Vali yardımcısının sünnet düğününe Vakıflar ve İl Müftülüğü izin vermiş

Bursa Murat Hüdavendigar Camii avlusunda 6 yaşındaki oğluna sünnet töreni yapan Vali Yardımcısı Mehmet Özcan, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve İl Müftülüğü'nden izin alarak, kutsal değerlere saygısızlık yapmadan sünnet organizasyonu...

Vali yardımcısının sünnet düğününe Vakıflar ve İl Müftülüğü izin vermiş

Bursa Murat Hüdavendigar Camii avlusunda 6 yaşındaki oğluna sünnet töreni yapan Vali Yardımcısı Mehmet Özcan, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve İl Müftülüğü'nden izin alarak, kutsal değerlere saygısızlık yapmadan sünnet organizasyonu gerçekleştirdiklerini söyledi. Eşinin kanser hastası olduğunu ifade eden Özcan, "Benim eşim dördüncü evre kanser hastası. Başka mürüvvetini görür müyüz, bilmiyorum. Ama onun sadece gençliğini öne çıkararak gazetede haber yapmak, ahlaki bir durum değildir." dedi. Özcan, önümüzdeki pazartesi gününden itibaren yaş haddinden emekliye ayrıldığını da açıkladı.

Vali Yardımcısı Mehmet Özcan dün gerçekleştirilen ve tepkilere sebep olan sünnet töreni ile ilgili bugün basın toplantısı düzenledi. Basında yer alan haberleri üzülerek izlediğini ifade eden Özcan, “Murat Camii benim burada göreve başladığım zaman üzerinde bulunan vakıflara ait bir misafirhanede bir yıl yaşadığım ve bir yıl külliye olarak oradaki mekanı yakından izlediğim ve çok saygı duyduğum bir mekandır. Burada özel bir manevi bağlılığımız vardır ve bu sebeple de oğlumun sünnetinde böyle bir mekanı seçmeyi kendimiz için doğrusu iyi bir seçim olarak düşündük." diye konuştu.

Camilerin sosyal hayatın içinde olması gerektiğini söyleyen Özcan, "Doğrusu benim gönlüm arzu ediyor ki camilerimiz elbette sosyal hayatın içinde daha etkin kullanılabilsin ve halkımızın teveccühüne mazhar olsun. Biz burada belki bir örnek olmayı da bir manada düşündük. Bu gün gazetede gördüğüm şeyleri bende okuyunca çok şaşardım. Bizim burada halkımızın hissiyatından farklı hiç bir hissiyatımız yoktur." şeklinde konuştu.

Haberlerden rahatsızlığını dile getiren Özcan, şunları söyledi: "Öne çıkarılmak istenen saygısız tutum, davranış ve sözlerin hiç birisi tarafımızdan vakıf olmamıştır. Biz caminin de, namazın da, sünnetin de oradaki abdest alınan mekanların da ne demek olduğunu çok iyi biliriz ve böyle bir etkinlik yaparken de bunlara saygısızlık etmeyi aklımızın ucundan geçirmeyiz. Bu manada hiç bir engel durum ya da söz asla olmamıştır. Kim bunları hangi amaçlarla öne çıkarıyor doğrusu bilmiyorum ama orada yapılan işlerin tamamı CD'lere kaydedilmiştir."

Programla ilgili izinleri Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve İl Müftülüğü'nden aldığını anlatan Mehmet Özcan, şöyle devam etti: "İzinleri tamamen alınmıştır. Bir kısmı vakıflara ait, bir kısmı yol olarak kullanılan bir mekandır. Biz burada 600 kişiye yakın insana hayır amacıyla yemek ikramında bulunduk. Burası tarihi, dini ve milli bir mekandır. Bunun öne çıkarılması ve bu mekana uygun faaliyetlerle bunun sergilenmesi, sosyal içerikli bir faaliyet olarak anlaşılır ve bundan sonra da daha güzel örnekleri ile ele alınır diye böyle bir faaliyete giriştik. Burada mehter ve Bursa'nın sembolü olmuş kılıç kalkan ekibi ve bu arada Feshane düzeninde bazı etkinlikler yapıldı. Macuncular var, orada kağıt helva ikramında bulunuldu. Uzun adam vardı, ateşbazlar vardı. Tarihimizden gelen bu etkinlikleri biz göstererek daha çok mekanın tanıtımının öne çıkarılmasını istedik."

Bu vesileyle memuriyetinin sonunda arkadaşlarına da bir veda yemeği vermeyi düşündüğünü anlatan Özcan, "Hem de oğlumun sünneti vesilesi ile bir hayır yapmak amacıyla biz burada bulunduk. Yoksa tarihi mekanları ya da dini duygulara saygısızlık etmeyi aklımızın köşesinden dahi geçirmeyiz. Yani faaliyetimiz veya sözümüz böyle bir saygısızlığın ifadesi söz konusu değildir. Orada mehter çalmıştır, kılıç kalkan oynamıştır ve sonrada yemek ikramında bulunuldu." dedi.

