PİYASALAR
IMKB     59.867
Dolar     1,5080
Euro     1,9625
Altın     381,03
ÇOK OKUNANLAR
HAVA DURUMU
İstanbul
24 / 31 °C
Ankara
16 / 39 °C
İzmir
25 / 38 °C
Erzurum
2 / 27 °C
Konya
17 / 36 °C
YORUMLANAN
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
17 Şubat 2010 Çarşamba 10:28

Avrupa başörtüsüne alışıyor

Avrupa’nın ilk başörtülü milletvekili Mahinur Özdemir göreve başladığından bugüne yaşadıklarını Fransız gazetesi Le Figaro'yla paylaştı.

Avrupa Parlamentosu başörtüsüne alışıyor

Röportaj: Charlotte Menegaux*

Mahinur Özdemir 8 ay önce Brüksel Bölge Parlamentosu’na girerek Avrupa’nin ilk basörtülü milletvekili olmustu. Islam’in yanlis anlasilmasindan ötürü hala üzüntü duyuyor olsa da, göreve basladigindan beri zihniyetlerde ‘ufak da olsa bir degisim’ yasandigini gözlemledigini kaydediyor.

Mahinur Özdemir, 7 Haziran 2009’da yapilan seçimlerde Avrupa’nin -Ispanya’nin Kuzey Afrika topraklarinda bulunan, Ceuta özerk ili milletvekili haricinde- ilk basörtülü milletvekili olmustu. 27 yasindaki genç kadin, 14 yasindan beri kendi hür iradesiyle basörtüsü takmakta oldugunu belirtiyor. Hiristiyan egilimli ilimli bir parti olan, Hiristiyan Demokrat Parti’den seçilmis olmasi ise Belçika’da tepki çekiyor. Hatta laiklik karsisinda‘tarafsiz’ olarak addedilen bir devlette bile. Fransa’nin tersine, laiklik ilkesi Belçika Anayasasi’nda açikça belirtilmiyor. Bu tarafsizlik bazi dinlerin kabulüyle de somutlasiyor ve bilhassa dini faaliyetlerin finansmani ve okullarda ders düzenlemesi konularinda kendini belli ediyor. Seçilisinden 8 ay sonra bu özel baglamda Mahinur Özdemir, yasadiklarini bizimle paylasiyor.

 

Hem basörtüsü takip hem de siyasi bir faaliyette bulunulabilir mi?

Tabii ki. Zaten öbür türlüsü demokrasiden yoksunluk anlamina gelirdi. Oy vermek için herkesin ayni kilik kiyafetle gittigini hayal edin…Çesitlilik lazim! Bunun aksine, bir defa seçildiginiz zaman su veyahut bu topluluga imtiyaz vermemek gerekiyor. Ben kendimi ‘politik olarak laik’ seklinde tanimliyorum.

 

Bu ne anlama geliyor?

Din, benim sahsi hayatim dahilindedir. Çalisirken dini tamamen soyutlarim, ondan bahsetmem. Mesela bir gün, iktidar partisinden bir milletvekili beni, Kuran’da kadin-erkek esitsizligini savunan ayetler oldugunu iddia ederek sikistirmaya çalisti. Ben de, ona bu konuyu özel hayatimizda tartisabilecegimizi, ancak meseleyi tartismak için ne yeri, ne de zamani oldugunu söyleyerek cevap verdim.

 

Dinin sahsi hayatinizin bir parçasi oldugunu söylüyorsunuz, ancak basörtüsü takarak bunu herkese gösteriyorsunuz?

Bir insan kilik kiyafetinden ötürü yargilanamaz. Her sey insanlarin kafasinda oluyor ve ben siyasi faaliyetlerimle anilmak isterim.

 

Ama halk tarafindan seçilmis oldugunuzu göz önünde bulundurursak, herkesi temsil ediyor olmuyor musunuz?

 

Bir milletvekili, bir milleti tek basina temsil edemez. Bunu yapmakla yükümlü olan Millet Meclisi’dir. Mesela, benim kendi ülkemde tanimadigim birçok milletvekili var. Bunun aksine, türbanli kadinlarin haricinde de bir seyleri temsil etmek isterim. Insanlari belirli kaliplara sokmamaya dikkat etmek lazim.

 

Seçildiginizden beri insanlarin sizin anlayisiniza karsi tutumlarinda bir gelisme gözlemlediniz mi?

Yeni bir çigir açmak, öncü olmak her zaman için zordur. Öyle saniyorum ki zihniyet yavas yavas degismekte. Evet, aleyhimde konusanlar hep var. Birçok irkçi ve nefret dolu mesaj geldi. Ben bunu elbette kabul edilemez buluyorum. Ayrica muhalefet partisi de bana karsi bazen düsmanca davraniyor. Mesela bana selam vermiyorlar. Ancak az bir iyilesme var. Üstelik meslektaslarimin sevgisi de bana güç veriyor.

 

Aleyhinizde konusanlarin kaygilarini anliyor musunuz peki?

Kesinlikle. Kaygilar olmasi dogaldir. Egitim imkani olmayan birçok kadin, basörtüsü takabilme seçimini yapamiyor. Bunun yaninda insanlar sorun yaratiyorlar. Elbette politikaya atilan kadinlar degil, onlar baski altindadirlar ve eger basörtüsü takiyorlarsa seçtiklerinden dolayidir. Aslina bakilirsa Islam’i tanimayanlarin ve ondan korkanlarin kurunntularina karsi da savasmak zorunda kaliyorum. Öte yandan, seçilmemin seriata uygun olmadigini düsünen radikal islamcilarla da karsi karsiya kaliyorum.

 

Niçin tüm bu sorumluluklari yükleniyorsunuz?

Toplumu gelistirebilmek için. Çünkü beni yeryüzünde gördükleri müddetçe, çalistigimi gördükleri müddetçe, insanlar Islam’i terörizmle bir tutmaktan vazgeçecekler. Isinizi iyi yaparsaniz, artik sizi lekelemezler. 

 

*(LeFigaro, 9 Subat 2010, Représenter autre chose que des femmes voilé)

 

Çeviri: ekopolitik.org

Bu haber toplam 503 defa okunmuştur
YORUMLAR
darısı bizim yobazların başına
byır ruzgarlı
avrupa başörtüye alışalı 200 yıl odu hatta giyim kuşamların çeşitliliğine alışali o kadar oldu.bizim dinci ve dinsiz yobazlarla her ikisininarsında kalan yobazlar a ılham olur belki okusunlar
17 Şubat 2010 Çarşamba 11:47
62.240.47.158
darısı bizim yobazların başına
byır ruzgarlı
avrupa başörtüye alışalı 200 yıl odu hatta giyim kuşamların çeşitliliğine alışali o kadar oldu.bizim dinci ve dinsiz yobazlarla her ikisininarsında kalan yobazlar a ılham olur belki okusunlar
17 Şubat 2010 Çarşamba 11:47
62.240.47.158