Yargıtay, klonlanmış telefona verilen beraat kararını bozdu

Yargıtay, 'elektronik bilgisi (IMEI numarası) değiştirilmiş ya da kopyalanmış olan cihaz' anlamına gelen klonlanmış telefon bulundurmanın mahkumiyet gerektirdiğine hükmetti.

Yargıtay, klonlanmış telefona verilen beraat kararını bozdu

Yargıtay, 'elektronik bilgisi (IMEI numarası) değiştirilmiş ya da kopyalanmış olan cihaz' anlamına gelen klonlanmış telefon bulundurmanın mahkumiyet gerektirdiğine hükmetti. Klonlanmış telefon ve klonlama cihazı bulunduran kişiye yerel mahkemece verilen beraat kararı Yargıtay’dan döndü. Yargıtay 7. Ceza Dairesi kararında, "Sanığın 5809 sayılı yasada düzenlenen suçları işlediği dosya kapsamında sübut bulduğu halde, sanık hakkında mahkumiyet hükmü yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır." denildi.

Olay, Gaziantep’te meydana geldi. Güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda bir kişinin iş yerinde 63 adet klonlanmış cep telefonu ile telefon klonlamaya yarayan aletler ve programlar ele geçirildi. Şüpheli kişi hakkında Gaziantep 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nde '5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet' suçundan dava açıldı. Yapılan yargılama sonucunda, mahkeme sanığın beraatine hükmetti. Cumhuriyet savcısı ise kararı Yargıtay’a temyize gönderdi. Yargıtay 7. Ceza Dairesi de dosya üzerindeki incelemesini tamamladı. 7. Ceza Dairesi, klonlanmış cep telefonu bulundurmanın yasalar kapsamında suç olduğuna hükmederek, yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi: "Sanığın 2. el cep telefonu alım satımı ve telefon tamiri yaptığı iş yerinde, 63 adet klonlanmış cep telefonu ile telefon klonlamaya yarayan aletler ve programlar ele geçmiştir. Buna göre, sanığın 5809 sayılı yasanın 55/1-2 maddesinde düzenlenen suçları işlediği dosya kapsamında sübut bulduğu halde, sanık hakkında mahkumiyet hükmü yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır. Yerel cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir."

YASA MADDESİ NE DİYOR?

Yargıtay kararında belirtilen 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 55/1-2 maddesinde şu ifadelere yer veriliyor: "Kurum tarafından izin verilmedikçe, abone kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler veya cihazın teşhisine yarayan elektronik kimlik bilgileri yeniden oluşturulamaz, değiştirilemez, kopyalanarak çoğaltılamaz veya herhangi bir amaçla dağıtılamaz. Elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihaz, kart, araç veya gereçlerle, değişiklik yapılması amacına yönelik yazılım, her türlü araç veya gereçlerin ithalâtı, üretimi, dağıtımı veya tanıtımı yapılamaz, bulundurulamaz, aracılık edilemez."

KLONLAMA İŞLEMİ NEDİR?

Klonlanmış telefon cihazı; elektronik bilgisi (IMEI numarası) değiştirilmiş ya da kopyalanmış olan cihaz anlamına geliyor. Klonlama yöntemiyle iki veya daha fazla cihaz aynı IMEI numarası ile kullanılabiliyor. Yasal olmayan yollardan Türkiye’ye getirilen cihazlara yapılan bu uygulama ile ülke oldukça büyük vergi kaybına uğruyor. Bu tür cihazlar yasal yollardan getirilmiş gibi satılarak vatandaşlar mağdur ediliyor. Sanal alemden ucuz cep telefonu satan dolandırıcılar klonlanmış telefon satarak büyük bir vurgun yapıyor. Kaçak yollarla yurt dışından getirilen ya da çalıntı cep telefonlarının IMEI numarasını değiştiren art niyetli kişiler vatandaşı mağdur ediyor. Vatandaşların cep telefonuna gelen ‘IMEI numarası klonlanmıştır. Cihaz 30 gün içerisinde kapatılacaktır. Satın aldığınız yere başvurunuz’ şeklindeki mesaj dolandırıcılar çok fazla kullanılıyor. Bu mesajı alan vatandaş, şaşırıp internetten satın aldıkları satıcıların peşine koşuyor ama IMEI numarası kapalı cep telefonu satan satıcı sırra kadem basıyor.

"ÖNEMLİ OLAN BATAKLIĞI KURUTMAKTIR"

Ankara Barosu avukatlarından Yunus Emre Yavuz, klonlanmış telefonlarla ilgili sorunda asıl yükümlülüğün devletin olduğunu söyledi. Avukat Yavuz, şunları kaydetti: "Devlet, gümrük kapılarına sahip çıkmalı ve bataklığı oluşturan kaçakçılara yönelmelidir. Suça asıl vücut veren unsur öncelikle manevi unsur, sonrasında maddi unsurdur. Tüketicide klonlanmış telefonun bulunması suçun maddi unsurunun oluştuğunu göstermekte ise de tüketici, suç kastı ile hareket etmiyorsa atılı suç oluşmaz. Burada satın aldığı telefonun klonlanmış telefon olup olmadığını araştırma yükümlülüğü tüketiciye yüklenemez. Devletin asli görevi kaçakçılığı önlemek, gümrük kapılarına sahip çıkmaktır. Kolay olay yolu tercih edip tüketici-alıcı üzerinden bu sorunun çözülmesi mümkün değildir. Olayda bataklığı kurutmak yerine sinek ile mücadele etmek biçiminde hareket edilmesi doğru değildir. Devlet denetim ve uygulamalarını, ülkeye kaçak telefon sokan ve IMEI numaralarını kopyalayanlar üzerinde yapmalıdır."


CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×