ORADA YAPILANLAR NE ZAMANDAN BERİ ÇALGI ÇENGİ OLDU

Törende mevlit ve ilahiler okunduğunu anlatan Özcan, "Burada mevlit ve ilahiler okundu, tasavvuf müziği çalındı. Çalgı çengi söylemleri de son derece üzüntülü ve bizi mağdur eden bir durumdur. Bu söylediklerimin hangisi ne zamandan beri çalgı çengi olarak anılır oldu?" şeklinde sordu.

Camide asla eğlence tertip edilmediğini kaydeden Özcan, şöyle devam etti: "Oranın abdest almaya, ibadet etmeye engel olunacak şekilde ki haberleri büyük üzüntü ile izledim. Bunlar son derecede yanlış ve amacımızı örten bir durumdur. Ben istiyorum ki camilerimiz, ibadet mekanları uygun görülecek şekilde kullanılsın ve daha çok sosyal hayatın içinde olsun. Sadece namaz saatlerinin içinde açılan ve sonrada kapanan mekanlar olmaktan çıksın." diye konuştu.

EŞİM KANSER HASTASI

Eşinin kanser hastası olduğunu aktaran Vali Yardımcısı Mehmet Özcan, şunları anlattı: "Benim eşim kanser hastası, dördüncü evre kanser hastası, belki çocuğumuza yapabileceğimiz son bir faaliyettir. Başka mürüvvetlerini görür müyüz bilmiyorum. Ama onun sadece gençliğini öne çıkararak gazetede haber yapmak, ahlaki bir durum değildir. Hatta 'Ben Kanserim Derneği'ni kurmuş ve kendisi bizzat bu faaliyetlerin içine girmiştir. Bunlar görmezlikten gelip de, bizim orayı bu manada kullandığımız söylemek hangi akla hizmet eder. Biz Murat Hüdavendigar Camii'ne çok büyük saygı duyuyoruz. Manevi hislerle oraya bağlıyız. Bir saygısızlığımız asla söz konusu değildir, olamaz."

Vali Yardımcısı Özcan gazetecilerin, ‘Yaş haddinden mi emekli oldunuz?’ şeklindeki sorularını şu karşılıkları verdi: "Ben yaş haddinden emekli oluyorum. İsteğime bağlı değil, yaş haddinden emekli oluyorum. Rahatsızlığından dolayı da eşimle başka mürüvvet görme şansımız var mıdır bilmiyorum. Ama biz bunları saklamaya çalışırken, birilerinin bunları hiç görmeyişi, sadece benim oğlumun şehzade olduğu şeklinde yaftalar yakıştırması, çok yakışıksız şeyler. Ben inanıyorum ki bütün ailelerin çocukları onların şehzadeleridir. Bu mekanda sünnet için en iyi yer, diye düşündük ve biz orada izin olarak ise belki ilk oldu, biz niye yapmayalım, ilk defa biz örnek olalım. Bu izinler elbette verilebilir."

Özcan ‘İzin aldınız mı, nereden aldınız?’ sorusuna ise şu cevabı verdi: "Vakıflara da müracaatımızı yaptım, müftülüğe de kişi olarak müracaatımı yaptım. İzin istedim. Uygun dönüş alındıktan sonra, bu faaliyetler yapıldı. Biliyorsunuz bütün resmi kurumların kurum mülkiyeti denen şey, hazinedir ya da vakıflarındır. Ama bunların kullanım hakkı, belli kurumlara tahsisi edildiğinde kullanım hakkı o kurumun tasarrufundadır. Biz orada dini vecibelere uygun bir etkinlik düzenledik ve müftülük tarafından da bu uygun görüldü. Orada etkinliği yol kısmında yaptık. Bu etkinliği burada yapmanın ne sakıncası var. Birileri çıkıp desin ki, burada mevlit okutamazsınız, ilahi okutamazsınız. Aksini iddia edenler varsa çıksın ve konuşalım."

‘Bu işte bir art niyet düşündünüz mü’ sorusuna ise Vali Yardımcısı Özcan, şöyle cevap verdi: "Benim ünvanımla ilgili hiç bir tarafım yoktur. Bu tamamen şahsi bir olay. Yılların bana verdiği tecrübe ile de bütün bu eksikleri, aksaklıkları bende niye olmasın dediğim için yaptım. Buranın valilikle hiç bir ilgisi yoktur. Yarın her hangi bir ailede, bu tür mekanlarda bu tür etkinlikler yapabilir."

Mehmet Özcan, kendisinin 2 Haziran 1949 doğumlu olduğunu ve önümüzdeki pazartesinden itibaren yaş haddinden dolayı emekli olacağını sözlerine ekledi.

CİHAN

Vali yardımcısının sünnet düğününe Vakıflar ve İl Müftülüğü izin vermiş

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×