Üniversiteli Tuğba'nın öldüğü go-kart davasına devam edildi

Sakarya'da go-kart pistinde kaşkolunun karting aracının aksına dolanması sonucu başı kopan Tuğba Erdoğan'ın ölümüyle ilgili davanın görülmesine devam edildi.

Üniversiteli Tuğba'nın öldüğü go-kart davasına devam edildi

Sakarya'da go-kart pistinde kaşkolunun karting aracının aksına dolanması sonucu başı kopan Tuğba Erdoğan'ın ölümüyle ilgili davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada savunmalarını yapan belediye görevlileri, işletmede herhangi bir olumsuzluk tespit etmediklerini söyledi.

Adapazarı ilçesinde geçen yıl 7 Şubat'ta bir alışveriş merkezinin otoparkında bulunan go-kart pistinde kaşkolunun karting aracının aksına dolanması sonucu başı kopan Tuğba Erdoğan'ın ölümüyle ilgili pistin işletmecisi Y.M., kardeşi Ö.M. ile Adapazarı Belediyesi yetkilileri H.Ş., Y.E., A.T., Ö.T., A.K. ve M.İ'nin yargılandığı davanın 5. celsesi Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Tutuksuz sanıklar ve avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada belediye görevlileri savunmalarını yaptı.

Sanıklardan H.Ş., olay tarihinde Adapazarı Belediyesi Ruhsat ve Denetleme Müdürü olarak görev yaptığını ifade etti. Kendisi ve arkadaşlarının işletmenin ruhsatlandırılması aşamasında görevlerini tam olarak yaptıklarını ve suçsuz olduklarını belirten H.Ş., "Olayın meydana geldiği işletmenin müracaatı üzerine yapmış olduğumuz incelemede go-kart işletmeciliğinin yönetmelikte ayrıntılı olarak düzenlenmediğini görünce yönetmelikte bulunan gayri sıhhi müessese içinde sayılmayan iş kolunun sıhhi müessese olarak değerlendirilmesi gerekeceği düzenleme karşısında söz konusu işletmeyi biz de sıhhi müessese olarak kabul edip buna göre ruhsatlandırdık. Biz go-kart işletmeciliğini sıhhi işletme olarak kabul ederken ayrıntılı bir araştırma yapmadık. Go-kart işletmeciliğine ilişkin hüküm olmayınca biz sıhhi işletme olarak kabul ettik. Beraatimi talep ediyorum." dedi.

Sanık Y.E. ise belediyenin Ruhsat ve Denetleme Müdürlüğü'nde şef olarak görev yaptığını belirterek, şunları söyledi: "Benim görevim işletmeci tarafından sunulan belgeler üzerinde denetleme yapmaktan ibarettir. İş yerine gidip uygunluk denetimi yapmak gibi bir görevim yoktur. Suçsuzum. Beraatimi istiyorum."

Belediyenin Ruhsat ve Denetleme Müdürlüğü'nde memur olarak çalışan sanık A.T. de görevinin iş yeri açmak amacıyla verilen belgelerin denetimi ile iş yerinin yapılacağı yere gidip, belgelerle iş yapılacak yerin uygunluğunu denetlemek olduğunu söyledi. Olaya özgü olarak sunulan belgelerin eksiksiz olduğunu kaydeden A.T., iş yerinin açılacağı yerde her hangi bir olumsuzluk tespit etmediklerini belirtti. A.T, savunmasını şöyle sürdürdü: "Ben ve arkadaşlarım söz konusu işletmede yaptığımız tespitte uyarıcı levha ve kasklar ile güvenlik önlemlerinin alındığını tespit ettik. Hatta ruhsatlandırma aşamasından sonra biz aynı iş yerini tekrar denetledik. Herhangi bir olumsuzluk tespit etmedik."

Aynı birimde memur olarak görev yapan sanık S.Ö., görevinin ruhsat için getirilen belgeleri alıp belgeleri getiren şahsa alındı belgesini düzenlemek olduğunu ifade etti. Belgeler üzerinde inceleme yapmakla görevli olduğunu anlatan S.Ö. suçsuz olduğunu dile getirdi.

Aynı birimde işçi olarak görev yapan A.K. ve M.İ., ruhsat düzenlendikten sonraki aşamada iş yerinin ruhsata uygun olup olmadığı hususunda alanda inceleme yaptıklarını kaydederek; "Belirtilen iş yerinin belgelere uygun olduğunu her hangi bir olumsuzluk olmadığını tespit ettik" şeklinde savunma yaptılar.

Mahkeme, bir internet sitesinde yer alan kaza sonrası kaydedildiği belirtilen ve olayın oluşuna ilişkin tanık beyanının bulunduğu öne sürülen görüntü kaydının istenmesini kararlaştırdı. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
'Taksirle ölüme neden olma' suçlamasıyla yargılanan sanıkların üç yıldan altı yıla kadar hapsi isteniyor.
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×