Yard. Doç. Dr. Erüz: Dere yatakları ve canlılar tehlike altında

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Doktor Coşkun Erüz, dere yataklarında ve çevresinde yapılan ıslah çalışmaları ile betonarme yapıların dere yataklarını ve canlı hayatını tehdit e.

Yard. Doç. Dr. Erüz: Dere yatakları ve canlılar tehlike altında
16 Aralık 2013 Pazartesi 15:48

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Doktor Coşkun Erüz, dere yataklarında ve çevresinde yapılan ıslah çalışmaları ile betonarme yapıların dere yataklarını ve canlı hayatını tehdit ettiğini belirtti.

TEMA Vakfı Trabzon Temsilcisi görevini de yapan Yard. Doç. Dr. Erüz, son dönemlerde Devlet Su İşleri’nin (DSİ) sel ve su taşkın zararlarının önlenmesi amacı ile her akarsuda yürüttüğü dere ıslah çalışmalarına hız vererek, dere yatakları ve dere ve çevresinde yaşayan balık ve diğer yaban hayatına büyük zarar verdiğini savundu. Taşkınların önlenmesi ve dere ıslahı için yapılan tersip bentleri, betonarme yapılar ve dere kıyılarına yapılan karayollarının akarsulardaki canlı hayatın büyük ölçüde tahrip olmasına ve yok olmasına neden olduğunu ifade eden Erüz, "Islah ve kıyı koruma amaçlı betonarme yapıların inşası sırasında, dere suyuna çimento ve katkı kimyasalları karışması sonucu suyun asit ve baz dengesi bozulmakta, derede yaşayan balık ve diğer organizmaların solungaç ve diğer organlarında doku tahribatı oluşmakta, suda yaşayan tüm canlıların ölümüne neden olunmaktadır. Tabiri caizse dereyi çamaşır suyu ile yıkar gibi yıkayıp canlı yaşamını yok edilmektedir." dedi.

Dere içi ve kıyısında yapılan betonarme yapıların pek çoğunda yaşanan bu sorun ilgili kişi ve kurumlarca önemsenmediğini öne süren Erüz, açıklamasına şöyle devam etti: "Son dönemde Maçka Altındere Milli Parkı ve Coşandere akarsu derelerinde yol, HES ve dere ıslah çalışmaları için yapılan betonarme yapılardan dereye sızan beton ve diğer kimyasallar Milli Parkların tesisinde (ki bu ulusal doğal alabalıkların gen rezervi olan tesistir) ve havzadaki diğer yetiştiricilik tesislerinde on binlerce balığın ölümüne, hem ekonomik ve hem de ekolojik zarara neden oldu. İdari ve hukuki soruşturmaya konu olan zarar tesislerde ki boyutu bilinmekte ancak, tesislere su sağlayan ve de Altındere Milli Parkının en önemli değeri olan Altındere ve yan kollarındaki derelerde doğal balık ve diğer canlılara ne olduğu, doğal ekosistemin gördüğü zarar ile ilgili bilgi yoktur. Tesislerdeki durum irdelendiğinde, derelerde, o bölgelerde tüm balıkların da öldüğünü, ekosistemim tahrip olduğunu anlamak zor değildir."

Dr. Erüz, yapılan ıslah çalışmaları ile derelerin kıyı zonunda yaşayan su samuru ve daha küçük organizmalar yanında, dere tabanında barınan, yumurtlayan balık ve tüm organizmaların da hayat alanın yok edildiğini vurguladı. Islah ve diğer amaçlarla yapılan yapıların, akarsulardan su içmek zorunda olan ya da beslenme, üreme, göç amacı ile vadiden geçmek zorunda olan tüm hayvanların suya ulaşmasını ve vadinin karşısına geçmesini imkansız kıldığını anlatan Erüz, korumaya çalışılan bölgede her yeri betonla kapatmak çözüm olmadığının altını çizdi. Bunun için ilde bazı güzel örnekler de olduğunu hatırlatan Erüz, Taş dolgu sistemiyle meyilli olarak yapılan bentler ve kıyı tahkimatların yatağı koruyup taşkını önlerken, hem dere içerisindeki hayatı hem de çevresindeki yaban hayatının devamını sağlayabileceğini kaydetti.

Erüz, taban arazilere yönelik tarım alanlarını sel ve su baskınından koruma amaçlı ıslah çalışmaları ve diğer müdahalelerin de bazı alanlarda yer altı su dengesinin bozulmasına neden olduğunu dile getirdi.
Bazı bölgelerdeki taban arazilerde ise özellikle bahar aylarında aşırı yağışa ve debiye bağlı taşkın ya da su birikmesi sonucu yükselen taban suyu, dere yatağı ve kenarlarının betonla kaplanması nedeni ile dere yatağına akarak drene olamadığına, uzun süre arazide kalarak tarım ürünlerine ve diğer yapılara zarar verdiğini anlattı.

Islahtan çok tahribata neden olan dere yataklarına yanlış müdahalelerin önlenmesi için planlayıcı, yapıcı kurumlar ve denetlemeden sorumlu idare ve kurumların bir an önce harekete geçmesini beklediklerini söyleyen Dr. Erüz, "Mühendislik planlamaları yapılırken teknik ve ekonomiklik yanında, ekolojik yaklaşım, kurumlar arası ortak akıl ve planlama, sürdürülebilirlik ilkesi ön planda olmalıdır. Mümkün olduğunca betonarme dışında geçirimli kaya dolgu ve benzeri alternatifi yöntemler uygulanmalı. Dere yataklarında ekolojik yapı ve toprak koruma projesi olmayan ve gerekli önlemler alınmayan dere ıslah projelerinin uygulanmasına izin verilmemelidir." önerilerinde bulundu.


CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×