"Ülkede yargıya güveni daha fazla sarsmanın kimseye bir getirisi yok"

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, HSYK teklifi Meclis'te görüşülürken kararnamelerle hâkim ve savcıların görev yerlerinin değiştirilmesinin toplumda yolsuzluk soruşturmasını engelleme, yayılmasını önlemeye gayreti olarak algılandığını söyl.


Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, HSYK teklifi Meclis'te görüşülürken kararnamelerle hâkim ve savcıların görev yerlerinin değiştirilmesinin toplumda yolsuzluk soruşturmasını engelleme, yayılmasını önlemeye gayreti olarak algılandığını söyledi. Feyzioğlu, "Ülkede yargıya güveni daha fazla sarsmanın, kimseye bir getirisi yok.” dedi.

TBB Başkanı Feyzioğlu ve yönetim kurulu üyeleri HSYK’nın yeniden yapılandırılmasına dair değerlendirme ve önerilerini paylaşmak için basın toplantısı düzenledi. Adalet için etkin, bağımsız, tarafsız ve adil yargılama yapacak bir sistemi kurmak zorunda olduklarını dile getiren Feyzioğlu, “Yaşamakta olduğumuz devlet krizinden yurttaşlarımız, milletimiz, ülkemiz, devletimiz ve çocuklarımız için çıkarmakla yükümlü olduğumuz fırsat işte tamda burada. Bir fırsat çıkarmak zorundayız. Gelin, el ele verelim. Çözüm üretelim. Yolsuzluklarla mücadele kuşkusuz son derece önemli, biri gün yadsımadık inkâr etmedi. Yolsuzluk soruşturmalarının engellendiği algısı hukuk sistemimize çok büyük zarar veriyor. Yargının en üstündeki kurumun temsilcileri olarak çok açık söyleyeyim size ülke temelsiz kalırsa her biri birbirinden gösterişli binaların içindeki makam sandalyelerinin üç kuruşluk değeri kalmaz. Gün, makam sandalyelerinden güç alıp büyüme günü değil, o sandalyelerin hakkını verme, onlara güç verme günüdür.” dedi.

SİYASET DİLİNİN HAKARETE BU KADAR ALIŞIK OLMASI MİLLETİMİZİ SİYASİ PARTİLERDEN SOĞUTUYOR”

Daha önce yaptığı açıklamalardan dolayı kendi şahsına çok fazla hakaret yapıldığını vurgulayan Feyzioğlu, “Siyasetin dilinin hakaret ve sövmeye bu kadar alışık olması, milletimizi rahatsız ediyor ve siyasi partilerden soğutuyor. O yüzden, siyasetin dilini hoşgörü, uzlaşı, diyalog üzerine kurmak için bir fırsattır. Varsınlar yine sövsünler, saysınlar. Ahiret inançları varsa, birilerinin iddia ettiği gibi onun hesabını ileride belki verirler. Ama millet, hesap soruyor. Siyasi anlamda da, sistem zarar görüyor. Tıpkı daha önce söylediğimiz gibi biraz sonra söyleyeceklerimiz Öcalan’ın affına yönelik bir şey yoktur. Lütfen sabit pencereden okunmamasını ve değerlendirilmemesini özellikle rica ediyorum. Vallahi, billahi, yoktur.” ifadelerini kullandı.

“DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ BİRÇOK BAKIMDAN ANAYASAYA AYKIRIDIR”

HYSK kanunu değişikliğinin oluşturduğu yeni büyük bir gerginlik ortamı meydana getirdiğinin altını çizen Feyzioğlu, “Ülkenin bu en önemli meselesi konusunda yine bir uzlaşı ve diyalog ortamı oluşmadı. Tekmeler hava uçuştu ve TBMM’ye yakışmayan, milleti bir kez daha siyasetten siyasi partilerden soğutan görüntüler yaşadık. İktidar partisi mensubu bir kısım milletvekilinin teklifiyle Meclis'e gelen ve hükümet tarafından desteklenen HSYK’yı düzenlemeye yönelik kanun teklifi yargı bağımsızlığına aykırıdır. Bu konuda TBB olarak komisyonlara katıldık ve ilgili raporları sunduk. Tek kelime ile söylüyorum açıkça aykırıdır. Bu teklife yargı bağımsızlığının evrensel ilkelerini temel alarak karşı çıkışımız bugün HSYK’nın yapısını savunduğumuz anlamına asla gelmez. Değişiklik teklifi, yanlıştır. Birçok bakımdan, anayasa aykırıdır. Ülkenin ve yurttaşlarımızın üstün menfaatine olacak yapıcı bir tartışma ortamının sağlanması için buradan rica ediyoruz. Lütfen derhal bu teklifi Meclis'ten geri çekiniz” şeklinde konuştu.

Bir basın mensubunun “HSYK teklifi Meclis'e gönderilirken bir yandan da kararnamelerle hâkim ve savcıların görev yerleri değiştiriliyor. Bu ilişkin görüşleriniz almak istiyoruz?” sorusuna ise Feyzioğlu “Bu değişiklilerin yolsuzluk soruşturmasını engellemek, yayılmasını önlemeye yönelik olduğu algısı toplumda yayılıyor. Onun yerine biz sistem öneriyoruz. Bir çamurun içinde, o çamurun içinden çıkma için uğraşıyoruz. Ülkede daha fazla yargıya güveni sarsmanın, kimseye bir getirisi yok” şeklinde cevap verdi.

“GEÇİCİ BİR MADDEYE İHTİYAÇ VAR”

“Komutanların Yüce Divan'da yargılanmalarına ilişkin tasarı sunuldu. Bu öneri ile diğer komutanlara yeniden yargılanma ile açılır mı? sorusuna ise Feyzioğlu şu şekilde cevap verdi: “Bunun çözümü İlker Başbuğ’un kuvvet komutanlarının görevli olan Yüce Divan'da yargılanmasıdır. Basında hayretle izlediğim bir tartışma vardı. “Darbe yapmak komutanın görevi mi?” Ve şu cevabı vermek istedim. Rüşvet aldığı gerekçesi ile Yüce Divan'da yargılanan bakanların, kuruluş kanunlarına göre görevi rüşvet almak mıdır? Şu halde İlker Başbuğ’un ve kuvvet komutanlarının Yüce Divan'da yargılanmaları gerektiği her türlü anlamlı tartışmadan uzaktır. Kovuşturma aşaması başlamış, hüküm verilmiş ve Yargıtay’da. Yargıtay bu aşamalar geçildiği için bir durma kararı verip Başbakan izin veriyor mu? Diye sorar mı, sormaz mı bilemiyorum. İzin şartını geçmişte başlamış ve devam eden yargılamalara uygulamak isteniyorsa, tereddütsüz bir şekilde kanuna yine bir madde konması lazım. Yargıtay’da olsa bile, devam etmekte olan davalar olması için denmesi gerekiyor. Geçici bir maddeye ihtiyaç var.”
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×