'Yolsuzluk yapan evladım olsa red ederim diyen başbakanın ardından yürüyoruz'

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Yolsuzluk yapan evladım olsa evlatlıktan red ederim diyen bir başbakanın ardından yürüyoruz.

'Yolsuzluk yapan evladım olsa red ederim diyen başbakanın ardından yürüyoruz'

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Yolsuzluk yapan evladım olsa evlatlıktan red ederim diyen bir başbakanın ardından yürüyoruz.”dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, partisinin Yozgat Belediye başkan adayı Kazım Arslan´ın seçim bürosunun açılışı ve ilçe belediye başkanları tanıtım toplantısına katılmak üzere memleketi Yozgat´a geldi. Bakan Bozdağ, Yozgat belediye başkan adayı Kazım Arslan’ın seçim bürosunun açılışını yaptıktan sonra Bozok Kapalı Spor Salonunda ilçe belediye başkan adaylarının tanıtım toplantısına katıldı. Bozdağ, burada yaptığı konuşmada ülke ve Yozgat gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AK Partiyi yıkmak için çalışma içerisine girildiğini öne süren Bakan Bozdağ, "Hareketin karşısında mücadele edenler bu hareketi yok etmek isteyenler bir defa değil bin defa, milyon defa düşünmelidirler. Zira bu hareket sadece bizim şahıslarımızdan ibaret olsaydı bi şekilde birileri bitirilebilirdi. Ama bu hareket millet hareketidir. Milletin gönlünden duasıyla yol yürüyen bir harekettir. Her seçimde bir farklar olur. Yaptılar bir araya geldiler. Tayip Erdoğan ve arkdaşlarını yenelim diye onları tasfiye edelim diye, yerelde ve genelde iktidardan indirelim diye nice ittifaklar kuruldu. Sermaye, başka çevreler, başka güçler hepsi bir araya geldiler ama her seçimde bir araya geldiler. Peki sonuç her defasında millet bize sahip çıktı. Her defasında millet onlara ders verdi." dedi.

AK Parti'nin her seçimde oyunu yükselterek çıktığını ifade eden Bozdağ, "2014 seçimlerine giderken AK Parti karşıtları yeni müttefikler edindiler. Yeni heyecanlı kişileri de yanlarına almayı başardılar. Ama Yozgat’tan Bozok yaylasının yiğit insanlarının arasından bir kez de ben sesleniyorum. Diyorum ki; Beyhude gayretlerle enerjiniz tüketmeyin, boş yere kendinizi yormayın. Çünkü bu kadroyu yolundan alıkoymayı kimse başaramadı. Bu kadronun gücü milletten gelen bir güçtür. Her defasında söylüyoruz. 30 Nisandan sonra bakanları biz atayacağız, tuzlukları dahi koysa vekil seçtireceğiz diyenler ve bu görüşte olan başka çevreler, herkes ama herkes tarihe dönüp iyi bakmalıdır. Bu millet her zaman dediğini yapmıştır." diye konuştu.

AK Partinin gazete manşetleri ile iktidara gelmediğini söyleyen Bozdağ, şğyle devam etti: “Eğer gazete manşetleri ile iktidar olsaydı AK Parti iktidara gelmemesi lazımdı. Eğer televizyon haberleri ile iktidar olunsaydı AK Partinin iktidara gelmemesi lazımdı. Eğer bazı statikonun, eğer bazı çevrelerin, eğer bazı oligarşi yapıların desteği ile iktidar olunsaydı AK Partinin iktidara gelmemesi lazımdı. Bütün manşetlere rağmen, bütün kanallara rağmen, bütün ittifaklara rağmen AK Parti iktidara geldi, iktidarda kaldı, her seçimde oylarını artırdı ve yoluna devam etti. Yine aynısı olacaktır. Biz hep söylüyoruz bizi yok etmeleri yenmeleri kolay değil, çünkü bizim dayımız kuvvetli, bizim dayımız Yozgatlılardır, bizim dayımız 76 milyon Türk milletidir. AK Partinin her alanda güçlü hizmetleri var. Ama bizim en güçlü hizmet ettiğimiz alan yolsuzlukla mücadele alanıdır. Türkiye'nin 230 milyarlık bütçesini 800 milyar dolarların üstüne yolsuzlukla yaptığımız etkin mücadele sayesinde yakaladık, başardık. Olayın aslı şu; bu millet yolsuzluk konusunda hassastır. AK Partiye çalışkanlıktan vuramıyorlar, milletin emanetine sahip çıkmaktan vuramıyorlar, Türkiye'nin itibarının yükseltilmesinden vuramıyorlar, dış politikadan vuramıyorlar ama, öte yandan acaba biz bakanların çocuklarının üzerinden, akrabaların üzerinden bakanları, onların üzerinden de Tayip Erdoğan ve arkadaşlarını vurabilir miyiz diye hesap yapıyorlar, kitap yapıyorlar. Bu kitaplar adamı çarpar, boş yere öyle hesaplar yapmayın. Çünkü bizim yaptıklarımız milletin önünde her şeyimiz açık bizim bu millete de mahkemelere de Yüce Allah’a da veremeyeceğimiz hamd olsun hiç bir hesabımız yoktur."

