"Suriye krizi PKK terör örgütüne farklı bir hareket alanı sağladı"

Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Koç, Suriye senaryosuna ‘akıllı güç’ kullanımı ile bir seyirci ülke gibi davranan Amerika’nın, petrol ve enerjiye stratejik erişimi engelleyebilecek hiçbir gücü Akdeniz’in doğusunda istem.


Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Koç, Suriye senaryosuna ‘akıllı güç’ kullanımı ile bir seyirci ülke gibi davranan Amerika’nın, petrol ve enerjiye stratejik erişimi engelleyebilecek hiçbir gücü Akdeniz’in doğusunda istemediğini söyledi.

Suriye’deki gelişmelerin PKK terör örgütüne başta Amanoslar, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi olmak üzere geniş bir coğrafyada barınma, faaliyet gösterme, çoklu destek alma ve ittifaklar kurma yönünden avantajlar sağladığını kaydeden Koç, “Her ne kadar bugün tablo farklı gözükse de, bu avantajlarla terör örgütünün Türkiye’nin enerji alanındaki uluslararası kozlarına eylemsel anlamda daha çok yönelecek. Hassas enerji nakil hatları ve boşaltma istasyonlarına uluslararası destekçilerinin vereceği katkı ile sabotajlar düzenleyebileceği değerlendirilmektedir.” dedi.

Kurmay albay rütbesiyle Adana İl Jandarma Alay Komutanlığı görev yaparken, 2013’te emekliye ayrılarak akademik hayata geçen Murat Koç, Yüksek lisansını “Türkiye-Suriye İlişkileri”, doktorasını “Güvenlik Organizasyonu” üzerinde yapmış. Adana Barosu’nun Mahmut Esat Salonu’nda düzenlediği “Suriye sorunu ve gelişmeler ışığında oluşan yeni jeopolitik ortamda Türkiye'nin rolü” konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Koç, önemli tespitlerde bulundu.

PKK’nın bölge sahnesinde varlığını göstermek ve “Arap Baharı” parantezine girebilmek, kendine yeni bir tanım getirebilmek; aynı zamanda bölgede yok olmadan varlık gösterebilmek maksadıyla İran ve Suriye tarafından özel olarak yetiştirilmiş teröristlerin Türkiye’deki stratejik derinliklere kaydırılacağını vurgulayan Koç, “Doğu Akdeniz’de enerji alanında elde ettiği üstünlük sayesinde bölgesinin temel cazibe merkezi haline dönüşen ve oyun kurucu bir iradeyi ortaya koyan Türkiye için PKK küresel aktörler tarafından bir ‘koz’ olarak görülmektedir. PKK için bu rol vazgeçilmez önemdedir.” diye konuştu.

MEDENİYETLER ARASI GÜÇ GEÇİŞİ

Bölgedeki güç boşluğundan istifadeyle inisiyatif almaya çalışan terör örgütüne karşı uluslararası ortak bir perspektif ve terörist eylemlere dönük kontr-terör güvenlik paktı oluşturulması gerektiğinin altını çizen Koç, “Dünyanın bugününe yansıyan çelişkilerini ‘Medeniyetler çatışması’ türü tezler açıklayamamaktadır. Asıl çelişki, gelişmişlik farklılığının derinleşmesini önleyememekten kaynaklanmaktadır. Bunu önlemenin yegâne yolu medeniyetler aracı güç geçişidir.” değerlendirmesini yaptı. Suriye’de bin 350 günü bulan iç savaşta 60 bin 948 kayıtlı, 40 bin kayıtsız kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Koç, bu ülkeyi Ortadoğu’da bütün menfaatlerin çatıştığı son nokta olarak nitelendirdi.

SON YÜZYILDA YAŞANAN EN BÜYÜK GÖÇ HAREKETİ

Suriye krizini üç düzeyde ele alan Koç, şöyle devam etti: “Ulusal düzeyde; Baas rejimi ile halk arasında iç savaşa dönüşen bir çatışma var. Bölgesel açıdan; ayaklanan halk lehinde tutum geliştiren ülkelerle Esed rejimini destekleyen İran arasında bir nüfuz mücadelesi söz konusundur. Küresel bakımdan; demokratikleşme hareketlerini destekleyen aktörlerle, otoriter yönetimleri destekleyen aktörler arasında bir mücadele vardır. 21 Ağustos 2013’teki kimyasal silah saldırısında 426’sı çocuk bin 429 Suriyeli öldü. Dünya son yüz yılda yaşadığı en büyük insan göç ve değişim hareketiyle karşı karşıya kaldı. Türkiye sığınan Suriyelilerin bugün itibariyle sayısı 610 bin çıkmış. Yılsonu itibariyle 1,5 milyonluk bir sayı ile karşılaşmamız mümkün. Kaçakçılıkla ilgili verilerde bir patlama oldu. Önceden 3, 5 kişi sınırdan girerken şimdi 3 bin kişi gelmeye başladı. Türkiye bu işten en fazla etkilenen ülke oldu. Şu anda farklı ülkelerde 2 milyon Suriyeli mülteci mevcut. 4 milyon 250 bin kişi yerlerinden edinmiş. İçerde kalan 6.8 milyon insanda açlıkla boğuşuyor. 2.4 milyon çocuğun polio aşısı olması lazım. Çocuk felci konusunda 200 şüpheli vaka var. Bulaşıcı olması nedeniyle bizi de burada tedirgin eden bir şey. 2.4 milyon çocuğu Suriye hükümetinin aşılaması mümkün değil. BM bölgeye gitmiş. Aşılama 200 bin civarında kalmış. Burnumuzun dibindeki bir tehdit devam ediyor.”
Suriye’deki karışıklığın “Ortadoğu’da Şii- Sunni gerilimine zemin hazırladığını, Suriyeli mülteciler sorununu doğurduğunu ve PKK terör örgütüne farklı bir hareket alanı sağladığını” aktaran Koç, son gelişmelerle birlikte Suriye’nin bölgede mücadele eden her bir unsur için vazgeçilmez bir ‘köprübaşı’ olarak algılandığını bildirdi.

DOĞU AKDENİZ’İN ENERJİ KORİDORUNUN STRATEJİK ÖNEMİ

Doğu Akdeniz’in enerjinin naklindeki vazgeçilmezliğinin dünya ekonomisini damgasını vurduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Murat Koç, şunları söyledi: “Orta Doğu ve Hazar Bölgesi bağlantılı bu bölge enerji merkezleri ile buralardaki boru hatlarını da kontrolünde bulundurmakta. Ceyhan; BTC ‘nin devreye girmesiyle Hazar’ın doğusu için ithalat ve ihracat kapısı haline gelmiştir. Samsun-Ceyhan hattı da ilave edildiğinde Doğu Akdeniz’de Türkiye çıkışlı petrol miktarı yıllık 190 milyon tonun üstüne çıkacaktır. Doğu Akdeniz’in sahip olduğu yüksek enerji potansiyeli denizlerin paylaşımı mücadelesini de beraberinde getirmiştir. Bu mücadelede Suriye kilit önemdedir. Ceyhan drenaj sahası, yoğun enerji üretenlerle, yoğun enerji tüketenlerin yegâne bağlantı noktası ve Doğu Akdeniz’deki son boşaltma noktasıdır. ‘Vazgeçilmez koridor’ olarak tanımlanan bu stratejik hatlara eklenecek yeni hatlar gelecekteki enerji projelerine ışık tutmaktadır. Ceyhan, ‘doldur-boşalt’ istasyonu konumundan enerji üssü haline gelecektir.”





CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×