Zamanında bitmeyen devre mülkün parasını icrayla aldı

Gazete ve televizyonlardaki reklamların cazibesine kapılarak devre mülk alan Ayşe ve Yaşar D.

Zamanında bitmeyen devre mülkün parasını icrayla aldı

Gazete ve televizyonlardaki reklamların cazibesine kapılarak devre mülk alan Ayşe ve Yaşar D. çifti, şirketin taahhüt ettiği tarihte inşaata bile başlayamaması üzerine parasını icra yoluyla tahsil etti.

Ankara’da bir kamu kurumunda memur olarak görev yapan Yaşar D.’nun eşi Ayşe D., basın yayın organlarında reklamlarını gördüğü Ankara Güdül’deki termal şirketten devre mülk almaya karar verdi. 3 Aralık 2011’de şirketle sözleşme imzalayan Ayşe D.’ye devremülkün 31 Aralık 2013 yılında bitirileceği söylendi. Sözleşmede belirtilen tarihin geçmesine rağmen devremülkün inşaatına bile başlanmadığını gören Ayşe ve Yaşar D. çifti, durumu avukatlarına bildirdi.

Ankara Barosu avukatı Mustafa Akıncı, sözleşmedeki maddelere dikkat çekerek, sözleşmenin feshi için şirkete ihtarname gönderdi. Sözleşmedeki, "Devremülk en geç 31Aralık 2013’te tamamlanarak alıcıya teslim edilecektir. Herhangi bir sebepten gecikme olması halinde yıl aidatını ödemek kaydıyla benzer bir tesiste konaklama hakkı sağlanacaktır. Satıcı, devremülke konu taşınmazı mücbir sebepler dışında süresinde tamamlayamadığı takdirde tüketicinin ödemiş olduğu bedeli, uygun bir süre içerisinde iade etmeyi kabul ve taahhüt eder. Alıcının devremülkü faydalanma hakkı 31 Aralık 2013 tarihi takip eden kendine ait ilk devremülk döneminde başlayacaktır. Deprem, sel yangın gibi doğal afetler savaş hali gibi mücbir sebeplerden dolayı meydana gelebilecek gecikmeler inşaat süresine ilave edilecektir. Satıcının kaynaklanan gecikmeler nedeniyle alıcının uğrayacağı zararlar yasal hükümler çerçevesinde satıcı tarafından tazmin edilecektir. Alıcının satın aldığı devremülk ve dahil olduğu tesis gizli, ve açık ayıplarına karşı 5 yıl garantilidir. Alıcı hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren on gün içerisinde malı hizmeti reddederek sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Bu durumda 2 bin TL’yi cayma bedeli olarak ödemeyi kabul eder." şeklindeki ifadelere atıfta bulunan Avukat Akıncı, sözleşmenin feshini istedi.

PARAMIZ PUL OLDU AMA ALDIK

Şirket ihtarnameye cevap vermeyince, Ayşe D., avukatları aracılığıyla şirketi sebepsiz zenginleşme hükmüne dayanarak paranın geri alınması yönünde icraya verdi. Bu yolla şirketten devremülk için ödedikleri 8 bin 650 TL’yi tahsil etti. Vatandaşların bu tür sözleşme imzalarken dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayan Ayşe D., "Bize gösterilen yerde devremülk sözleşme gereğince 31 Aralık 2013’te bitirilecekti. Fakat tarihin geçmesine rağmen bize gösterilen yerde inşaat bile başlamamıştı. Bize tatil için farklı tesisler gösterildi, ancak tarih bile verilmedi. Zaten sözleşme gereği, gösterilen yeri kabul etmeme hakkımız da vardı. Paramızı üç yıl sonra aldık, ama paramız pul oldu. Çünkü biz parayı 2 yıl öncesinden yatırdık." dedi.

DEVREMÜLK VE HER TÜRLÜ GAYRİ MENKUL SATIŞ İŞLEMİNİ NOTERDE YAPTIRIN

Avukat Mustafa Akıncı da devremülk sözleşmelerinde ortada bir gayrimenkul satış ve devrinin vaadi olması nedeniyle bu tür sözleşmelerin noterde yapılmasının Türk Borçlar Kanunu, Medeni Kanun ve Noterlik Kanunu gereğince zorunlu olduğuna dikkat çekti. Avukat Akıncı şunları kaydetti: “Şekle uyulmadan yapılan gayrimenkul satış sözleşmeleri hukuken geçersizdir. Geçersizlik durumunda tüketici ya da alıcı sözleşmeyi iade ederek karşı tarafta kalan parasını yani satıcı tarafın zenginleştiği bedeli faizsiz olarak geri alır. Müvekkillere imzalatılan satış sözleşmesinde cayma halinde 2 bin TL cayma bedeli konulmuşsa da; geçersiz sözleşmelerde sözleşmeye bağlanan cezai şart da geçersiz hale gelir. Tüketici ve alıcılar bu hukuki kavramı bilmediği için cezai şart ödeme korkusu ile sözleşmeyi feshedemedikleri gibi devremülkün kendilerine teslimini yıllarca beklemek zorunda kalmaktadırlar." CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×