Vanlı STK'lar: Hizmet insanlarına 'virüs ve haşhaşi' denilmesi kabul edilemez

Van'da faaliyet gösteren çok sayıdaki Sivil Toplum Kuruluşu (STK), ortak bir basın açıklaması yaparak son günlerde yaşanan gerilimin ülkeye verdiği zarara vurgu yaptı.

Vanlı STK'lar: Hizmet insanlarına 'virüs ve haşhaşi' denilmesi kabul edilemez

Van'da faaliyet gösteren çok sayıdaki Sivil Toplum Kuruluşu (STK), ortak bir basın açıklaması yaparak son günlerde yaşanan gerilimin ülkeye verdiği zarara vurgu yaptı. Hizmet hareketine yönelik davranış ve söylemlerin kabul edilemeyeceğini kaydeden STK temsilcileri; 'virüs, haşhaşi, örgüt' yakıştırmalarının ülkeye hizmet eden kişi ve kurumlara yakıştırılamayacağını belirtti.

Van'da faaliyet gösteren 20 STK, son günlerde Türkiye gündemini meşgul eden gelişmeleri değerlendirmek üzere bir otelde kahvaltılı basın toplantısı düzenledi. Kahvaltıdan önce STK'lar adına basın açıklamasını okuyan Van Aktif Sanayici ve İşadamları Derneği (VASİAD) Genel Sekreteri İskender Sezek, iki ayı aşkın bir süreden beri camia diye isimlendirilen gönüllüler hareketine yönelik yıpratma ve itibarsızlaştırma kampanyalarını üzülerek izlediklerini söyledi.

Geçmiş dönemde toplumun bir kesiminin 'mürteci, habis, ur, kan emici, vampir, yarasa, örümcek kafalılar, sıkma başlar' gibi ithamlarla yok edilmeye çalışıldığını hatırlatan Sezek, "Bugün de hizmet hareketi aynı itibarsızlaştırma taktiği ile hedefe konularak; paralel devlet, çete, virüs, in, gizli örgüt, haşhaşi gibi iftiralarla, hiçbir bilgi, belge ortaya koymadan, hiçbir hukuki temele dayanmadan yaftalanıyor. Bir kısım medya, sorumlu ve objektif gazetecilik kriterlerini hiçe sayarak ve bir merkezden yönlendirildiği aşikar bir tarzda her türlü yalan ve iftiraya başvurmak suretiyle hizmet hareketi hakkında kara propaganda kampanyası yürütüyor." ifadelerini kullandı.

Hizmet hareketi ile ilgisi olduğu düşünülen iş adamlarının, keyfi denetim ve tehditlerle baskı altına alınmaya çalışıldığını dile getiren Sezek, bazı işletmelerinin de ruhsatlarının iptal edildiğini belirtti.

Sezek, kamu kurumlarının, bir katılım bankasındaki mevduatlarını çekmeye zorlanarak, bankanın devlet eliyle zor durumda bırakılmak istendiğini aktardı. Sezek, şöyle devam etti: "Kamuda çalışan memurlar, bürokratlar, hizmet hareketine nispet edilerek fişleniyor ve hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeden kıyama tabi tutuluyor. Anadolu insanının himmet ve gayretleriyle büyükelçiliğimizin bulunmadığı ülkelerde dahi ülkemizi en güzel şekilde temsil eden, ulaştıkları her insana ülkemizi ve milletimizi sevdiren yurt dışındaki okullar da bu süreçte yıpratılmak isteniyor. Devletimizin büyükelçilerine, bulundukları her ülkede birer gönüllü kültür elçisi olan bu öğretmenlerimizi örgüt üyesi gibi gösterme görevi veriliyor. Allah rızasına kilitlenmiş, bir ilim ve fikir insanı olan, hayatta herhangi bir makam, mevki, maddi çıkar ve siyasi hedef içinde olmayan; dolayısıyla savaşla, tuzakla, operasyonlarla, kirli oyunlarla hiçbir ilgisi bulunmayan muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi, örgüt lideri olarak gösterilmeye çalışılıyor. Hayatlarını, almaya değil vermeye adamış, dünyevi hiçbir beklentisi olmayan, hasbi ruhları rencide etmekten, huzuru en çok isteyen hizmet insanlarını huzursuzluğun sebebiymiş gibi göstermeye çalışmaktan, ucuz hesaplar uğruna yarın yüzümüzü daha fazla kızartacak sözlerden, kardeşlik hukukumuzu zedeleyen davranışlardan ve açılan bu yarayı daha fazla derinleştirmekten vazgeçelim. Şimdiye kadar hizmet hareketi için her platformda desteklerini ve takdirlerini ifade etmekte olan Sayın Başbakan'ın bir an önce bu tutumundan vazgeçmesi beklemekteyiz."


CİHAN

Vanlı STK'lar: Hizmet insanlarına 'virüs ve haşhaşi' denilmesi kabul edilemez

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×