Türk Eğitim Sen: Ucube MEB Kanunu için AYM aklıselim karar verecektir

Türk Eğitim Sen İzmir 3 No'lu Şube Başkanı Adnan Sarısayın, dershane kapatma girişimi ve dört yılını dolduran okul idarecilerinin görevden alınma kararının, Anayasa Mahkemesi (AYM)'nden döneceğine inandıklarını söyledi. 12 Haziran 2014...

Türk Eğitim Sen: Ucube MEB Kanunu için AYM aklıselim karar verecektir

Türk Eğitim Sen İzmir 3 No'lu Şube Başkanı Adnan Sarısayın, dershane kapatma girişimi ve dört yılını dolduran okul idarecilerinin görevden alınma kararının, Anayasa Mahkemesi (AYM)'nden döneceğine inandıklarını söyledi. 12 Haziran 2014 tarihinde toplanacak AYM’nin buna dur diyeceğini savunarak, “Sınav sistemi ortadan kaldırılmamasına rağmen dershanelerin antidemokratik bir uygulamayla kapatılmaya çalışılması, Milli Eğitim Kanunu'nda yapılan değişiklikle okul müdürlüğü ve müdür yardımcılıklarında dört yılını doldurmuş olanların kazanılmış hakları zorla ellerinden alınarak 13 Haziran itibariyle idareciliklerinin sona erdirilecek olması, bu yasa değişikliğiyle tüm Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de sekiz Milli Eğitim İl müdür yardımcısı ve 30 Milli Eğitim ilçe müdürünün eğitim uzmanı yapılarak görevlerinden alınmaları bir depremdir. Asıl kıyamet, 13 Haziran’da dört yılını dolduran idarecilerin haklarının ellerinden alınmasıyla yaşanacaktır. Çoğu okullarımızda, 16 Haziran’da yapılacak öğretmenler kurulu toplantısına başkanlık yapacak idareci bile bulunamayacaktır.” dedi.

'UMUDUMUZ ANAYASA MAHKEMESİ'

Eğitim camiasının, gözlerini AYM’ye çevrildiğini söyleyen Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Sarısayın, “AYM, 12 Haziran'da ucube MEB Kanunu ile ilgili yürütmeyi durdurma kararını verir mi bilinmez ancak evrensel hukuk ve bu doğrultudaki uygulamalar düşünüldüğünde AYM'den beklenen, ucube kanunun birçok yönüyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı vermesidir. Yüksek Mahkeme'nin kazanılmış hakları yok sayan, demokrasiyi yerle yeksan eden, kanun bile denilemeyecek bu ucubeyi ortadan kaldırması, misyonuyla da örtüşecek bir karar olacaktır. Bazı aklıevveller, 'Yöneticilik ikinci görevdir, kazanılmış hak değildir.' deseler de biz tam tersini düşünüyoruz, çünkü yöneticilik, önceden olmayan ama alınteri ve tecrübeyle elde edilen, kazanılmış bir haktır. Öğretmenlik formasyonunun yanında, yıllar içinde takılan ikinci bir apolettir. Yönetici, öğretmenlikle beraber iki unvanı da hak ederek taşıyan insandır. Dolayısıyla bu görevlerden birini asıl, diğerini geçici olarak görmek akıl, vicdan ve evrensel hukukla asla bağdaşmaz.” şeklinde konuştu.

Türk Eğitim Sen'in açtığı davada Danıştay'ın, daha önce yöneticilik görevi yapmış olanlara yönetici olarak atanma hakkı vermeyen yönetmelik maddesini iptali de bulunduğunu, bu durumun ise iyi ve yeni bir örnek yargı kararı olduğunu belirten Adnan Sarısayın, “Bütün bu gerçekler ışığında Yüksek Mahkeme'nin vereceği karar, mutlaka hukukun üstünlüğünü korumak doğrultusunda olacaktır. Aksi bir ihtimali düşünmek, kaosu kabullenmek olacaktır. Yüksek Mahkeme elbette sadece yöneticiler için değil, dershanelerin kapatılması ve stajyerliğin kaldırılması konularında da aklıselim kararlar verecektir. Bu kararlılığı, ucube MEB Kanunu hakkında vereceği kararda görmek istiyoruz. Bu kararla insanlar, ya kuralsızlığa ve ilkesizliğe ya da hukuka teslim edilecektir.” dedi. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×