PİYASALAR
IMKB     59.332
Dolar     1,7650
Euro     2,3276
Altın     650,62
ÇOK OKUNANLAR
HAVA DURUMU
İstanbul
4 / 5 °C
Ankara
-10 / -1 °C
İzmir
2 / 12 °C
Erzurum
-24 / -8 °C
Konya
-8 / 3 °C
YORUMLANAN
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
24 Temmuz 2010 Cumartesi 08:44

Bir "hayır" da Emek Gençliği'nden!

Emek Gençliği yayınladığı bildiri de refaranduma ilişkin görüşlerini açıkladı. İşte o bildiri:

AKP ANAYASINA DA, TİMSAH GÖZYAŞLARINA DA “HAYIR” DİYORUZ

Başbakan Erdoğan, AKP hükümetinin elini güçlendirmeye yönelik Anayasa değişikliğine ‘evet’ oyu verilmesini isterken 12 Eylül cuntasının idam ettiği 4 gençten bahsetti. Değişikliklerin gençlerin geleceği için olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan duygu sömürüsü yaparak 12 Eylül ile hesaplaşmanın vaktinin geldiğini söylüyor.

Halbuki bizler, 12 Eylül darbesinden sonra doğan gençler olarak biliyoruz ki, “kadın da olsa, çocuk da olsa güvenlik güçlerimiz gereğini yapacaktır” diyerek Diyarbakır’da çocukların kurşunlanarak ölmesine onay veren de Başbakan Erdoğan’ın bizzat kendisiydi. Bu nedenle, yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren üzerinden Başbakanın söyledikleri, istirmarcılık ve demagojiden başka bir şey değildir.

Evet, Başbakanın bahsettiği 4 gençten biri olan Erdal Eren daha 17 yaşındayken, yaşı mahkeme kararıyla büyütülerek idam edildi. O, küçük yaşına rağmen 12 Eylül darbecileri karşısında dize gelmemiş, cuntayı korkutmayı başarmıştır. Onu idam edenlerin mücadelesini bitiremeyeceğine olan sonsuz güveniyle idam sehpasında haykırdığı “Faşizme Ölüm Halka Hürriyet” sözleri; onun halkına, özgürlüğe, eşitliğe olan özleminin de bir ifadesi olmuştur. Erdal Eren, yaşamını devrimci mücadeleye adamış bir genç olarak, bize her koşulda, darbecilere ve her türden demokrasi düşmanlarına karşı nasıl dik durulacağını göstermiştir.


Başbakan; karanlık günlerin biteceğini, 12 Eylül Anayasası’yla 30 yıl sonra hesaplaşacaklarını söylemektedir. Yüz binlerce insanın tutuklandığı, işkence tezgahlarından geçirildiği, işkencede ve sokaklarda katledildiği, 50 kişinin idam edildiği, binlercesinin meslekten atıldığı, insan hakları ihlallerinin hiç olmadığı kadar çoğaldığı, kitapların yasaklandığı, yakıldığı, üniversiteleri cezaevine çeviren YÖK’ün kurulduğu bir dönemle hesaplaşmak, 12 Eylül anayasasını meşrulaştırmakla, üstüne bir de halka rağmen “AKP Anayasası” yapmakla olmaz, olamaz. Halkı ve ülke gençliğini yok sayarak kendi Anayasasını dayatan AKP, idamların sorumlusu ve cuntanın başı Kenan Evren’in yargılanmasına sıra gelince buna “sulu şaka yapmayın” diyebilmektedir. Bunun içindir ki, “Evet” oyu almak uğruna başbakanın döktüğü gözyaşları, timsah gözyaşlarını anımsatmaktadır.


Anayasa Değişiklik Paketi’nin, özü itibariyle 12 Eylül Anayasası’ndan bir şey eksiltmediğini, bu ülkenin Erdal Eren gibi eşit ve özgür bir ülke özlemiyle yanan gençleri olarak biliyoruz.

Bizler Emek Gençliği olarak, Anayasada yapılan değişikliklerin hiçbirinin halkı uğruna yaşamını feda eden gençlerin özlemlerine cevap vermediğinin farkındayız. Anayasadaki ‘değiştirilemez ilk dört madde’ değiştirilmeden, anadilde eğitim hakkı tanınmadan, YÖK kaldırılmadan, özgür, bilimsel, demokratik üniversite sağlanmadan, gerçek bir laisizm tanınmadan, kamu hizmetleri ve harcamaları arttırılmadan, siyasal ve sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmadan 12 Eylül anayasasıyla hesaplaşmak mümkün değildir.

 
12 Eylül’le hesaplaşacağını söyleyenlerin yalan söylediğini herkes gibi biz gençler de görüyoruz. Bu yüzden yalana, sahte gözyaşlarına, demagojiye ve 12 Eylül Anayasasının devamı anlamına gelen değişikliğe ‘hayır’ diyoruz.


Sahte gözyaşlarıyla 12 Eylül’ün kurbanlarından bahseden Başbakan’a sesleniyoruz; Son on yıldır; gençlerin geleceğini karartan bütün politikaların mimarı AKP hükümeti değil mi? Erdal Eren’den ve 12 Eylül’den bahsediyorsunuz ama cezaevlerinde tutuklu bulunan binlerce Kürt çocuğu 12 Eylül rejiminin devam ettiğinin bir kanıtı değil mi? Genç işsizliğinin %25 olduğu, çatışmalarda her gün onlarca Kürt ve Türk gencinin öldüğü, üniversitelerde toplum yararına bilim yapılamadığı, öğrencilerin gerici, sınavcı, ezberci eğitimle birbirleriyle rekabete zorlandığı bir ülkede, her türlü istirmarı göze alarak dayattığınız “AKP anayasası” gençliğin gelecek özlemine nasıl cevap verebilir?

 
Biz her milliyetten Türkiyeli gençler; iş, eğitim, barış ve güvenilir bir gelecek istiyoruz. Bağımsız ve demokratik bir Türkiye için; öncelikle halkın ve gençlerin yapacağı demokratik bir Anayasanın gerçekten çözüm olabileceğine inanıyoruz. Bu yüzden 12 Eylül’de “Hayır” diyeceğiz.


Erdal Eren, Necdet Adalı ve tüm devrimci, ilerici gençlerin katili bu sistemdir. Erdoğan bu sistemin savunucusu olduğunu gizleyemez. 12 Eylül Anayasasını tarihin çöplüğüne atacak olan işçi sınıfının, emekçi halkımızın ve gençliğin mücadelesi olacaktır.

Emek Gençliği
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÖNE ÇIKANLAR
 
 
 
 
ANKET
Tayyip Erdoğan'ın sizin gözünüzdeki durumu nedir?