"Yolsuzluk yapan evladım dahi olsa, evlatlıktan red ederim diyen bir başbakanın arkasından yürüyoruz." diyen Bakan Bozdağ, konuşmasını şöyle tamamladı: "AK Parti iktidarı döneminde demokratikleşme konusunda çok önemli adımlar atıldı. Ben bütün bu adımları saymak istemem. Yeni adımları da atıyoruz. İnşallah önümüzdeki hafta içerisinde demokratikleşme paketi mecliste görüşülecek. Onla beraber yeni adımları da atıyoruz. Ne yapıyoruz TMK onlara göre görevli özel mahkemeleri kaldırıyoruz. CMK 250’ye göre görevli şuandaki geçici maddeye göre görev yapan mahkemeleri kaldırıyoruz. Artık Türkiye’de bir tane Ağır Ceza Mahkemesi olacak. Artık Türkiye’de bir tane soruşturma usulü, bir tane yargılama usulü olacak. Özel yargılama usulü, özel soruşturma usulü, özel hakim, özel savcı, özel mahkemesi uygulamasına son veriyoruz. Yargının içerisinde çifte hatta çoklu yapıyı ortadan kaldırıyoruz. Devlet Güvenlik Mahkemelerini biz kaldırdık. Şimdi yargı içerisinde imtiyazlı gibi görünen bu özel mahkeme, özel hakim, özel savcı, özel usül, özel yargılamayı da kaldıryor, hukuk devletinin gereği olan bir adımı da hayata geçiriyoruz. Yine pek çok yargılama sırasında dosyayı bilmiyorum ben. Neyle suçlandığımı bilmiyorum ne isnat ediliyor bana. Onları görmedim, delilleri görmedim, avukatım bile dosyayı bilmiyor diye nice şikayetler oluyordu. Şimdi avukatların dosyayı incelemesi, şüphelilerin dosyası inceleme önündeki engelleri kaldırıyor, dosyanın şüpheli davrandıklarına karşı saklanması uygulanmasına, gizlenmesi uygulanmasına son veriyoruz. Herkes dosyasını öğrenecek, neyle suçlandığını bilecek. Savunmasını da haklarını da hukukunu da ona göre savunacak. Hala insanlarımız dinlediklerini düşünüyorlar. Cumhurbaşkanı, başbakan dahil Türkiye’de herkesin dinlendiğine dair kanaatler var, kabuller var. Herkes telefonu yanında taşımaktan çekinen bir noktada öyleyse bir noktaya Türkiye’nin gelmesini hiç ama hiç arzu etmedik. Ama maalesef Türkiye’de böyle bir noktaya gelmiş durumdayız. O yüzden yeni bir adım atıyoruz. Dinlemeleri daha sağlıklı bir biçimde olması, hukuka uygun olması, keyfiliğin olmaması için belli ölçüye bağlıyor. Bundan sonra sadece kuvvetli şüpheye dayanarak başka tür delil elde edemiyorum diye savcılar dinleme talebinde bulunamayacaklar. Ne yapacaklar kuvvetli şüpheyi teyit eden somut bazı delilleri de dosyaya koyacaklar. Benim kuvvetli şüphemi doğrulayan sebepler var, deliller var, işte onlar bunlar diye mahkemeye sunacak. Mahkeme onu görünce ona göre değerlendirme yapacak." CİHAN

'Yolsuzluk yapan evladım olsa red ederim diyen başbakanın ardından yürüyoruz'

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×