Sürücü adayları teorik derse ilgi göstermiyor

Türkiye genelinde 3 bin 370 motorlu taşıt sürücüleri kursuna 2013 yılında 1 milyon 715 bin öğrenci ehliyet alabilmek için müracaat etti. Sürücü adaylarının genelde çalışan ya da öğrenim hayatına devam eden grupta yer alması teorik...

Sürücü adayları teorik derse ilgi göstermiyor

Türkiye genelinde 3 bin 370 motorlu taşıt sürücüleri kursuna 2013 yılında 1 milyon 715 bin öğrenci ehliyet alabilmek için müracaat etti. Sürücü adaylarının genelde çalışan ya da öğrenim hayatına devam eden grupta yer alması teorik derslere ilgi duymamasına sebep oluyor. Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal, "Sürücü adaylarının teorik derslere ilgi duymaması, sadece kurumların çözmesi gereken bir problem olarak görülmektedir. Hâlbuki bu sorun top yekun bir kültürle alakalıdır ve kültür oluşturmadan kurumlardan devam etmeyen öğrencilerin ilişkisinin kesilmesi ve kurumların bu problemi tek başına çözmesini beklemek yanlıştır. Öğrenci bulma zorluğu çeken kurumlardan bunu yapmasını istemek iflasını istemekle eşdeğerdir." dedi. Önal, direksiyon sınavı sırasında kaza olması durumunda, tazminat ve giderleri ödemede sınav yürütme kurullarının sorumlu tutulması gerektiğini de dile getirdi.

Trafik kazalarında kusurların bir bölümünün yol ya da araca bağlı olsa da önemli bir bölümünün sürücü hatalarından kaynaklandığının söylendiğine dikkat çeken Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal, sürücü hatalarını asgariye indirmenin yolunun sürücü eğitimlerinden geçtiğini söyledi. Sürücü kurslarının 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na dayalı olarak açılan kurumlar olduğunu hatırlatan Önal şunları kaydetti: "Sürücü eğitimleriyle ilgili sistem düşünce olarak doğru kurgulanmış bir sistem ancak uygulamada karşılaşılan bazı sorunlar var. Bu sorunların çözümünde sektörde çalışanlar, öğrenciler ve eğitim verenler olmak üzere tüm tarafların görüşlerine ihtiyaç vardır. Sistem doğru kurgulanmış olsa bile yapılan faaliyetlerin kurguya göre işleyip işlemediğini alanda sürekli izlenmesi ve yeni düzenlemelerin ortak akılla belirlenmesi gerekiyor. Sürücü kurslarıyla ilgili sistemde işlemeyen bazı çarkların olduğu ve bu durumdan en çok sektördekilerin zarar gördüğü ortadadır. Ancak bunu düzeltmenin top yekun bir gayretle olacağı unutulmamalıdır. 2013 yılında ülkemizde 3 bin 370 sürücü kursunda 1 milyon 715 bin öğrenci eğitim görmüştür. Bu kurumlarda eğitim gören öğrenciler için en önemli sorun kursa devamlarıyla ilgilidir. Genelde çalışan ya da öğrenim hayatına devam eden bu grubun teorik derslere ilgi duymaması, sadece kurumların çözmesi gereken bir problem olarak görülmektedir. Hâlbuki bu sorun top yekun bir kültürle alakalıdır ve kültür oluşturmadan kurumlardan devam etmeyen öğrencilerin ilişkisinin kesilmesi ve kurumların bu problemi tek başına çözmesini beklemek yanlıştır. Öğrenci bulma zorluğu çeken kurumlardan bunu yapmasını istemek iflasını istemekle eşdeğerdir."

"NÜFUS VE KURSİYER SAYISINA BAKILMAKSIZIN KURS AÇILIYOR"

Önal’a göre; sürücü kurslarının en önemli sorunlarından biri de kurumların sürdürülebilir olmaması. Beldelere göre nüfus ve kursiyer sayısı dikkate alınmadan açılan kurumların mevcut kurumları da iş yapamaz hale getirdiğine işaret eden Önal şöyle devam etti: "Bu durum ücret tespitinden sunulan hizmetlere kadar her şeye tesir etmektedir. Daha düşük fiyatla hizmet sunan bir kurum varken kurumların öğrenciden maliyete uygun fiyat istemeleri mümkün olmamaktadır. Alınan ücretle mevzuat çerçevesindeki hizmetleri sunmak mümkün değildir. Kurumlar, ücretin sınırlandırılmasıyla veya rekabet altında, mevzuatta belirlenen hizmetlerden kesintiye gitmek zorunda kalmaktadır. Sürücü kurslarında uygulanan sertifika program tür ve içerikleri daha rasyonel ölçütlerle sürekli gözlenmeli ve sektör temsilcileri ile birlikte belirli periyotlarla güncellenmelidir. Teorik ve pratik dersler ve süreleri ihtiyaçlara bağlı olarak revize edilmelidir. Sürücü kurslarında görev yapan eğiticilerin ve uygulama sınavı yapanların ihtiyaçlara bağlı olarak hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimleri periyodik hale getirilmelidir. Eğitimlerde ve sürücü sınavlarında yaşanan sorunlar gözlenmeli, sorunların çözümüne dönük olarak eğiticiler ve uygulama sınavını yapanlar belli aralıklarla eğitimden geçirilmelidir."

