Yıldırım, darbecilerle girdikleri silahlı çatışmayı anlattı

Başbakan Binali Yıldırım, darbe gecesi Ankara'ya giderken darbeci askerlerle çatışmaya girdiklerini açıkladı

Yıldırım, darbecilerle girdikleri silahlı çatışmayı anlattı
24 Temmuz 2016 Pazar 00:39

Başbakan Binali Yıldırım, "Cumhurbaşkanımıza da bana da darbeyle ilgili önceden bir bildirim olmadı. Biz nasıl öğrendiğimizi de kamuoyuna açıkladık. Önce Cumhurbaşkanımız sonra ben açıkladım. Bunu sordum, Genelkurmay Başkanına da Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı'na sordum ama tatmin edici cevap alamadım." dedi.

Yıldırım, NTV-Star televizyonu ortak yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını paylaşan Yıldırım, "Bütün bu gece mücadeleler, hava kuvvetleriyle, polisle orayla burayla görüşmeler... Olayın sevk ve idaresi bitti artık. Olay neredeyse tamamlandı, Ankara'ya döneceğiz. Ilgaz sapağında, anayola, Çankırı tarafına geçecekken baktık bir jandarma aracından ateş açıyorlar bize. Ne iş bu durup dururken... Hemen arkadaşlar karşılık verdi. Ondan sonra bizim şoför, yakın korumanın da talimatıyla geri vitese taktı. 500 metre geriye kadar gittik, atış menzilinin dışına çıktık. Daha sonrası malum." ifadelerini kullandı.

Yıldırım, ateş açan askerlerin darbeci olup olmadığına yönelik soru üzerine, "Yani bize niye ateş etsinler. Biz normal araçlarda gidiyoruz, seyahat eden vatandaşlarız. Niye ateş etsinler. Normal bir şey değil ki." karşılığını verdi.

Daha sonra Ilgaz Kaymakamı'nın evine gittiklerini belirten Yıldırım, "Kaymakamın evine gittik, üstümüzü başımızı değiştirdik, yüzümüzü yıkadık. Bir iki lokma ikramda bulundular. Ondan sonra da kalktık geldik. Öğlen de malum Çankaya Köşkü'nde vatandaşlarımızla tekrar canlı yayında bir araya gelip, bütün hikayeyi anlattım." değerlendirmesinde bulundu.

Yıldırım, olay sırasında "eşi Semiha Yıldırım ile çalışma arkadaşlarının" yanında olduğunu aktardı.

"TATMİN EDİCİ CEVAP ALAMADIM"

"Darbe girişimini sizin ve Cumhurbaşkanının haber alması konusunda çok şey söylendi ama sonradan Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarıyla 'Bize haber vermede neden gecikme oldu?' diye bir konuşma oldu mu? Bizimle paylaşabilir misiniz?" sorusu üzerine Yıldırım, şunları ifade etti:
"Gayet tabii. Bu sır olmaktan çıktı. Cumhurbaşkanımıza da, bana da darbeyle ilgili önceden bir bildirim olmadı. Biz nasıl öğrendiğimizi de kamuoyuna açıkladık. Önce Cumhurbaşkanımız, sonra ben açıkladım. Bunu sordum, Genelkurmay Başkanı'na da Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı'na sordum ama tatmin edici cevap alamadım. Tabii bununla o an için uğraşacak vaktimiz yok. Bizim için öncelikli mesele o değil. Öncelikli mesele, Türkiye'nin, milletin başına bela olmuş bu alçak saldırıyı tamamen ortadan kaldırmak, vatandaşı, ülkeyi yüzde yüz emniyet içinde görmek. Şu anda da yine ona yoğunlaşmış durumdayız."

"İlk anda Fetullahçı Terör Örgütü kanaati nasıl oluştu?" sorusu üzerine, "İlk anda dikkat ederseniz 'bir grup' diye bahsediyorum ama daha sonra ilerleyen saatlerde, zannediyorum yarı geceye yakındı. Adını da koyduk. Nasıl adını koyduk, çünkü bu işe karışanlar ve olayın gelişmesi de bize yeterince ipucu verdi ve Fetullahçı Terör Örgütü'nün işidir diye adını da koyduk. Bunda da yanılmadığımızı sonradan gördük." karşılığını verdi.

"MEYDANLARI BOŞ BIRAKMAYIN"

Başbakan Yıldırım, "İkinci girişim konusunda bize ne gibi ipuçları verebilirsiniz, nasıl bir şey olabilir? Vatandaşlara bu konuda nasıl mesajlar olur?" sorularını şöyle yanıtladı:
"Şu an vatandaşlarımıza mesajımız şu, artık gündüzleri herkes normal hayatına dönsün, işine gitsin, gücüne gitsin, ziyaretlerini yapsın. Yani normal hayatta ne yapıyorsa hepsini yapsın ama iş, güç bittikten sonra da meydanları boş bırakmasınlar. Şenlik havasında demokrasi nöbetini tutmaya devam edelim. Bizden gelecek ikinci bir talep, istek oluncaya kadar.

Diğer yandan niye tehlike devam ediyor. Tamam biz, bu işin ele başlarını aldık, yargıya teslim ettik falan ama şimdi koskocaman bir yapı. Silahlı kuvvetleri tarumar ettiler kısa sürede. Bütün moral değerleri bozuldu, yönetim kademelerinde boşluklar oluştu. Her ne kadar gerekli atamalar yapıldı, yerine konduysa da yine ola ki içeriden yenilmişlik duygusuyla hareket edip, çılgınlık yapmaya kalkanlar olabilir. Tedbirlerimizi alıyoruz ama yüzde yüz emin olmamız lazım. O yüzden de çok daha dikkatli olmamız gerekiyor."

"SUİKAST TİMLERİ"

Başbakan Yıldırım, "suikast timlerine" ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine, "Maalesef bu olaydan sonra çok fazla bilgi kirliliği oluyor, çok fazla panik oluşturacak mesajlar geliyor. Sosyal medya çok orantısız ve kötü bir şekilde kullanılıyor. Buna şahit oluyoruz. Bunların belki de amacı bu. Yani insanların özgüvenini yok etmek, panik oluşturmak ve yeni bir kalkışma zemini hazırlamak. Ama her şeye rağmen en küçük ihbarı, en küçük haberi atlamıyoruz. Dikkate alıyoruz ve gereğini yapıyoruz. Bütün birimlerle irtibat halindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.

"Şu anda Genelkurmay Karargahının işbaşında olduğuna" işaret eden Yıldırım, gerekli çalışmaların yapıldığının ve olayın kontrol altına alındığının altını çizdi.

"Vatandaş bu kontrolü bile yetersiz buluyor, yine gözü orada 'Bir hareket var mı, yok mu' diye." ifadesini kullanan Yıldırım, "Vatandaşlar fiziki tedbirler alıyor, gidiyor nöbet tutuyorlar. Kendi aralarında sistemi kurmuşlar, vardiyalar yapıyorlar. Müthiş bir şey. Bu büyük millet, bu asil milletin ferdi olmaktan bir kez daha iftihar ettim. Bunu ancak ve ancak Türk milleti yapabilir." diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×