" diye konuştu.
Tekel işçilerine reva görülen tutumun kabul edilemez olduğunu kaydeden Bostan, bu muamelenin sadece nefret topladığını söyledi. Bostan, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Bulundukları makama halkın oyu ile getirilen en yetkili ağızlar bile adeta köleleri ile konuşan müstemleke valileri edası ile tepeden bakarak, hak arayan bu insanları istiskal ediyor, küçük düşürmeye, kamuoyuna 'ne versen doymaz aç gözlü zorbalar' olarak tanıtmağa çalışıyorlar. Ancak, bugün (31 Ocak Pazar) Tek Gıda-İş Sendikası Başkanı Mustafa Türkel'in basında yayınlanan bir röportajında da belirttiği gibi, ne yazık ki Başbakan bile, kamuoyu önünde, 'tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen tufeyliler' olarak tanımladığı Tekel işçilerinin gerçek durumları ve neler talep ettikleri hakkında ciddiye alınır bir bilgiye sahip bulunmuyor."
Bostan, Tekel'e ait bütün işletmelerin özelleştirildiğini, satılan bu tesislerin yeni sahiplerinin ilk icraatının, işçileri bir anda kapı dışına koymak, sokağa fırlatıp atmak olduğunu söyledi. Hükümetin kapısına giden işçilere hükümetin cevabının "Ya 4C'yi kabul edersiniz, ya da kendinize başka iş bulursunuz" olduğunu savunan Hanefi Bostan, "4C demek şu demek, kısaca; şu anda maaş ortalaması bin 300- bin 500 TL olan işçiler için, üniversite mezunlarına aylık 750 TL maaş, diğerlerine ise 500 TL maaş. Başka bir şey yok" ifadelerini kullandı.
Başbakan Erdoğan'a seslenen Bostan, "Türkiye Kamu-Sen olarak diyoruz ki: Sayın Başbakan sizi gayet iyi anlıyoruz; siz değil miydiniz, devlet memurları için de 'devletin bütün parasını bunlara mı vereceğiz' diyen; onun için, 'tüyü bitmemiş yetimin hakkını bunlara mı yedireceğiz' vecizenizi de gayet iyi anlıyoruz. Anlıyoruz, anlıyoruz ama, söylediklerinizde doğru olan tek bir kelime bile bulamıyoruz. Bu memlekette tüyü bitmemiş yetimin hakkını yediren yediriyor ve tabii kendi payını da alıyor. Yiyen de yiyor; ama o hakkı yiyenler bu işçiler değil. Değil, çünkü, zaten hakkı yeten yetimler, onların ta kendileri" açıklamasında bulundu.
Hanefi Bostan, tüyü bitmemiş yetimin hakkının yendiğini savunarak, orta direğin ustalıklı manevralarla çökertildiğini ileri sürdü. Bostan açıklamasını şöyle tamamladı:
"Bunlardan çalınan paralarla, üstte, üretmeden kazanan, kazandıkça şişen, şiştikçe daha çok çalan bir türedi zengin sınıf ortaya çıkıyor ki bunlar da hiçbir yatırım yapmadıkları için çaldıkları geriye de dönmüyor. Artık anlıyoruz ki, sendika yetkilileri ile görüşünceye kadar, Tekel işçilerinin gerçek durumu hakkında hiçbir ciddî bilgiye sahip bulunmuyordunuz. Ama şimdi biliyorsunuz; artık mazeretiniz kalmadı. Lütfen bundan böyle, bir kere daha o vecizeyi tekrar etmeyiniz ve bu günahsız insanları daha
fazla mağdur etmeye devam etmeyerek ah almayınız. Aksi takdirde, bu zulüm, sizin ve hükümetinizin siyasi kariyerine ağır bir darbe de oluşturacaktır. Bu noktada, Türkiye Kamu-Sen, son olarak, bütün kapıların tıkanması halinde, 3 Şubat tarihinde Türkiye çapına yapılacak olan Tekel İşçileri ile Dayanışma Eylemi'ne bütün gücü ile katılacaktır. Sayın Başbakan, lütfen işleri bu raddeye getirmeyiniz."
