"SİMÜLATÖRLERE AB STANDARDI GETİRİLSİN"

Sürücü uygulamalı eğitimlerini simülatörle yapan kurumlarda simülatörün Avrupa Birliği (AB) uygulamalarındaki standartları taşıyıp taşımadığına bakılması gerektiğini anlatan Önal, eğitimlerin sadece simülatörle yapılması şekline dönüşmesine izin verilmemesini istedi. Önal, "Trafiğe çıkacak hale geldikten sonra direksiyon eğitiminin trafikte yapılması uygulamasından vazgeçilmemelidir. Türkiye’de Simülatör konusu direksiyon eğitim alanlarının denetlenememesi sebebiyle getirilmiştir. Sürücü kurslarındaki B sınıfı araçlar her 10 yılda bir yenilenmeli, ağır vasıtaların TÜV araç muayenesinden geçmesi şartı aranmalıdır. Ağır vasıta araç yaşı azami 25 olmalıdır. Sürücü kurslarının araç alımlarında ÖTV alınmamalıdır. Sürücü kurslarının pistleri kullanmasını yaygınlaştıracak önlemler alınmalı, pistlerin ortak kullanımı ile ilgili ölçütler standart hale getirilmelidir. Sürücü kurslarında teknik donanım ve fiziki alt yapı için yapılacak her tür harcama vergi ve gümrük muafiyetleri ile desteklenmelidir. Sürücü sınavlarında değerlendirme ile ilgili ölçütler yeniden gözden geçirilmeli, direksiyon sınavlarında 100 puan alma şartı adayları olumsuz yönde zorlamaktadır ve uygulanabilir olmaktan uzaktır. Puan barajı 70 olarak değiştirilmelidir. Sürücü kurslarında ücretlerin düşük olmasıyla başlayan ve yapılan her faaliyete etki edecek şekilde ortaya çıkan kısır döngünün sorumlusunun sadece kurumlar olmadığı açıktır." dedi.

"SANAL ALEMDEN DERS VERİLMELİ, DEVAMSIZLIK TAKİP EDİLMELİ"

Kurslardaki devamsızlığın sebeplerini de anlatan Önal şunları söyledi: "Adayların farklı yaş grubu ve farklı statülerden geliyor olması bu grubun aynı sınıfta toplanması ve derse devamını engelleyen önemli faktörlerden biridir. Bir diğer engel kursiyerlerin çoğunun çalışma ya da okuyorsa okul saatlerinin örtüşmemesidir. Teorik derslerin kolayca okuyarak öğrenilecek olduğu düşüncesi de devamı engellemektedir. Teorik derslere devamın sağlanması, uygulamalı direksiyon eğitiminin planlandığı şeklide yapılmasını sağlamak için sektörün kendi içinde konsensüs sağlanmalı, ortak önlemler geliştirilmelidir. AB de teorik ve uygulama derslerine devam konusu çok pratik olarak çözülmüştür. AB derslere devamı internette kontrol eden, kayıt eden, derslere randevu sistemi gelme imkanı sağlayan, mecburi ders saatine katılmayan kursiyerin sınava giremediği sistemi yasal hale getirmiştir. Bu sistem satın alınıp, TR ye uyumlu hale getirilmelidir. Direksiyon Usta öğreticiler için tekrar lise mezunu olma şartının getirilmesi gerekiyor. Kursiyerlerin teslim almadığı, kurslarda bekletilen sertifikaların 2 yıl içinde iptalinin Anayasa ya aykırı olduğu için yönetmelikteki ‘iptal edilir’ hükmü kaldırılmalıdır. Kurumların demirbaş olarak 4 Otomobil bulundurma şartı kaldırılmalıdır. Kurs müdürlerin haftada 6 saat kadro, 6 saat ücretli derse girme zorunluluğu kaldırılmalı, diğer personeller gibi derse girmelidirler. Derse girmeleri sınırlandırılmamalıdır. Adaylardan alınacak sürücü kursu ücretine alt sınır getirilmelidir. Direksiyon sınavı sırasında kaza olması durumunda, tazminat ve giderleri ödemede sınav yürütme kurulları sorumlu olmalı, tazminat ve tamir bedellerini ödemelidirler."

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×