STK'lar: Hizmet Hareketi'ni itibarsızlaştırıcı suçlamalar kabul edilemez

Kırklareli Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Nihat Toktar, Hizmet Hareketi için yapılan suçlamaların kabul edilemez olduğunu söyledi.

STK'lar: Hizmet Hareketi'ni itibarsızlaştırıcı suçlamalar kabul edilemez

Kırklareli Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Nihat Toktar, Hizmet Hareketi için yapılan suçlamaların kabul edilemez olduğunu söyledi.

Dershanelerin kapatılması süreci ve 17 Aralık tarihinde yapılan büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonun ardından yaşanan gelişmeleri değerlendiren platform üyeleri, Paşa Kahvaltı Salonunda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Türkiye’nin birliğine ve bütünlüğüne sıkıntılar verecek bir dönemin yaşandığına dikkat çeken Nihat Toktar, bu ülkenin bütün insanlarıyla gönül bağından başka hiçbir münasebeti olmayan Hizmet Hareketi’ni suçlayıcı, karalayıcı, toplum nezdinde itibarsızlaştırıcı bir kampanyanın yürütüldüğünü belirtti.

Kamuda çalışan, bu memleketin eğitim kurumlarında yetişmiş, diplomalarını almış, usulüne uygun sınav, mülakat ve müracaatlarla kamunun herhangi bir kurumunda göreve talip olmuş, devletin kurumlarının, yönetmeliklerinin, yasalarının uygun olduğu şartlarda bu işe girerek ekmek paralarını kazandığını ifade eden Nihat Toktar, “Ama bu arkadaşların bir kısmı hiçbir soruşturmaya, kovuşturmaya tabi tutulmadan özellikle emniyet ve yargı mensupları arasında gerçekten Türkiye siyasi tarihinde pek benzeri olmayan bir takım operasyonlar herkes yerinden edilmiş, bir takım suçlamalara maruz kalmış ve bunların hiçbirisinin de şu ana kadar yazılı ve görsel basından takip ettiğimiz kadarıyla hiç kimsenin soruşturmaya, kovuşturmaya, incelemeye tabi tutulmadığını maalesef üzülerek görülmüştür.” dedi.

Kırklareli’deki 8 derneğin bir araya gelerek oluşturduğu platform olarak emniyet, adliye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında hiçbir işleme tabi tutulmadan insanların yerlerinden, işlerinden, mesleklerinden edilmesini kabul etmediklerini dile getiren Toktaş, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bunun ülkenin birliğine ve bütünlüğüne zarar vereceğine inanıyoruz. Dolayısıyla bu işlemlerin bir an önce hukuka uygun tarza bürünmesi, varsa bu kurum ve kuruluşların içinde, paralel devlet adıyla anılan, gerçekten devletin nizamına, kanunlarına, yönetmeliklerine uygun olmayan davranışları gösteren varsa, bunlar kim olursa olsun mutlak surette kanun önüne çıkarılıp, soruşturulup, suç işlemişse bu arkadaşların cezalandırılması bizim de en büyük talebimizdir.”

Bu sürecin yaklaşık 2,5 aydan bu yana sürdüğünü anlatan Kırklareli Sivil Dayanışma Platformu Başkanı, yaşanan sürecin karşısında insanların üzüldüğünü kaydetti. Türkiye’de camia denilen sadece insanların gönül bağı ile bağlı olduğu kuruluşlarla irtibatı olan tüm bir camiaya, insanlara çok ciddi suçlamaların olduğunu dile getiren Toktar, “Çete, paralel devlet mensupları, virüs, haşhaşi… Asla kabul edilemeyecek, hazmedilemeyecek suçlamalardır. Ve ortada bir delil, belge, soruşturma yok. Ve siz çete olarak anılıyorsunuz. Tabii çok üzücü bir durumdur. Şükürler olsun, bu ülkenin birliği ve beraberliğine, bütünlüğüne, devletine, yasalarına, kanunlarına herkesten fazla ve her zaman bağlı kalmışız, onlara saygı göstermişiz. Onlar ne emrettiyse onları yapmışız. Dolasıyla biz dernek, bir kulüp, bir siyasi parti değiliz. Bizim üyelerimiz gönül bağı ile bizim arkadaşlarımız gönül bağı ile bu kuruluşlara gelirler, tebessümleriyle, sadakalarıyla, gayretleriyle memlekete faydalı, ilim erbabı insanları yetiştirmek üzere bir takım yurtlar ve dernekler açarlar. Bizim faaliyetlerimiz bu. Bütün ötesinde paralel devlet, devlete zarar verme, virüs, çete, haşhaşi gibi çok iyi isimlerle anılmayan insanlar gibi gösterilmek istemiyoruz.” diye konuştu.

Bu memlekette 11 yıldır iktidarda olan ve çok büyük hizmetler gerçekleştiren siyasi harekete her zaman destek olduklarını açıklayan Toktar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolasıyla Kırklareli’deki 8 sivil toplum kuruluş adına bu kanaatimizi belirtmek istiyoruz. Türkiye’de çok enteresan şeyler oluyor. Tabi bu tür olaylar daha önce de oldu. Gezi olaylarından geriye doğru Türkiye’de bir takım olaylar oldu. Bu olaylara vaziyet eden emniyet ve yargı mensupları gerçekten uzun süre bu gayretlerinden dolayı kahraman ilan edilen arkadaşlardı. Öyle de olması gerekiyordu. Şimdi ne oldu da bu çok değerli arkadaşlar, devletin içine sızmış bir paralel yapının mensubu gibi gösteriliyor. Paralel yapının ne olduğunu ben çok bilmiyorum, ancak bundan anladığım şu, bu arkadaşlar devlete zarar veriyorlar, devletin içinde görevlerini yapmıyorlar, dolayısıyla zararlı unsurlar. Türkiye’deki bütün vatandaşların talebi, zarar veren herkes, yaptığı fiil ne olursa olsun soruşturulsun ve yargılansın.”

Türkiye’nin ekonomisine kaynak sağlayan çok önemli kuruluşlara iftiralar aldığını vurgulayan Toktar, “İftira olduğunu şuradan anlıyoruz. Eğer bir suçlama varsa bunun karşısında da savcılığa bir suç duyurusu yoksa, bir belge ibraz edilmemişse, bu bilgi ve belgeler kamunun ilgili birimine verilinceye kadar bu sadece bir iftira olur. Bu kuruluşlar memleketin ekonomisine çok önemli katkı yapan kuruluşlar. Eğer kendimize hakim olamaz, belgesiz, bilgisiz bu kurumlara zarar verirsek bu ülkenin ekonomisi kaybeder. Dolayısıyla ülke kaybeder. Bu ülkenin insanı olarak biz kaybederiz.” uyarısını yaptı.

Toktaş, son olarak Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşlarının tamamına ülkenin birlik ve bütünlüğünün sağlanması için üzerine düşeni yapmaları çağrısını yaptı. CİHAN

STK'lar: Hizmet Hareketi'ni itibarsızlaştırıcı suçlamalar kabul edilemez

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×